inceldiği yerden kopsun

skolyoz skolyoz
emel müftüoğlunun "gel günaha girelim" isimli şarkısının nakaratında geçen söz.bu güzel nakaratı yazayım.

gelgünaha girelim yanalım gitsin
inceldiği yerden kopsun
yarim sorgusuz sualsiz asma
bu infazda sen de yoksun
tavanannaa tavanannaa
inceldiği yerden kopsun demek arkasını önceden düşünmeyi gerektiren hazımsızlık durumu olarak da tanımlanır günümüzde. inceldiği yerden koparsa hasır öreriz. ben öyle yapıyorum genelde. şu an kalacak bir yerim varsa bu sebepledir arkasını düşünmekten değil. onu da mı düşüneyim.
seanvictorydawn seanvictorydawn
aşk gönullu adayistir kendini...
bazen canin yansa da ask'in guzelligi duyulan
aciya tahammulde gizlidir...kor kuyularda merdivensiz kalmak misâli..
o kör kuyudan cikmak icin buyuk cesaret ve kocaman bir yurek ister...
eger karsindaki de senin kadar cesaretli ve yurekli ise basarmissin demektir
"kördugum" gibi olmussunuzdur...sevildikce daha cok seviyorsundur

eger karsindaki yureksizse nazim'in dedigi gibi
"yurekli bir kadinin basi yureksiz bir erkegin omzuna agir gelir"
ask tum zamanlarda birlikte var olmak, birlikte butunlenmek, erisilmez
butun hazlari birlikte birbirinde bulmaktir...cok sevildigini bilmektir...
ask ayni zamanda insanin mantigini alt ust eden guclu bir duygudur o
yuzden bize bir cok aptalliklar da yaptirabilir. cesaret oyunuyla baslayip,
dogrulukla devam eden, sonunda ise bize gercekleri gosteren guclu bir
duygudur..
ben kendi masalimi yasamak icin kendimden bile vazgecebilecek kadar
cesaretli oldum, herseyimi geride biraktim, ailemi, sosyal cevremi, bana
buyuk bir gelecek vaad eden isimi...herseyimi ama herseyimi geride birakarak ask'imin pesinden taaa uzak diyarlara geldim...hic ama hic pisman
olmadim...birlikte sahane uzun yillar devirdik...
kocam turk vatandasi degil, onunla ankara'da bir resim sergisinde tanistik
daha sonraki gunlerde hic beklemedigim bir zamanda beni aradi buldu...
ask olduk. o gunden sonra araya giren mesafelere ragmen birbirimizi hic
birakmadik...
bizim zamanimizda duygularimizi ozene benzene yazdigimiz mektuplarla
ulastirirdik sevgiliye...mektuplarin bir agirligi ve guzelligi vardi. okuyanca
ne hissettigi dusuncesi tekrar ondan bir mektup alana kadar surerdi. bazen
hasret o kadar yakardi ki insanin icini, mektupa kokular surulur oyle yollanirdi. kokulu mektuplari koklayarak, siyah beyaz resimleri koynumuza alarak uyurduk...
eskiden aylarca beklenen o saf temiz duygu dolu mektuplarin yerini
mesajlar aldi, ustelik mesajlara neden cevap vermiyorsun gibi triplere
girenlerle doldu...
telefonunuza gelen o mesajlari koklayip koynunuza koyup uyuya
biliyormusunuz?




mutlulugu yakalamak icin hedefimiz umuda kosmak olmali. yoksa elde
ettigimiz mutlulugun pek farkina varamayiz. sahip olduklarimizdan tat
aliyorsak hayati yasiyoruz demektir...eger yarini beklersek aptallik etmis
oluruz. umutlarimiz mutluluga donustugunde elde ettiklerimiz basarilarimizdir.
mutluluk tipki "ses" gibidir eger duymazsak gelip gecer...



la bocca della verita la bocca della verita
ikili ilişkilerinizde karşı taraf aranızdaki bağı aranızdaki bağın kopmasına sebep olacak kadar yıpratıyorsa, gerçekten de inceldiği yerden kopsun istiyordur. içinizde hiçbir tereddüt olmadan kestirip atabilirsiniz.

çünkü gerçek ilişkiler böyle pamuk ipliğine bağlı değildir.

edit: düzenleme
böyle buyurdu kontes böyle buyurdu kontes
uuu yine eşik cümleleri afgsfafad.bayılırım. ama her zaman yapılmaz. bi sınırı var. şimdi sen "amaaaan inceldiği yerden kopsun beeaa" diyorsan orda bi hissizlik vardır, bir karmaşıklık,bir ikilem, bir kekremsilik vardır anlatabiliyor muyum? boşvermişlique.

ben hayatımda pek çok konuda bunu yapmaya çalıştım. bazılarında başarılı oldum bazıları beni yerlere pas pas da etti ama yine de bugün nefes alabiliyorum.

misal bir edebiyat finalinde ff düşeceğini bildiğim halde o 400 küsür sayfalık kitabı okumadım. istemedim. "amaaaeeeean" dedim. inceldiği yerden kopsun be sevim,dedim. okumucam,dedim. yerin dibine batsın dedim, edebiyat. sonucunda memleketime 10 gün geç döndüm. inceldiği yerden koptu mu ? hıhı koptu. bizimkiler sahilden görüntülü aradılar "e ama ne zaman geliyorsuuuğğnnn dehşet eğleniyosss deniz kum güneşş baqqq" dediklerinde, ben, 400 sayfalık kitabı hatim etmekle meşguldüm. ya herro ya merro gibi sonuçlar doğurabiliyor bazen. hani bilin de. bazen bu anarşistlik çok da şeyetmiyor, işlemiyor haha şjlglhkşjlj