hunter

1 /
fempusay fempusay
dido denilen harikulade'nin seslendirdiği mükemmel bir eserdir. her şeyi ardında bırakıp gitmenin pek bir kibar, asil ve acıtmayan yolu anlatılmaya çalışılmışsa da; insanı böyle bütün kızgınlıkları ile herkesin üzerine kızgın yağ dökmeye itebilecek bir saz-söz harmonisine sahiptir. ancak gel gör ki; ablanın sesi bizi huzura boğar, sakinleştirir; başı annesi tarafından şefkatle okşanan çocuk olunur pek bir kısa zamanda. ahan da sözleri aşağıda:


with one light on in one room,
i know you're up when i get home
with one small step upon
the stair, i know your look when i get there
if you were a king up there
on your throne, would you be wise enough to let me go
for this queen you think
you own
wants to be a hunter again,
wants to see the world alone again
to take a chance on life
again, so let me go
the unread book and painful
look, the tv's on, the sound is down
one long pause, then you
begin, oh look what the cat's brought in
if you were a king up there
on your throne, would you be wise enough to let me go
for this queen you think
you own
wants to be a hunter again,
wants to see the world alone again
to take a chance on life
again, so let me go, let me leave
for the crown you've placed
upon my head feels too heavy now
and i don't know what to
say to you but i'll smile anyhow
and all the time i'm thinking,
thinking
i want to be a hunter again,
want to see the world alone again
to take a chance on life
again, so let me go
azureel azureel
sorg adı verilen grup tarafından tau ceti'deki köyü yakılan bu süfer hatun, bu işten sorumlu tuttuğu tüm sürüngenlerin düşmanıdır; haliyle de sorlag'ın antisi, kanlı pıçaklısıdır.
ayrıca tau ceti yıldızı (yıldız sistemi mi, gezegeni mi neresiyse artık) isminden dolayı, yapımcılar tarafından aztekler ile özdeşleştirilmiştir ve bu olgu ablanın ten renginden kafasındaki tüye kadar yansımıştır. yani hunter özünde aztektir.
slash ile birlikte oyundaki en güzel bağyandır, hastasınımdır, hangisinin daha güzel olduğuna henüz karar veremedim.
(bkz: quake 3 arena)
kornish kornish
björk şarkısı, biraz requiem for a dream müziklerini andırır bende. waking life'da olabilir

sözleri :


if travel is searching
and home has been found

i'm not stopping

i'm going hunting
i'm the hunter
i'll bring back the goods
but i don't know when

thought that i could organise freedom
how scandinavian of me
you sussed it out, didn't you?

you could smell it
so you left me on my own
to complete the mission
now i'm leaving it all behind

i'm going hunting
i'm the hunter...

you just didn't know me!

you just didn't know me!
sir da ros floyd sir da ros floyd
no-one said
we’d ever known each other
and new evidence is what we require
in this world

i stand on the edge of a broken sky
and i will come down; don’t know why
and if i should fall, would you hold me?
would you pass me by?
for you know i’d ask you for nothing
just to wait for a while

so confused
my thoughts are takin’ over
unwanted, arising space me instead
won’t let go

i stand on the edge of a broken sky
and i will come down; don’t know why
and if i should fall, would you hold me?
would you pass me by?
for you know i’d ask you for nothing
just to wait for a while

portishead
düşünce sokağı kızı düşünce sokağı kızı
yeni bir başlangıç yapmak ister insan bazen hayatında. bazen bırakmak ister eskiye ait her şeyi. bazen yeni bir şans ister hayattan.
o şansı verebilecek tek kişi, sevgilidir. sevgilinin kendini unutturmasıdır..

"to take a chance on life again,
so let me go"
noscho noscho
half life 2 episode 1'de tanıştığımız ve episode 2'de* savaştığımız combine savaş ünitesi.







eğer reklamı yapılsaydı tüketicilerin aklına hunterlarla ilgili yerleşmesi gereken üç kelime "çevik, güçlü ve yırtıcı" olurdu muhtemelen. gerçekten de hunterlar oyunda bu üç özelliği en iyi harmanlayan düşmanlardan. bir nevi strider'ın kompakt ünitesi.

hunterlar oradan oraya atlayıp zıplıyorlar. çok uzakta göründüklerinde size doğru gelmeleri (ve sizin kaçacak delik aramanız) çok ama çok kısa sürüyor. tekbir vuruşla sizi çok uzağa fırlatıp yüksek miktarda hasar veriyorlar. ayrıca turret vari silahları sayesinde yakınınıza gelmeseler bile ananızı ağlatabilme özelliğine sahipler. zaten genelde de orta mesafeden bu yöntemle saldırıyorlar. ayrıca duvarları da yıkabiliyor bu godoşlar.
kahnesty kahnesty
işbu sınıftaki karakterler world of warcraft aleminde uzaktan uzaktan ok atarlar ateş ederler, evcil hayvanlarınızı başınıza musallat ederler, ölü taklidi yaparlar, tuzak kurarlar, hakem bakmazken tekme atarlar, 4. hakemin gözünün önünde rakip hücumcunun ensesine tükürürler gene de ben yapmadım derler... pis bi sınıftır.
paramour paramour
bazen herşey mükemmel gitse de o sorumluluğun insanı yorduğu bir aşamaya gelir herşey..senden beklenenler, senin vermek için uğraştıkların, veremediklerin, alamadıkların ve herşey iyi olsa da yetmediğine karar verirsin..dışardan bakınca herşey güzeldir, ama içine girince uğraşmak ve ayakta tutabilmek için çok şey yapman gerekir.yorulursun. bazen sadece sorumluluk almadan eğlenmektir ya gençlik, onun biteceğini farkedince daha değerli olur..

..wants to be a hunter again,
wants to see the world alone again
to take a chance on life..
noscho noscho
left 4 dead'in infected'larından bir tanesi. stil olarak half life 2'deki fast headcrab zombie'ye benziyor; oyundaki en hızlı ve çevik yaratık olarak kabul edilebilir. ancak çok güçlü değil, uzaktan yakalandığında kolayca yokedilebilir. fakat hunter yakınlaşıp oyuncunun üstüne atlarsa oyuncuyu "kitliyor" ve yüksek miktarda hasar veriyor. bu durumda survivor'lardan başka birinin o oyuncuyu kurtarması gerekiyor.



1 /