hollywood

2 /
7 insan b50 eder 7 insan b50 eder
dağın tepesine kocaman yazılmış yazı. bu bile adamların işin bokunu çıkardıklarına güzel bir kanıt. ulan biz diksek uludağ'ın üstüne " uludağ" yazan kocaman harflerle, "haha, türksün dimi?" tarzı çükümdürük laflar ederler. bu ne şimdi yavrum? biz oraya hollywood diye gitmişiz zaten, adamı niye lavuk yerine koyup tabela diktin kocaman? görmemişlik işte...
ironbronze ironbronze
sanılanın aksine los angeles ın en boktan semtidir. turistik yerler haricinde pek de bişey yoktur zaten içinde. insanlar beverly hills, santa monica gibi komşu semtlerde yaşarlar.
orbit surfer orbit surfer
gelişen efektler vs iyi de artık yeni bişeyler bulmaları gerekiyor bence. sinema zaman öldürme aracı olmamalı. fragmanını izlediğinde sadece sonunu izleyebilmek için sinemaya gitmemelisin. sırf saati uyuyo diye bir sinemaya girmemeliyiz. ayrıca scientology tarikatı bilmemne sapıtmış durumdalar.
beloplatnoo beloplatnoo
dünyayı yok etmeye çalışan insanlıktan çıkmış cani komünistleri durdurmak için,özgürlük ve demokrasi için mücadele eden amerikan kahramanlarını konu alan filmler.amerikanın oyunlarının büyük ve etkili bir parçası olan sinema sektörü
sinefilolog sinefilolog
bir hayalden ibarettir hollywood, bir yanılsamadır. kurgulanmış, temsil edilmiş, yönlendirilmiş bir dünyanın baş hazırlayıcısıdır ve kendisi de bire bir kurmacadır. gerçek tarafları ile kitlelere ulaştığına bakmayın. hollywood'un temel derdi bir zamanlar "taşı toprağı altın şehir" söylemine benzer biçimde amerikan rüyasının kutsanmasıdır. elbette bu sinema evreni içinde gerçekten sinemaya tapanlar ve onu bir sanat olarak yüceltenler de olmuştur. ama her halükarda sinema eğlence ve uyutma ya da yönlendirme işlevlerini yerine getirmek maksadıyla oluşturulur hollywood'da.

yine de bu büyük sektörün filmlerini izlemekten bıkmayız, seve seve izleriz her birini. bu görünüşte bir çelişki gibi duruyor, mantık hatalarıyla dolu, izlencelik açısından iki saatten fazlasını vaat etmeyen, uyuşturan filmleri kitlesel bir histeriyle izlerken hissettiklerimiz hâlâ güzeldir ne yalan söyleyelim! ama bu hollywood'un bir masal/rüya olduğu düşüncesini değiştirmez. ve bu yanılsamayı daha yakından izlemek istersek elimizin altında bazı filmler de yok değildir:

(bkz: mulholland drive)
(bkz: the player)
(bkz: wag the dog)

vb.
hell guardian hell guardian
the other boleyn girl, elizabeth, braveheart ve v for vendetta serisi sayesinde ingiliz kültür ve siyasetini tastamam bizlere aktarmış olan sinema sanayisidir. öyle ki, 1500-1630 arasını tümünden çözmüş durumdayız. ama sadece o kadar... üzerine bir de victoria dönemini de eklesinler bitirirler.

bizimkiler uyusunlar, bir kamyon malzeme var, onu da başkaları kullanıyor, "türkler aslında 300lü yıllarda trakya'ya gelen keltlerdi" mesajı içerikli bir film patlatırlar yakında. sonra bütün bir medeniyeti kendilerine mal eder otururlar aşağı.
gramadevate gramadevate
bangkok'un en büyük gece kulübünün adı.- 3000 kişilikti yanılmıyorsam- türk parasıyla 15 liraya girip yine çok ucuz fiyatlara jack daniels falan açtırabilme olanağı olan bir yer. ortadaki bilardo masasında oynarken bir sürü kişi sizi izleyebilir hatta şanslıysanız dj kabinine çıkıp, şarkı bile çalabilirsiniz.dans şovlarının biri bitip birinin başladığı bir yerdir.sakallı gitmemekta fayda vardır zira elle taciz olasılığı yüksektir.


vasdeferans vasdeferans
charles bukowski'nin barfly'ın senaryo ve çekim aşamalarını anlattığı her kitabı gibi güzel kitabı.

kitapta ünlülerin ilginç yaşamlarını görmek de mümkün. tabii ki bukowski, nasıl kendisine her öyküsünde henry chinaski adını takıyorsa ünlülere de isimler takmış.

örneğin;

jon pinchot (barbet schroeder)
tom pell (sean penn)
ramona (madonna)
jack bledsoe (mickey rourke)
lenny fidelo (frank stallone)
francine bowers (faye dunaway)
banker yakup banker yakup
abd dışındaki geri kalan dünyanın filmlerine (hasılatı en az 100 milyon dolar olan ve çoğunluğunu son 10 senede gösterilen olmak üzere) verdiği toplam para "88,905,443,671 amerikan doları" dır.
2000 yılı öncesi filmlerin yerine hasılatı 100 milyon hasılatın altına filmlerin olduğunu kabul edelim.
yani son on yılda amerikan sinema endüstrisine dünya olarak akıttığımız para 90 milyar dolar!
kültür emperyalizmi de abd' nin yanına kar kalıyor tabi.
melinda g melinda g
artık kısır döngü içine girmiş
ordan burdan köre den avrupa dan olmadı romanlardan
o da mi olmadı çekilen bir filmin yeni versiyonunu çekelim diyecek kadar boka sarmış
özgün eşerler veremeyen iyi aktörler ve iyi aktristler sayesinde ayakta duran film sektörü
2 /