içki

1 /
azureel azureel
insanların çoğunun arada sırada kollarına düştüğü fahişe.

öyle güzel bakar ki gözleriniz onu süzdüğünüzde
öyle mutlu hissedersiniz ki onunla dudaklarınız temas ettiğinde
öyle özel bir sıcaklık hissedersiniz ki o içinizdeyken
öyle hızlı geçer ki zaman onunla birlikteyken.
size sadece kendinizi dinletir yalnızsanız, çok tatlıdır sohbeti dostlarınızla aynı masada.
her yola gelir aslında sizi mutlu etmek için.

gerçi çok vicdansızdır da içten içe (başlarda belli etmez huyunu, işini iyi yapar, yani orospuluğu). sizde en ufak bir arsızlık görürse, derhal üstüne gider. sizi çileden çıkarır. pireyi deve yapar, kavga ederisiniz hem onunla hem kendinizle. kötülükler de birbirini kovalar, bu pislik size sadece dert açmaya başlar. gürültü yapar, beyninizin içinden atamazsınız uğultuları.

o mu tek çare dertlerin temeli, ateşe ateş mi gerek nedir.

ancak tutulmuşsunuzdur artık o fahişeye, aşikar . evlenmeyi de koysanız kafanıza, bilmez bağlılık, o sizi seçer, siz onu değil. ardından sadece gözlerinizde bıraktığı izler, şuh havası kendisini tatmindir. ona hiç bir şey olmamıştır, hala bakiredir; siz ise asıl becerilen olmuşsunuzdur.
ardından sağlam kalan kaç erkek var bilinmez. muhtemelen yoktur.
marla singer marla singer
boku çıkarıldığında, insanın kendisinden utanmasına, nefret etmesine, kafasını bozmasına, mide bulantısından gebermesine neden olan sıvıdır. her seferinde "bi daha ki sefer durdurucam ulan kendimi" denilir, ama sonuç başarısızdır. çok çaba gerektirir.
kuzudis kuzudis
kıskanç bir dosttur kendisi.. sevgili, aile, arkadaş demeden kiminle yakınlaşsanız derhal müdehale eder, aranıza girer.. kimseyle paylaşmaz sizi..
anosias anosias
insanı sarhoş falan etmez tek başına. etkisi sadece sarhoş olmayı isteyen bünye üzerinedir. bunun en büyük kanıtı, yanında defalarca neler içtiğiniz, turp gibi sapasağlam gezdiğiniz sevgiliden ayrıldıktan sonra, hala taptığınız o sevgilinin yanında içtiğiniz bir birayla sarhoş olabilmenizdir.
karahisari karahisari
içeceğin alkollü olanı. şarap da içki yani aslında içecek demektir, tıpkı şurup gibi. amaa öyle salaklar vardır ki divan edebiyatında geçen bu kelimeleri hiç zaman mefhumuna ve dilin durumuna bakmadan alır ve utanmadan araştırmadan der ki;osmanlı sultanları kafayı çekiyormuş.
silversilver silversilver
içilmesinden de, kokusundan da, adından da, görüntüsünden de, muhabbbetinden de, sonuçlarından da kısacası herşeyinden nefret ettiğim hadise. çoğu ya da azı, aynı sigara gibi sağlığa zararı şüphesiz olan içecek türleridir. -içki denilince aklına alkolsüz içecek gelen kişi tanımıyorum dolayısıyla içki denilince alkol ihtiva eden sıvılardan bahsediyorum-en başta beyine akabinde karaciğere yoğun tesir eder. doktorların açıklamaları göz önüne alınırsa, alınan her alkol miktarı farklı derecelerde siroza sebebiyet verir. (bkz: sarhoşluk)(bkz: siroz) sağlığa zararını geçelim, bünyeyi sarhoş edip irade şalterlerini kapamaya sebebiyet verebilmesiyle hem kişinin kendine, hem de çevresindekilerin(en azından sevdiklerinin) güvenini tam olarak sağlayamamasına sebebiyet verebilir.az içerim, adabıyla içerim gibisinden birşey söyleyemiyorum zira kıramayacağım bir arkadaş, sevdiğim birisi olsa biraz ucunu kaçırma potansiyelim vardır ve bu herkes için böyledir.bence "prensip gereği içki kullanmam" gayet rahat ve ısrara kapı aralatmayan bir ifadedir. lezzetse aranılan onca meyve sunulmuş dağada, denenmelidir zararsız olanı.
söz gelimi faydasından dem vurulan şarap(rengi önemli mi bilmiyorum) damar genişletici, kan açıcı(sulandırıcı) etkiye sahiptir. damar genişlemesi dolayısıyla beyinde ani damar çatlamalarına, kanamalara sebebiyet verebilir.(bkz: etil alkol etkileri) hadi diyelim kalple ilgiliyiz,
bir faydası varsa bile(!) odukça zarar içeren bir mamulün tüketilmesi kanımca saçmadır. (başka bir ifadeyle, bir fayda için onca zarara katlanılmaz tam sağlıklı yöntemler varken)
velhasıl kelam, içki bol muhabbet ortamında iyi gider, arkadaş, akraba vs ortamlarında sıkça tüketilir ve herkese de saygım vardır. lakin bu saydıklarım silverın naciz hayat görüşüdür, içkisiz bir yaşam anlayışını benimsemektir, "dağıtmamak" değil dağıtmaya "yaklaşmamak" tır söylenen dolayısıyla hem kendinize hem de karşınızdakine iradenizin hep açık olduğu konusunda güven verirsiniz. son bir ekleme, kendi açımdan sigara=alkol *
lockman lockman
yenilenmesi mümkün olmayan beyin hücrelerini öldüren ve insanı olabildiğince aptallaştıran, sosyal felaketleri de beraberinde getiren, berbat içeceklerin tümüne verilen ad.
1 /