insan

63 /
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
insan canı sıkılabilen, tatmin olmayan ve kendini cennetten kovulmuş gibi hissedebilen tek hayvandır.

(bkz: eric fromm)

bu noktada tatmin olmamak dışında eric fromm'a katııyorum. çünkü insanın tatminkarsızlığı sanatı, edebiyatı doğurmuş ve geliştirmiştir. seven bir insanın sevgisini kelimelerle anlatamayışındaki doluluk oranı tatminkarsızlığı tetikler. kendini geliştirirse sanatçı, geliştirmezse acı çeken bir aşık olur. bu açıdan baktığımda tatminkarsızlığı kötümser bir kavram olarak algılayamıyorum. hemen her konuda insanın üst seviyeye çıkmasını sağlıyor. tatminkarsızlık önemli*.
geçmiş zaman yolcusu geçmiş zaman yolcusu
pek çokları insanı trajik bir varlık olarak gördü. bence insanın trajedisi ölüm, kader, dünya yaşamı, vb. değil. insanın trajedisi, bizzat çektiği azabın ölümle filan sınırlı olmaması. ruhun varlığı, bir ihtimal olarak dahi, insanın asıl korkunç trajedisi. insan azabını zamandışı sonsuzluğa taşıyacak bir şeyin var olması fikri dahi korkutucu. var olma ızdırabını haklı kılan da bu.
dream walker dream walker
gezegenin en amansız virüsü.
milyonlarca yıl önce genetik bir rastlantı sonucu yavaş yavaş olduğu canavara evrilen dünya tarihinin en korkunç yırtıcısı. adının geçtiği her yerde yıkım ve felaketten başka bir şey görülmemiş.

sonra vicdanı yaratmış insan ve onu kendi çıkarlarına göre evirmiş. öldürme demiş, sonra demişki vatan içinse öldür kahraman olursun. öldürme demiş tekrar, sonra yine demiş ki senin dinine inanmıyor senin tanrına tapmıyorsa öldür ! sevaptır.

tecavüz etme demiş, sonra dönmüş demiş ki babasından satın alıp nikahına geçirip kendi malın gibi istediğini yapabilirsin. doymazsan da 3 tane 5 tane alabilirsin.

böyle iki yüzlü aşağılık bir yaşam formu olarak var olduğum için çok üzgünüm. iradesiz bir ağaç olmayı tercih ederdim. ama nasıl olsa bu aşağılık varlık villa yapmak için beni önce yakar sonra da kökümü kazırdı.

kutsal peri masallarında bahsi geçen global kıyımlar felaketler yaşansa da keşke, insan silinse yeryüzünden.
ürkek ürkek
doğanın canavarı. kapısındaki hayvanı beslemekten aciz varlıklar. ne zaman köy evine gelsem kapımızın önüne hayvan bırakıyorlar. bu şimdiye kadar hiç sekmedi, sürekli tekrarlanan bir dejavu.

hayvanları severim ve elimden geldiğince de yardım etmeye çalışıyorum. cılız bir hayvan gördüğünde insan es geçemiyor ne yazık ki. konumuz bu değil neyse.

insanların kapılarının önündeki yavruları öteleme ihtiyacı. abi ben bakarım sıkıntı değil de, benim kapımda yavrularınızı buraya bırakın tabelası mı asılı, anlamıyorum. yine bu insanlar koyduğun su kabını çöpe atabiliyorlar mesela. neden; "bunları buraya alıştırmayın düşüncesi" alışsa ne olacak? aç olan hayvan her şeyi yer. yemek artıklarını çöpe dökmek yerine hayvana vermek bu kadar zor olmamalı.
caracal34 caracal34
duyguları yerine düşüncesini kullandığında akıllı, düşüncesi yerine duygularını kulllandığı zaman aptal olan canlı. hangi ibne filozofun lafı aklımda değil ama duru düşününce ortaya çıkan gerçek!
dark side yolcusu dark side yolcusu
ne olursa olsun bir başkasına bağımlı sosyal hayvan. sürekli kelimeler üretip, düşünüp imgeler aleminde yaşayan, kendine yabancılaşmış bir canlı. aciz, eksik ve ölümlü olması nedeniyle acı çeken, bunu hayat boyu kapatmaya çalışan ancak bir türlü bütünlük ve tamlık hissine ulaşamayan varlık. farkındalıkla lanetlenmiş, doğal olmayan bir tür.
madem o var her şey var madem o var her şey var
insan bir yolcudur.
sabavetten gençliğe,
gençlikten ihtiyarlığa,
ihtiyarlıktan kabre,
kabirden haşre,
haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.
her iki hayatın levazımatı, mâlik-ül mülk tarafından verilmiştir.
fakat o levazımatı, cehlinden dolayı tamamen bu hayat-ı fâniyeye sarfediyor.
halbuki, o levazımattan lâakal onda biri dünyevî hayata, dokuzu hayat-ı bâkiyeye sarfetmek gerektir.

risale-i nur - mesnevi-i nuriye
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
sonsuz bir yaşam vaadedildiğinde bunu tahayyül edemeyen, mantıksız bulan, sonsuzluk kavramına doğal olarak şiddetle karşı çıkan insan, sonsuz yaşayacakmış gibi hayata bağlanmakta bir problem görmüyor. sonsuzluğun içselleştirilmemesinin karşılığının, sonsuzluğun gereğine uygun hareket etmek olması insana özgü enteresan bir çelişki bana göre. bundan hiçbirimiz kaçamıyoruz. ölümü reddederken, başkasının ölümünü hızlıca kabulleniş gibi.

akli melekelerini yitirmis insanlar dışında, artık tatmin olmuş bir insan ne duydum ne gördüm. devamlı bir yerlere ulaşmak; ulaştığımız yerin son yer olacağına kendimizi inandırmakla meşgulüz. olduğumuz yerde geleceğe, ulaşacağımız yerde ise geçmişe dönüp bakmakla geçecek hayatımız.

yozlaşmışlığın, şiddetin, tatminsizliğin, nedensiz kötülüğün sadece yetersiz ve kıt kaynaklı, imkanları kısıtlı bir yaşamdan kaynaklı olduğuna dair bir yanılgı mevcut. aksine her türlü imkanı karşılanmış, yaşam şartları için mücadele verilmesine gerek kalmamış yapay bir cennette kendi kendisiyle başbaşa kalan insan yine de tatmin olmanın yollarını aramaktan vazgeçmeyecektir.
huysuz fikir huysuz fikir
insan, duyguları ve aklı arasında ömrü boyunca savaş veren, yetmeyip bazen ikisini de reddeden, zaman zaman kendi benliğinden uzaklaşan ve kendi kendinin panzehiri olan bir varlıktır.
63 /