hilafet

1 /
timbuktu timbuktu
peygamber ardılı sıfatıyla monark istihdam eden müessese.

hilafet meselesi bizde tam bilinmez. bilinen kısmı da hurafe ve hamasetten müteşekkildir. ehli müslimi biraz aydınlatmak farz oldu diyelim ve hilafetle ilgili yaygın şekilde yanlış bilinenlerden başlayalım.

* hilafet islam dininin başı demektir. yanlış.
islam peygamberi öncesinde öncesindeki bir çok meslektaşlarından farklı olarak yaşarken siyasal erke ulaşmış bir tarihi şahsiyettir. yani hem dinin peygamberi, kurucusu hem de devlet başkanıdır. vefatından sonra ardılı anlamında halife ünvanını taşıyanlar ruhani vasfiyelerinin değil dünyevi otoritelerini devralmışlardır. islam genel bir ilke olarak ruhban sınıfını, katolik kilisesinin örgütlenmesi gibi yapıları, allah ile inanan arasında kendini aracı olarak tanımlayan makamları kesin suretle yasakladığından zaten ilahi bir makamın varlığı dinen de butlandır. hatta islam peygamberi bile -hıristiyanların isa'ya tanrısallık atfetmelerinin aksine- dini algılayış içinde, ahlaklı ve doğru bir insandan öte bir şey değildir. yani halifelik denilen makam islam devletinin başkanlığına işaret eder. hıristiyanlıktaki papa yada tibet budizmindeki dalai lama gibi ruhani bir niteliği yoktur.

bunun kanıtlarını şuralarda görebiliriz.
- halifelik adına daha peygamber ölüm döşeğindeyken kavgaya tutuşan hizipler, klikler vardır. ruhani bir birleştirici ombudsman seçiminden çok iktidar sevdalısı politikacı çekişmelerine benzer bu çatışmalar.
- ilk dört halife içinde ebubekir hariç diğer üçünün de suikast ile öldürülmüş olması. peygamberin torunu olan hüseyin'in iktidar savaşında öldürülmüş olması. 5. halifeden itibaren makamın soya dayalı veraset sistemiyle el değiştirmesi.

islam dinin yayılması ve islam devletinin nüfuz alanını genişletmesi sonraki dönemlere nazaran görece özdeş ve tek bir süreç olarak vuku bulduğu için ilk beşyüz yıl boyunca halifeliğin sınırları, yetkisi, otoritesi ile ilgili bir tartışma yoktur. halife demek hem emevilerde hem de abbasilerde sultan demekle aynı şeydir. ne zamanki önce türk, sonrasında moğol akınları ile halifelerin siyasi güçleri aşınmış asyalı göçebe kaanların elinde kuklaya dönmüşlerdir; o zaman emir-ül mümin ünvanına sığınıp kendilerine dini bir liderlik rolü tayin etmeye çalışmışlardır. buna benzer bir süreci ileride osmanlıda da göreceğiz.

* 1924 e kadar hüküm sürmüş bir yetke tarzıdır. tam öyle değil o iş.

bu da yanlış bilinen bir diğer kanı. halifelerin tarihi yeknesak, doğrusal bir tablo şablon olarak ilerlememiştir. çoğu zaman çetrefilli, bulanık, sınırları geçişli bir kurumdur. birincisi birden çokturlar. 10. yüzyıl boyunca dünyanın değişik coğrafyalarında meşru halife soyu kabul edilmiş üç hanedan varolduğu dönemler vardır. misal dört halifeden sonra emevi iktidarı başladı varsayılır. aslında bugün bir kısım müslüman beşinci halife olarak hüseyin bin ali'yi kabul eder. ama bir çok müslüman da etmez. emevilerden sonra halifelik abbasilere geçti varsayılır ama yanlıştır. abbasiler ortadoğudaki devletin merkezini ele geçirince emeviler endülüs coğrafyasına sığınmış ve iberik yarımadasında (bugünkü ispanya/potrekiz) hanedanlarını ve hilafet iddialarını devam ettirmişleridr. diğer iki halife hanedanı ise peygamberin amcasının soyundan gelen bağdat'taki abbasi sülalesi ile peygamberin kızının soyundan gelen kahire'deki fatımi sülaleridir.

bu üç halifelik zincirinden kurtuba halifeleri iktidarı hammudi hanedanına kaptırmışlar, fatımi hilafetine selahaddin eyyübi son vermiş kala kala memlüklülerin koruması altında abbasi halife hanedanı kalmıştır. memlük asker/bürokrat komutanların yönettiği bir nevi despotluktur. halifenin ne iktidarı ne nüfuzu vardır. yöneticilerin elinde müslüman halka karşı bir meşruiyet ve aynı zamanda şantaj aracıdır. bu halifelik zincirini koparan ise yavuz sultan selim olmuştur.

* osmanlılar son halife hanedanıdır. yersen.

işte resmi türk tarihinde en çok tekrarlanan yalan. şerri hükümlere göre soyu kureyş kabilesinden gelmeyen, en azından arap olmayan insanlar emir-ül müminin ünvanını taşıyamazlar. zati osmanlınında böyle bir isteği olmamıştır. yavuz'un mısır'ı fethettiği 16. yüzyıl başlarına kadar dünyanın tüm köşelerindeki tüm halifelr ya muhammed'in soyundan yada muhammed ile aynı soydan gelmektedirler. misal emeviler hanedanını başlatan muaviye kureyşin haşimiler kolundan olmasa da umeyyeler kolundan gelmektedir ki bu aile de muhammed'in dedesinin -yani abdulmuttalip'in- dedesinin kardeşinin nesebidir. abbasilerin ilk halifesi ebu el abbas seffah peygamberin kuzenidir. fatimi halifeliği hanedanının kurucusu el mehdi doğrudan muhammed'in küçük küçük torunudur. endülüs emevileri halife hanedanı hişam'ın torunlarının soyundan gelir. abbasi devleti selçuklu akınlarıyla parçalanınca geçici bir süre için son bulan hanedan mısır'a gizlice geçen mustansır sayesinde memlük korumasında devam eden halife hanedan ise seffah'ın soyundandır. peygamber soyundan geldiği şüpheli 4 hammudi halifesi dışında kökeni kureyşli olmayan hiç bir halife mevcut değildir. ta ki osmanlılara kadar diyemiyorum. osmanlılar döneminde de padişahlar halife ünvanını kullanmamışlardır. yavuz son abbasi halifesi 3. mütevekkil'i istanbul'a getirip zindana kapatmış. ne ünvanı, ne hilafet nişanelerini kendi alamet-i farikaları arasında saymamıştır. ölünce oğlu kanuni süleyman halifeyi serbest bırakmış, mısır'a geri yollamıştır. makamı elinden alınsa da canı bağışlanmış halife bir daha da siyasete karışmamıştır. onun soyundan gelenler de öyle. padişahlara gelince içlerinden hiçbiri 1774 küçük kaynarca antlaşmasına kadar ünvanların arasında halife titrini kullanmamıştır. rusya kafkasya ve kırım'da siyasal ve askeri olarak osmanlı'yı ezip geçince oradaki tebaa idari açıdan tamamen kaybedilmiştir. dönemin padişahı 1.abdulhamid yönetsel olarak güçsüzleştirildiği coğrafyayla manevi olarak bir bağ kalması amacıyla halifelik makamında hak iddia etmiştir. 1. abdulhamid ile başlayan ve 6. mehmed'e kadar gelen kukla padişahlar silsilesinde bu iddia tekrarlanmış lakin islam aleminde pek itibar görmemiştir. özellikle mısır'ın ingilizler tarafından işgali, 1. dünya savaşında arapların osmanlı yönetimine karşı ayaklanması ve ingiliz kumandası altında hintli müslümanların çanakkale cephesinde türklere karşı savaştıkları sıralarda bu durum iyice bariz şekilde gözlenmiştir.

birincisi osmanlı türk soyluların halifelik iddiasının araplığa, seyyidliğe ve soya büyük anlam yükleyen ortadoğu coğrafyası gözünde meşruiyeti yoktur.

ikincisi islam alemi türklerin halife orununu tanısa bile bu ünvanın son bin küsur yıldır pek bir etkisi yoktur. nasıl ki halifenin çağrıları memlüklüleri osmanlı'ya karşı koruyamadıysa, nasıl ki beni ahmer devletinin yıkılıp gitmesine engel olamadıysa osmanlılar için de durum aynıdır. daha selçuklu ve eyyübi sultanlarından bu yana halifelik ismi var cismi yok sembolik bir makamdı. nüfuzu ve etkinlik alanı sarayın bahçesini geçmezdi.

üçüncüsü halifelik müessesesinin güçlü olduğu dönem çin sınırından ispanya'ya kadar tek bir arap-islam devletinin hakimiyet sürdüğü klasik çağdır. canlandırılmaya çalışıldığı 18.yy da ise müslümanlık endonezya'dan fas'a bir çok devlete, mezhepe ve farklı çıkar grubuna bölünmüş girift bir yapıdadır.

ve dördüncüsü ilk bahsettiğimiz noktadan yürüsek hilafet islam felsefesine uygunluk açısından ruhani değil dünyevi bir merhaledir. bu açıdan siyasi, diplomatik, askeri gücü olmadan bir işe yaramadığı gibi bu saydığımız güçlere sahip olanların da hilaffetten meşruiyet devşirmelerine pek gerek kalmamıştır.

yani teknik olarak halifeliği sonlandıran kişi yavuz selim'dir. çöküş dönemine kadar askeri ve idari açıdan iyi kötü başarılı ve yeterli bir yönetim gösteren imparatorluğun hiç bir zaman halifelik ünvanından medet ummalarını gerektiren bir koşul husule gelmemiştir. ne zamanki sultanların siyaseten gücü, kuvveti tükenmiş halifeliğe sarılmışlardır.

1924 yılında meclis kararıyla kaldırılan kurum harun-u reşid döneminin şanlı hilafet makamı değildir. 1000 yıl önce bölünmüş, büyük oranda halk içindeki meşruiyetini kaybetmiş, ismen 16. yüzyıla kadar ite kaka titrini korumayı başarmış. osmanlı ile beraber ölmüş. 250 yıl sonra kimsenin itibar etmediği bir hayalet, bir gölge makam olarak tekrar canlandırılmaya çalışılmış ve nihayet halkların savaşında hiç bir katkı sağlamadığı kati şekilde belgelenmiş bir kurumdur.
tsikitishvili tsikitishvili
babadan oğula geçme düzenine dayalı bir sistemin nasıl olup da müslümanlar arasında bu kadar kutsal bir hale getirildiğini anlamakta zorlanıyorum. bu sisteme göre peygamberin torununu katleden yezid de halifeydi, şimdi kime sorsan adama lanet okur ama onun devam ettirdiği sistem kutsalımız öyle mi? yavuzun halifeliği nasıl, kimden ne şekilde aldığını bilen var mı? kanımca atatürk'un yaptığı en mantıklı icraatlarden biri böyle eğreti bir kurumu ortadan kaldırmasıdır.
homoseksüel homoseksüel
atatürk'ün halife olmak istediği zaman göklere çıkardığıdır. olamayacağını anlayınca ise kaldırdığıdır. bu giride şunu söyledi, bunu etti demeyeceğim. internet elinin altında (büyük nimet), ayrıca neşredilmiş pek çok kitap ta mevcut. araştır, oku.
spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı
"efendiler, açık ve kesin olarak söylemeliyim ki, müslümanları, hala bir
halife korkuluğu ile uğraştırıp aldatmak gayretinde bulunanlar, yalnız ve
ancak müslümanların ve özellikle türkiye'nin düşmanlarıdır. böyle bir oyuna kapılıp hayal kurmak da, ancak cahillik ve gaflet eseri olabilir"

mustafa kemal atatürk

atam sen nezaketinden ötürü söylememişsin, cümlenin sonunda bahsettiğin
iki sıfata, "gerizekalı" kelimesi de eklenebilir. bi'bitmediler çünkü.
sayko kilır kes sesii fafafaa sayko kilır kes sesii fafafaa
osmanlıya yavuz selim zamanında geçtiği bilgisi yanlıştır. ilber ortaylı bununla ilgili “halifelik osmanlı’ya yavuz sultan selim döneminde geçmemiştir. halifelik, papalık gibi ruhani bir kurum değildir. yaşanan devirde islamın komutanı kim ise halife odur.'' demiştir.
minpietro minpietro
hiçbir geçerliliği kalmamış kurumdur. kimsenin umrunda olmaz hilafet falan. zaten hali hazırda nijerya'da boko haram örgütünün lideri ve suriye-ırak'ta ışid'in lideri halife olduklarını ilan ettiler. bir üçüncüsüne gerek yok isteyen bu ikisinden birine biat etsin bence.
robespierre robespierre
iyi ki kaldırılmış dediğim müessese.
zira kemalist inkılapların, dini değerlerini buldozer gibi ezip geçtiği bir ülkeyi hiçbir islam ülkesi hilafet makamı olarak görmezdi zaten. hem hilafete leke gelir hem de biz komik duruma düşerdik.
ayrıca hilafet makamı ehliyetsiz ellerde murdar olacağına varsın ref edilmiş olsun. ona layık bir müslüman topluluğu gelince hilafet de kendilinden ihya olur.
screaming in digital screaming in digital
sadece osmanlı içinde bir şey sanılan mevkiydi.
araplar kendilerinden silah zoruyla alındığı için osmanlı hilafetini hiç tanımadılar zaten. yalnız almanların birinci dünya savaşında osmanlıyı yanlarına alma nedenlerinden biri olarak hilafet gösterilebilir. kayzer, osmanlı halifesinin gücü ile ingilizlerin müslüman sömürgelerinde (özellikle hindistan'da) büyük bir isyan başlatma fantazisi kuruyordu.
1 /