hiçbiryerde

öteki ben öteki ben
başından sonuna neredeyse her sahnesinde zuhal olcay'ı görebilmek filmin en güzel yanı. bunun dışında etkileyici mardin görüntüleri ve müzikleri eklenebilir. ama seyretmek için daha başka sebepler arayanları ya da hikayeye bakıp beklentilerini artıranları hayal kırıklığına uğratacaktır benzerleri gibi bu film de muhtemelen.

hikayenin siyasal boyutunu aktarmak için yönetmenin seçtiği yol, oyuncuları doğrudan kameraya yöneltip nutuk attırmak. yine sanatsal kaygılardan anlaşılan, senaryodaki boşluklara, temposuzluğa ve durağanlığa kayıtsız kalmak. zaten yeni bir şey söylenmiyor film. farklı kılacak bir özelliği yok. haliyle bu tür filmlerin gereğine inananlar bir kez daha üzülüyor sonuçta. üzülmesinler!
charlie charlie
2002 yapımı olan ve aynı yıl düzenlenen istanbul film festival inde bir kez gösterilip yasaklanan ve daha sonra ancak üst kurul izniyle gösterime girebilen bir tayfun pirselimoğlu filmi.
splendid splendid
zuhal olcay'ın son derece yetenekli ve başarılı bir tiyatrocu olduğu gerçeğini tamamen kabul ederek söylemek isterim ki; her karede zuhal olcay'ın anaçlıktan oldukça uzak kaldığı bir filmdir. o her zaman ki güçlü kadın imajı üzerine o kadar yapışmış bir oyuncudur ki çaresiz ve acıdan ciğerleri delinen bir anayı canladırırken bile sanki birazdan gözyaşlarını silecek "hayat seni yerden yere çalarım ben! şu bakışımı gördün mü sen benim.. kolla kendini! " tarzı duruşunu gösterecek sanıyor izleyici.
evet film oldukça güzel. hikaye şahane bir ustalıkla anlatılmış. başroldeki kadın oyuncudan yaralı bir anne tavrı beklentisi ile izlenmemesi gereken güzel bir film.
araftaki araftaki
bir "kayıp" kelimesinin yaşayanlar için ne ifade ettiği,olayın dışındakilere ne anlattığı.

çaresizliği,kabullenemeyişi,beklemeyi öğrenmeyi,umudu yitirmemeyi;bir gün gelecek...demekle avunulduğunu anlatan filmdir.