herkesin bir anda müslüm gürsesi sevmesi

1 /
anarya anarya
şimdilerde pek tabii filmin de etkisiyle herkes tarafından duyduğum gördüğüm, gözlemlediğimdir.

biz bu adamı dinler severken, gerçekten babamız gibi görürken bize denmeyen kalmamıştı. ne kekoluğumuz ne kroluğumuz ne jiletçiliğimiz. o zaman da anlatamamıştık, şimdide...

şimdi görüyorum milletin instagram storylerine meze oluyor baba. müslümsüz rakı mı olur yeeaa diyenleri mi ararsın müslümü babam gibi severdim diyenleri mi. ya ne kadar iki yüzlüsünüz amuğa going ya. nedir lan bu sahte sevgi trendi yaratma ? ne kadar plaza ağızlı yavvvuşak varsa hepsinin ağzında dilinde baba. sorsan tek bir felsefesini bilmez. sorsan 2000'li yıllardan sonra yaptığı coverlardan başka şarkısını da bilmez !

ne yazık ki klasik türk milleti kafası. öldükten sonra kıymet bilme. popüler kültür mantarları sizi.
4
bar filozofu bar filozofu
ilk kez babanın cenazesinde ortaya çıkmış gizli hayranlar klübü akımıdır. cenazede "kusura bakma baba kızlar kıro demesin diye kasetlerini yıllarca torpido gözünde sakladık" diyen baya geniş bir illegal müslüm dinleyicisi kitlesi vardı. kızlar kıro demesin gevşekliği haricinde anaakım medya tarafından arabeskin, özel olarak da müslüm gürses'in evcilleştirilme süreci de var işin içinde tabi. müslüm gürses'in kitlesi ziyadesiyle kriminal ve kriminalize edilmiş bir kitleydi. elbette bu kriminalliğin düzene alternatif, eleştirel bir tarafı yoktu. ama bu dizginlenemeyen kriminalliğin yumuşatılması gerekiyordu bir yerde. ne de olsa kan banyosuna dönen konserler de kamu düzenini sarsıyordu bir yerde. babaya teoman'la düet yaptırdılar, o mesele de çözüldü. bizim asi rokçularımız bile arabeskçinin yanında iyi aile çocuğu kalıyordu. hakikaten çok çarpık bir memleket burası.

her neyse bu girinin topic sentence'ı şöyle bir şey olur.

90'ların müslüm gürsesi vs 2000lerin müslüm gürsesi = 90'larda illegal olup 2000'lerde legal olan sol örgütler.
sophones sophones
abi mal mısınız nesiniz anlamadım ki?

sürekli aynı şey herkesin dilinde; eskiden müslüm'e kıro derdiniz sonra sevdiniz ya da 90'larda müslüm'ü sevmeyenler 2000'lerde hayran oldu falan filan.

kadere rest çektim isyanlardayım diye şarkılar söylediği zamanlardaki kitlesi farklı, sensiz olmaz söylediği zamanlardaki kitlesi farklı olacak tabi. bundan daha normal ne olabilir ki?

insanların müslüm gürses dinlemezken dinlemelerine sebep olan şey bizzat müslüm gürses'in kendi değişimidir. başkalarından dinledikleri şarkıları müslüm gürses kendi tarzıyla söyleyince ortaya güzel çalışmalar çıkmıştı. bu demek değildir ki herkes müslümcü oldu. eski şarkılarını bilmeyenler bilmemeye devam ettiler. olay bu kadar basit.

bununla beraber insanların filme gösterdiği ilginin müslümcülükle ne ilgisi var anlamadım. sonuçta popüler bir insanın hayatı anlatılıyor. izlemek için o insanın dinleyicisi mi olmak gerekiyor anlamadım ki? film lan bu gidip izleyeceğiz işte. filmden çıkınca kimse jilet atmıyor kendine.
3
leo auffmann leo auffmann
esasında tam olarak 2000'lerden sonra yaptığı şarkılar sayesindedir.

arabeskin iğrenç, yoz bir müzik olduğunu düşünüyorum. dolayısıyla müslüm'ün arabesk yıllarında kaydadeğer bir şey bulamıyorum. ancak 2000'den sonra yaptığı çalışmalarla bundan ibaret olmadığını ıspatladı.

zira hayat hikâyesine baktığımızda, sesinin taşıdığı potansiyeli değerlendirme şansının pek olmadığını görüyoruz. arabesk müslüm gürses'in karakteri değil, bahtsızlığıydı. eğitim alma olanağı bulamamış, kariyeri arabeskin sattığı yıllarda başlamış. başka bir müzikle ilgilenme şansı olmamış. rock'n roll orkestrasından çıkma erkin koray'ın bile arabesk albümleri yaptığı yıllardan bahsediyoruz.

dolayısıyla, bu değişim müslüm gürses'in bizzat kendisiyle ilgili. zira tarzını değiştirince hitap ettiği kitle de değişti.
olea olea
bir zamanlar müslümcü olan ötekiydi, şimdi müslümü yeni keşfedeni mi ötekileştireceğiz... elbette asla aynı şeylere tahammül edemeyiz, illaki ayrıştırmak lazım ….ahhhhh ahhhh
dikkatsi dikkatsi
bizim çocukluğumuzda, birini aşağılama sebebiydi müslüm gürses sempatisi olması. çoğu zaman alay malzemesi olurdu. sonra jiletleme akımı çıktı, iyice avamlaşmaya müslüm babacılık.
hatta zamanında zeki müren için kendi döneminde onu dinlemeye gitmesi bile cesaret göstergesi kabul edilmiş.

babanın kendisi de bunun farkına varmış olacak ki birden paramparça, ikimizin yerine gibi pop şarkıları okumaya başladı. araya da bir aşk tesadüfleri sever sıkıştırdı.

derken baba hayata gözlerini yumdu. badem gözlü olmayı bırak elizabeth taylor gözlü oldu bir anda. kültürlü, aydın geçinen kimseler babanın rakı masasında fotoğraflarını paylaştı.

ses desen yok, yorum desen bütün gece meyhanede içmiş gibi sarhoş gibi bir yorum. bu durumu anlamak güç.

hatta bu videoda güzel bir şekilde bu konuya değinilmiş.


timshel timshel
tabii bir de biz kendimizi jiletkerken siz neredeydinizci tayfa var. yabana atmamak lazım bu güruhu. ezelden ebede müslümcüler ve sonradan müslümcüler. dinlediğimiz, müziğini beğendiğimiz yahut beğenmediğimiz herkesin hayatını ezbere bilmiyoruz takdir edersiniz ki. herkesin hayatına kimse karışamaz çıkışı yapmam lazım burada. henüz izlemedim filmi. ömründe 1 defa şarkısını açıp dinlememiş arkadaşlarım gitti filme, memnun ayrılmışlar. yha şimdi mi kıymetli oldu baba falan demek hiç aklıma gelmedi mesela. dinlediğim halde hayatını ben de bilmiyorum adamın, abesle iştigal bir durum göremedim bu hikayede. bırakalım artık çay veren adam kötü olur mu, kötü insanların türküleri yoktur edebiyatını. güzel müzik yapan iğrenç insanlar da olabilir, güzel kitap yazan beş para etmezler de. etkilendiğin kısmıyla ilgilenirsin bir konunun, gerisi bonus olur. öldü değerli oldu tribinizi yerim. zaten değerlidir o olm, geç görülmüştür, sevinin biraz işte.
iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı
müslüm babanın arabesk camiasında da yeri her zaman başkaydı.orhancılar,ferdiciler filan bir tık yukardaydılar.müslüm baba onların bile kabullenmediği bir kitlenin adamıydı.

müslüm baba hayatı boyunca sevildiği yere kitle ayırt etmeksizin giden bir adamdı.aynı şehirde iki yerde dinledim ben kendisini misal.biri 5 yıldızlı bir otelde diğeri otogarın karşısında gece tenha görsen girmeye korkacağın bir gazinodaydı.babanın kitlesinin bu kadar çeşitli olmasının sırrı da ne filmde ne başka bir yerde tam olarak buradadır.toplumun çöpe attığı dünyayı yakacak tipler de,jazz barlar da sabahlayan adamlar da onun radarındaydılar.

keza baba müziğini de bu çizgide yaptı.bülent ortaçgil denen gevşek "ikimizin de şarkısını müslüm baba söyledi eheheh" diye aklınca dalga geçerken o garbage'dan kenan doğulu'ya kadar çeşitli işlerde kendini denedi.farklı insanlara da müziğini taşımaya çalıştı ve başardı

burhan bayar,eyüp sezer,bilal dede gibi isimlerle hep doğru zamanlarda doğru işlere girdi.ölmeye yakın da olsa bunun meyvesini topladı.

işte bülent ortaçgil gibi topluma öğüt vermekle dalga geçmek arasında gidip gelen ama toplumun hiçbir sikine derman olmayan adamların anlamadığı budur.klasik müziğin babaları arasında viyananın işçi mahallelerinde fahişelik yapan kadınların çocukları varken,jazz amerikanın zenci kölelerinden,blues kilisesinden doğmuşken bizdeki güya entelektüel dalyaraklar köye kente heryere küs olduklarından beğenmedikleri müslüm babanın tırnağı olamayacaklar.haliyle neden efsane olduğunu da anlayamayacaklar.

o sabah akşam haplanıp patlayan adamların şehre inip ebenizi sikmek yerine duvar dibinde şarkılarını söylemesini sağlayan adam.birbiriyle alakasız toplum kesimlerinin gaspta dehşette değil konserde buluşmasını sağlayan adam.dinlemeyebilirsin.sevmeyebilirsin.ama o herşeye kıvırdığın kalkık ve sikik burnunu babadan uzak tut bi zahmet.
galatadanuçtum galatadanuçtum
kırolar müslüm gürses dinlemezdi.hâlâ daha dinlemezler. şarkı sözlerini anlayacak türkçeleri, felsefesini anlayacak beyinleri de yoktur. onlar ibrahim tatlıses dinler.
müslüm gürses gönül insanıdır.

edit : kırolar müslüm sevmez ama her müslüm sevmeyen kıro da değildir. hiç tanışmamıstır, yabancı, pop dinler,, falan filan..
banapostagondersene banapostagondersene
herkes bir anda sevmedi müslüm gürses'i. büyük bir çoğunluk bir film sayesinde yeni yeni tanıdı daha da çok sevdi.
söylediği her şarkının aslında babanın hayatından bir kesit olduğunu yeni öğrendi.
1 /