herkese 8 bin lira verilsin diyen komunist

gülün solduğu akşam gülün solduğu akşam
para tedavülden kalksın. herkes ihtiyacını fiş ile karşılasın. günde 5 saat çalışma yeter. o zaman herkes calışmış olur, bütün üretim araçları devletin olsun. eğitim sağlık konut her insana doğuştan verilmeli.

beni seçerseniz size bu olanakları 6 ay içinde sağlarım.
dumrul dumrul
öyle bir komünist yok. ama varmış gibi devam edelim.

bu para, türkiye bütçesinin 6 katı bir paraya denk gelir. (aylık 8.000 tl x 80.000.000 kişi x 12 ay= 7 trilyon tl civarı) bunu her aileye temel vatandaşlık geliri olarak ayda 8.000 tl verilsin diye düzenlersek bütçeye yaklaşık olarak denkleştirmiş oluruz. tabii faraziyenin sınırlarını görebilmemiz için bugün denkleştirilmesi mümkün olan bu parayı bu şekilde dağıtırsak devletin diğer işlevlerinin tamamen duracağını da belirtmemiz gerek.

aileyi 6 kişi olarak alıyorum dikkat ederseniz. 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 8.600 tl olduğunu hesaplarsak bu aşırı ütopik talebin karşılanması halinde bile türkiye yoksulluk sınırının hayli altında kalmaya devam ediyor.

aylık 8.000 tl'nin euro karşılığı 892 euro. avrupa'da işsizlere bu miktarda paraları sosyal yardım olarak veren ülkeler var.

yani? konunun komünistlikle filan ilgisi yok. düzgün bir ekonomi kurarsanız burada bahsedilen bir sistem gayet mümkün ve uygulanıyor. dahası bu model, tüketimi kışkırtmayı amaçlayan kapitalist bir model. sosyalist bir model değil.

başka bazı ülkelerde şimdilik sadece tartışılan temel vatandaşlık geliri de emin olun ki çok uzak olmayan bir gelecekte batıda standart haline gelecek.

şurda iki satır geyik yaparken bile türkiye'nin sapına kadar yoksul bir ülke olduğu gerçeği ile karşılaştık iyi mi? pekii bütün türkiye mi yoksul? haksızlık etmeyelim. mesela bazılarının bir kalemde silinen vergi borçları 151.000 kişinin bir aylık maaşına denk. bu malum holdingin bağlı olduğu aileden dört kişi kişisel servet bazında türkiye'de ilk 75 kişi arasında. bu dört kişinin kişisel serveti 4,8 milyar tl. topladığında 19,2 milyar tl yapıyor. bu servetin nasıl kazanıldığını da hepimiz biliyoruz. senin vergilerin usulsüz ihalelerle bunlara aktarılıyor. yukardaki faraziyeden devam edersek bu dört hırsızın kişisel mal varlığına el koyacak olursak 2.400.000 aileye 8.000 tl ödeyebiliyoruz.

ama acıklı olan bu da değil. acıklı olan şey şu ki; bir aileyi yoksulluk sınırının altında tutan 8.000 tl gibi komik bir paranın dahi büyük para sanılıyor olması. bu para bizi maslow'un piramidinde tek ayak üstünde tutmaya ancak yetebiliyor. bir ayağımız fizyolojik ihtiyaçlar katında, ikincisini güvenliğe ancak atabilmişiz... biz daha öz saygı faslına geleceğiz de hak arama bilincini filan konuşabileceğiz. çok yolumuz var daha... çok...