idiocracy

1 /
iao iao
pain of salvation'ın son albümü scarsick'in en iyi parçası zannımca. nefis bir nakaratı, riffi, osu, busu var.

albümün vokaller açısından en başarılı parçası olduğunu belirtmem lazım. bir "close my eyes" bölümü var ki bence bir iter impius'un kapanışı kadar olmasa da hatırlanacak nitelikte.

silence
cold skin
black mind
blue light
broken
shut down
knuckles
all white

babel
cold fact
core mine
black gold
failure
lockdown
gun-hands
all sold

we're waiting, so close your eyes
relax and take a deep breath now
believe the lies
when you wake up you'll be democratized

violence
cold pin
blood crust
blinded
damp sheets
needles
stale smiles
sick bed

guiltknife
scarsoil
sinstain
killchrome
footbare
gone wrong
blue lights
bring me home

we're waiting, so close your eyes
relax and take a deep breath now
believe the lies
when you wake up we'll all seem nice
so close your eyes
just take another deep breath now
and fantasize
pretend the world we're forming
is a paradise

why can't i close my eyes
why can't i just be hypnotized
industrialized and privatized
all mesmerized

'cause i can see
and what i see around me makes me paralyzed
yes i can see
and what i see is not worthy a democracy
it's uncivilized
so please close my eyes
i don't want to see this undemocratic, semi-automatic mediocracy and hypocracy
pretending we're free under plastic flags waving dependency for this idiocracy

close my eyes
chaghdash chaghdash
bu filmdeki bazı şeyler sanırım günümüzde oluşmaya başlamış bile.

------------ spoiler -----------

filmin sonunda bir zaman makinesi vardır ve anlatılmaya başlanır:

- 1939'da charli chaplin önderliğindeki nazi orduları avrupa'da katliamlar yapıp dünyayı ele geçirmeye uğraşırken...
...birleşmiş milletler gelip dünya'yı nazilerden kurtardı

----------- spoiler ------------

ilgili sahnesi de şurada:
azureel azureel
çok daha etkili biçimde incelenebilecek güzel bir konu olmasına rağmen, televizyon filmi tadında bir yapım ile senaryo telef edilmiştir.
yako yako
amerikan sinemasının konu bulmakta zorlandığı bu dönemde bulunan böyle bir konu ancak bu şekilde telef edilebilirdi.*oyunculuk kötü, sahneler kötü, dekor kötü. umarım aynı konu daha iyi bir ekiple tekrar çekilir. ama yine de izlemediyseniz izlenibilirliği olan bir yapım.
gauldoth gauldoth
spoiler
filmin başı hakkaten güzel iq'su yüksek olanların çocuk yapmayıp, idiotların sebil gibi çocuk yapmaları sonucu insan ırkı gittikçe gerzekleşiyor(doğal seleksiyon) ve sonunda en temel ihtiyaçlarını bile gideremez hale geliyor
spoiler
sycrone one sycrone one
izlerken "laaan, bu konu benim elime gelecekti, neler çıkardı neler" diyerek ağlatıyor insanı.

ciddi bir konunun bu kadar zenci ve gerzek amerikan kültürüyle piç edilmesi bilim kurgu camiasına bir hakarettir bana göre. işin kötü yanı gelebilecek muhtemel bir ikinci film. adamlar onun da yolunu yapıyor filmin sonunda.

hollywood'u severim ama böyle şeyler yaptıklarında stüdyolarını basasım geliyor.
sakıncalı piyade sakıncalı piyade
"21. yy'ın başlamasıyla, insanın evrim sürecinde bir kavşak noktasına gelindi. doğal seleksiyon, yani en güçlünün, en akıllının ve en hızlının daha fazla üreme imkanı bulduğu ve insanın en mükemmel niteliklerinin gözetildiği bu süreç, artık daha farklı nitelikleri öne çıkarmaya başladı. zamanın pek çok bilim kurgusu daha modernize olmuş zeki bir gelecek hayal eder. ama zaman geçtikçe, olaylar tam aksi yönde gelişmeye başladı. büyük bir zeka gerilemesi. bu nasıl oldu?
evrim muhakkak zeki olanı ödüllendirecek diye bir kaide yok. fazlalıkları budayacak doğal bir avcı olmadığı için evrim süreci en fazla üreyeni ödüllendirmeye başladı ve zeki olanları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı."

gerçekten de gelecekte daha gelişmiş toplumlar bekleyenlerin üzerinde uzun uzun düşünmesine neden olacak bir çıkış noktası olan bir film. tespit güzel, çıkış noktası güzel, ancak film biraz eksik kalmış ve belli başlı 1-2 olay üzerinde dönmüş. yine de izlemekle bir şey kaybedilmez.
katakullyy katakullyy
ilk dakikalarında vurucu başlayıp sonrasında vasat bir absürd komediye dönüşen filmdir. yine de ilk 5 dakikası izlenesidir. kariyer yapma telaşıyla çocuk yapımını erteleyenler ve kariyeri olmayıp kendini çocuğa verenlerin ve bu sırada saç dökülmesi ve iktidarsızlığa yoğunlaşan bilim adamlarının dünyasının geleceğinin güzel bir canlandırmasıdır. filmdeki geleceğin aslında ülkemizin ve çeşitli ülkelerin belirli mahallerinde zaten yaşanmakta olması da ayrıca ilginç bir durumdur.
kedidillitiremisu kedidillitiremisu
2006 yılı yapımı film absürt komedi tarzındadır.
amerikan ordusundan ortalama bir askerle bir hayat kadını, bir deney sonucu dondurulur. ancak bir kaç yıl sonrasında açılması planlanan benim tabut olarak tanımlayabileceğim kutular, gelişen olaylar sonucu açılamaz ve kahramanlarımız 2500'li yıllarda gözlerini yeniden dünyaya açarlar. dünya almış başını gitmiştir. insan zekası artması beklenilenin aksine neredeyse maymunla aynı kapasiteye gelmiştir. kahramanlarımız o günkü dünyanın en zekisi haline gelirler.
aslında, inanılmaz absürt. ancak şöyle bir durum var, 2500' lü yıllarda insanların o halde olabileceğine inanıyorsun. şöyle bir sahne vardı, özet geçeceğim; ülkede tarım yapılan arazilere, enerji içeceklerinden veriliyor, nedenini bizim kahraman sorunca içinde bitkiler için gerekli olan elektrolitler olduğunu söylüyorlar. kahraman, elektrolitler neden yararlı diye sorduğunda, elektrolit dostum gibi cevaplar verip bir açıklama yapamadıkları gibi ezberletilen, kalıplaşmış cümlelerle karşılık veriyorlar. bizim kahraman su kullanalım diyor, tuvalette kullanılan suyu mu kullanacağız diyorlar, iğreniyorlar falan filan..
filmden kendimce çıkarımlarım oldu. ezberciliğin sonu belli, aslında sorgulamıyoruz, mesela bir arkadaşıma integral ne işe yarıyor dediğimde bana kalıplaşmış zırvalarla cevap verdi yani nedeni açıklayamadı, çünkü bilmiyordu. hea bilenler illa ki vardır. ama öğretilenleri kabul edip geçiyoruz yararlıymış diye. senelerce kolestrol bilmem ne diye yumurtayı karaladılar doktorlar, sonra çıkıp yumurta yiyin dediler. bu da kimsenin aslında bir şey bilemediğinin göstergesiydi.
filmde bir de şöyle bir durum vardı, insanlar artık tamamen am, göt, meme olayına dönmüştü. hatta oscar; 90 dakika boyunca!!! sadece bir adamın götünün gösterildiği bir filme verilmişti. porno, erotik film, ya da am göt meme karşıtı bilmem ne ya da sansürcü değilim, hiç de umrumda değil açıkcası. ama insan düşünüyor, eskiden çook eskiden babamların hatta dedemlerin zamanında bazı bilgilere bu kadar çabuk ulaşılmıyordu, en azından on dört- on beş yaşlarında kendi hormonal dürtüleriyle bir takım olayları keşfediyorlardı. ee şimdi ben mtv' yi açıyorum, ohoo.. yani benim beş yaşındaki yiğenim bunlara bu kadar çabuk ulaşabiliyor. daha kendini keşfetmeden bunlar gözüne sokuluyor yeni neslin. sonra zihin olgunlaşmadan beden olgunlaşıyor, kızıyoruz apaçi, kıro bilmem ne diye. zihin olgunluğu olmadan beden olgunluğuna kavuşan neslin sonu filmde açık seçik ortaya konulmuş.
komedi filmi bu, bu kadar gerilim yapıp çıkarımlar yapmam benim manyaklığım siz izleyin efendim...
kahramanlar: luke wilson ve maya rudolph.
sangrina sangrina
çok güzel filmdir ama bazı lobileri karşısına alacak türde esprileri de olduğu için amerikada da tu kaka edilmiştir.

anlayana süper hiciv vardır filmde.
simetrik yara simetrik yara
güzel bir film olabilirdi öyle de başladı, bir yandan komik gidiyordu bir yandan merak ediyorsun ilerisini ama tv filmi gibi devam etti sonrası. şu noktalar güzeldi;

- o kadar salak ve bitki gibi yaşadıklarını göstermek için koltuğun içinde klozet olması, sıçmaya bile yürümüyorlar yani. koltuğun yanında çoğu ihtiyacı gideren şeyler var.
- filmdeki şehirde her yer renkli, çocuklar renkli şeyleri çok sever, aptallığın işareti olmasa da bu, zekada bir sorun olduğunu gösteren bir işaret.
- toprağı enerji içeceği ile sulamak, besin zincirini hatta enerji içeceğinden oluşturmak garip ve güzel bir ayrıntıydı.
- seks ve para yıllar geçse bile hala insanların en unutulmayan tutkuları idi ayrıca...
1 /