icra

durupduru durupduru
bi adam vardır, bi kadın. bunların bir kaç çocuğu vardır. okusun çocukları ister. okul yetmez artık. dersaneler zorunlu hale getirilmiştir eğitim sistemimiz tarafından. çocuk dersaneye gider. anne baba sıfatına haiz insanlar her ay tonla para öderler,öderler,öderler. gün gelir ödeyemezler. kriz(!) gelip çatmiştır bu adamla bu kadına, bu çocuğun eğitim hayatına. ödenemeyen bir iki aylık taksit için ticarethane olan bu dersaneler, adamın kapısında bir tebligat bulmasına sebep olurlar tez vakitte. -öde- diye. ödeyemezse bu adamla bu kadın bu parayı, devletin memuru gelir kapına, adına icra memuru denir, yanında dersanenin avukatı. işte 3, 5 kuruş için bunlar, maaşına haciz konur, eşyaların haciz defterine yazılır, ödemezsen satılır. buna icra denir. hak denir, hukuk denir. sen kimsin ki paran yokken çocuğunu okutmaya kalkışıyorsun derler adama, sen kimsin ki derler. bu öylesine bir örnektir icrayı anlatmak adına. şu sıralar çok fazla çeşitlendirilebilir bu örnekler ayrıca...
bu sefer kesin bu sefer kesin
yaklaşık iki aydır mahzenden çıkarılmasını beklediğim dosya sebebiyle artık şikayet yoluna başvuracaktım ki, bir de müdür bey ile konuşayım da dedim, çünkü bu güne kadar sadece dosya memuru ile muhattap olmuştum. neyse durumu anlattım, "bi dur" dedi ve bir başka memuruna yönlendirdi beni ama hiç umudum yok çünkü dosya memuru canla başla aradı o dosyayı eminim. neyse efenim o memur, dosya memuruna bir daha bak falan dedi. ancak mahzen aynı binada değil nasıl olacak diye düşünürken ben, dosya elime kondu. dünya başıma yıkıldı lan! ben güvenmiştim sana, günlerce gittim geldim, sordum soruşturdum, yok dediniz bana hatta belki diğer dosyasının (boşanma dosyasını kastediyor, icra alacağı da zaten nafakaya ilişkindi) içine girmiştir diye istanbul'un öbür ucuna gönderdiniz beni. ben gitmedim ama gitmişim gibi yok dedim bir de bu yüzden vicdan azabı falan çektim. hatta dosya mahzenden çıkarılınca bakmak için gitmeyi bile planladım. insanlara güvenim falan kalmadı eşek herifler, hep sizin yüzünüzden.
şimdiki yol göstericim kardeş sözlük yazarlarından; spirit*.
* `http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=uygulamal%C4%B1%20icra%20dairesi%20hukuku`
grii grii
esas borcun üstüne faiz, masraf ve vekalet ücretini yükleyerek, borçlular için icrai işlemin caydırıcı olmasını amaçlayan, devlet eli ile borç tahsilini sağlayan adli başvuru yolu. her ne kadar borçlularca asıl borca eklenen vekalet ücretinin avukat tarafından eklendiği sanılsa da, avukat ile takip edilen dosyalarda sistem otomatik olarak vekalet ücretini ekler, he takip başlatıldıktan sonra avukat vekalet ücretinden vazgeçer vazgeçmez o ayrı bir konu(ki bu, gittiğiniz restoranda sen bana hizmet ver ben sana para ödemeyim demekle aynı şey)(+siz o parayı ödediğinizde avukatın dosyayı icra dairesinde kapatması için serbest meslek makbuzu kesmesi gerek). icrai işlemlerde sıkça şikayet edilen vekalet ücreti, faiz ve masraflar için şu mantığı yürütmekte fayda vardır: bir kişi borcunu ödemez ve o borç faiz, masraf ve vekalet ücreti eklenmeden tahsili istenirse, hiç kimse borcunu ödemez, herkes icra işlemlerinin başlamasını bekler, alacaklı icra takibinin başlaması için yaptığı masrafla kalır, adresler değiştirilerek tebligattan ve haliyle icra işlemlerinin devamından kurtulur, avukatlar verdiği emekle karınlarını doyurur(onların paraya ihtiyacı yok) ve her şey güllük gülistanlık olurdu. yani, avukatlara saydırmadan önce, ben neden borcumu ödemek için icra takibi başlamasını bekledim demek ve ''icra'' nın anlamını unutmadan ufak bir mantık yürütme ile amacı daha da iyi anlaşılabilecek yasal başvuru yoludur.
(bkz: icra takibi)
duygud duygud
sıkıntılı durum. eğer haklarınızı bilmiyorsanız sizi sömürürler. bu konuda www.herkesehukuk.com yada www.youtube.com videolarına bakın. herşeyi bir avukat kadar iyi öğrenirsiniz. herhangi bir hukuk sorununuz varsa ve kanunları da anlamıyorsanız mutlaka bakın derim.
1