herkes hak ettiği gibi yaşıyor

famenoth famenoth
kusursuz 19 albümünden bir demet akalın şarkısı.

belki özel şeyler yaşadık
ama açık konuşmayı başaramadık
güzel olan çabuk biter
bu küçük ayrıntıyı hep atladık

yanlışı doğruyu tartışalım ama
aşkı bu konudan ayrı tutalım
ne sen beni ne ben seni
üzüpde boşa kalp kırmayalım

hayat bazı anlarda bizi deniyor
ama her zaman ikinci bir şans vermiyor
herkes hakettiği gibi yaşıyor
senin gibiler çabuk unutuluyor
kaç aydır ilk kez yüzüm gülüyor
bende aşklar kısa sürüyor

herkes hakettiği gibi yaşıyor
senin gibiler çabuk unutuluyor
kaç aydır ilk kez yüzüm gülüyor
bende yaslar kısa sürüyor
dna dna
koca bir yalandan ibaret olan cümle. en bariz örneği lübnanlı çocuklar ölmeyi hak edecek hiçbirşey yapmadılar.
lefteyenine lefteyenine
yüzde yüz doğruluk ifade etmeyen tanımlamadır.

haketmenin sınırları bizzat sizin eylediklerinizle belirlenir. bugün sinirle bir anda patladığınız arkadaşınıza işiniz düştüğünde ortada kalmayı haketmişsinizdir. veya yüzünü görmediğiniz insanlarla günümüz teknolojik şartlarıyla samimi ve içten bir diyalog kurmuşsunuzdur, artık o yüzünü görmediğiniz arkadaşınızın yaşadığı yere gitmek zorunda kaldığınızda bir kapınız vardır. bu çıkar planlayarak değil, arkadaş seçtiğiniz kişinin, uzun vadede, sosyal çerçevede size hak kazandırdığı bir konfordur.

madalyonu çevirelim:

yüzünü hiç görmediğiniz arkadaşınızın sizin bulunduğunuz yerde size işi düştüğünde, onu kırk yıllık dostmuş gibi misafir edebilirsiniz. kolay sinirlenen bir insansınızdır belki ama bunu kontrol etmeyi başararak arkadaşlarınızı kırmamak için hareketlerinizi iki kez rafine ederek uyguluyorsunuzdur. basitçe "iyi" bir insansınızdır.

ama bu yaptıklarınız gece 11 gibi eve gelirken şans eseri iki tane ipi kopuğun sizi bıçakla ağır yaralamayacağı veya ateşim düşsün diye yaptırdığınız penisilin iğnesi yüzünden ağır bir alerjik reaksiyon geçirip ölümle burun buruna gelmeyeceğiniz anlamına tekabül etmez.

evet iyi birisinizdir belki ama hakettikleriniz, ta başında da söylediğim gibi, sadece *sizin elinizden* çıkan uzun ve kısa menzilli okların vurduğu noktalarla sınırlıdır. bunun haricinde hak etmek diye birşey yoktur. çünkü "hayat işte" dedirten hakettikleriniz kadar iyi-kötü rast geldiklerinizdir aynı zamanda.

özetle herkes hakettiği gibi yaşamaz. hayatın mantığına terstir. doğru-yanlış düz mantığına bağlanmış bir öss sınavı değil bu geçirdiğiniz.
gunebakan gunebakan
herşey sende başlar sende biter düşüncesinin uzantısıdır.evet bizim elimizde olan şeyler de vardır.ama herşey değil.hayat oyunu kendi kurallarına göre oynar ve siz seyredersiniz sadece.üstelik sizin üzerinize oynar.işte buna da kader deniyor.
naringergedan naringergedan
ikili ilişkileri savaş olarak gören, her fırsatta uslanmaz galip kız imajıyla kulaklarımızı süsleyen ve asla sevgiliye minnet etmeyen, terketmenin dayanılmaz hafifliğiyle keyif sigarasını yakan demet akalın hanımefendinin bombalarından biri. yaşanılan aşkın hatırasını anmak yerine kıçına bir hevesle tekme attığı eski sevgililerinin çetelesini tutmayı tercih eden ve aynaya bakmaksızın bu dünyada suçluların cezasını verdiğini düşünenlerin hayat felsefesini oluşturan söz bütünü. düşenin dostu olmazmış misali savaşlarda ölenlerin de güçlüler ordusunun gücüne güç katan kurbanlar olduğunu, ''iyi'' olan değil ''hızlı'' olan kazansın düsturuyla akıllara bir kez daha kazıyan tüyler ürpertici söz. bu sadece bir şarkı sözü mü? hiç sanmam.
obladioblada obladioblada
bireyselciliğin son noktası..belki bu fikre sadece bir kaç soruyla karşılık vermeli..beş yaşındayken babasının tecavüzüne uğramış ve bu sebepten hiç bir duygusal ilişkisinde güven sağlayamamış kadın hak ettiğini mi yaşıyor ?istanbulda 2 çocuklu bir öğretmen ailesiyle senede bir kez sinemaya gidebiliyor ..hak ettiğini mi yaşıyor ? sanatla ilgisi olmayan insanlara sanatçı diyoruz ..villalarda yasıyorlar ,dünyayı geziyorlar,alkış alıyorlar hak ettiklerini mi yaşıyorlar ?

isyan etmeyin ,tanrı böyle istiyor ,her kez hak ettiğini yaşar kaderciliği kimlerin işine geliyor acaba ?
pantois pantois
varoluşçu bu söylemin demet akalın'la arasındaki bağlantıyı kuramasam da öyle olduğuna inanmak istiyorum. o sarı saçlarının arkasında bir kültür yırtılması mı var?* tabi aynı performansı nihat doğan'dan da bekliyoruz.