insanları tanımaya tenezzül etmemek

kızıl kurt kızıl kurt
şahsi kanaatimce yapılan en büyük ''salaklıklarda'' top 10'a girecek aktivite.

böyle söyledim diye bana kızmayın öncelikle. çünkü her insan bir kitaptır ve tanışmaya tenezzül etmediğiniz insanlardan belki öğrenebileceğiniz bir çok bilgiyi, belki sıkı bir dostluğu, belki de tutkulu bir aşkı denemeye değer bulmadan es geçmiş oluyor, binlerce olasılığı hayatınızdan çıkarıyorsunuz haliyle. mutluluğu bulmak zor arkadaşlar, dostu bulmak, aşkı bulmak da zor. evrimden sosyal bir canlı olduğunuz ve yalnızlık da kalbinize en az fiziksel acı kadar acı verdiğinden dolayı (araştırmalarda mevcut, gerçek bir bilgidir) da bir şekilde insanlarla kontakta kalmak durumundasınız. şimdi de size kendi hayatımdan kısa bir bölümü anlatayım.

2007 senesinde bir trafik kazası geçirdim, 3 ay hastanede yattım, ufak tefek kırıklarım ve yaralanmalarım vardı ama başımdan darbe aldığımdan dolayı uzunca bir süre beyin cerrahi servisinde yattım, sonra beni psikiyatr kliniğine alıp travma sonrası stres bozukluğu tedavisi uyguladılar. şöyle söyleyeyim, gelen acil servis ekibini kaza oldu çocuk öldü diye çağırmışlar, gazete kağıtları varmış üzerimde, kask kafamda parçalanıp da kan sızmaya başlayınca öldü sanmışlar, oysa 2 farklı yerden yarılmıştı kafam, izleri hala durur başımın sağ tarafında. yengem de o hastanede psikologtu, o yüzden talep üzerine oraya sevk etmişlerdi beni xxxx devlet hastanesindeki ilk müdahaleden hemen sonra. ben orada tedavi olurken hemen çapraz odamda bir başka kız yatmaktaydı.

bahçede öyle arada bir hava almak için yürürken biz kesişmeye başladık, sonra bir gün ilaç sırasında sohbet ettik, arkadaş olduk. 1-2 hafta sonra da ilişkimiz başladı. ilk öptüğüm kızdı ve onu 2008'de uyuşturucudan kaybettim. ölümü de bende ayrı bir travma yarattı, o 2 yıllık süreçte gençliğimin en az 5 senesini bıraktım orada, bir de üstüne alkol tedavisi gördüm, ölümünün acısını hafifletmek için sabah akşam tüm okul harçlığımı sigara ve alkole yatırıyordum, günde 2 paket sigara içiyordum.

çok sevmiştim çünkü, ama hem ona hem de kendime yapabileceğim en büyük iyiliğin önüme bakmam gerektiğini ve kendimi geliştirip bir baltaya sap olmam gerektiğini fark edip ben de yaşamaya devam ettim. ölsem ona kavuşamayacaktım, ya da geri döndüremeyecektim nihayetinde. sonrası baya uzun hikaye, 2 dostoyevski romanı çıkar 26 yıllık yaşamımdan. bağlayacağım yer de şu, o güzel insanlar ve ömründe belki 1 bilemedin 2 kez denk gelecek o derin aşk her an her yerde karşına çıkabilir, internette dahi ki sosyal hayattan çok internette aktif insanlar. neden? cevabı basit, çünkü ucuz ve burada insanlara ulaşmak dışarıdan daha kolay, üstelik istenmeyen kişilerle kurulan kontaktan korunmak da.

nerede olursa olsun, insanları es geçme, tanı, sohbet et, beraber aktivitelerde bulun, bir şey kaybetmezsin, zaten ortalama 1 ayda az buçuk herkes rengini belli eder, sana uygun bir profilde insan mı değil mi anlarsın, çok şey katabilirsin hayatına yaşlanınca mutlulukla hatırlayacağın. aksini yaparsan sıkıcı ve vasat yaşamında ilerleyemeden olduğun yerde döner durur, sızlanırsın ''neden sevilmiyorum?'', ''neden gerçek dostlarım yok?'' diye.
ürkek ürkek
tenezzül etmemekten ziyade gelip gidenlerden gönlün yorgun düşmesinden kaynaklanıyor bu durum. ben artık insan tanımaya üşeniyorum açıkçası. insan sirkülasyon söz konusu. gerek iş hayatında gerek arkadaş çevrende sürekli yeni birileriyle tanışıyorsun. ben artık yüzeysel bir seviyede kalmayı tercih ediyorum. derinlemesine bir insanı tanımaya çalışmıyorum, bu tercih meselesi.

yaş ilerledikçe çevrendeki arkadaş sayısında ister istemez bir düşüş söz konusu. 25 yaşındaki çevremle şu an sahip olduğum arkadaş ortamımı düşününce oldukça düşüş söz konusu. daha seçici oluyorsun, hayata bakış açın değişiyor. insanları olduğu gibi kabul etme kavramından gittikçe uzaklaşıyorsun. karşındaki insan değer verdiği kadar değerlidir. tek taraflı çabalamalar insanı zamanla yıpratıyor açıkçası. az ve öz olmalı bazı şeyler. kendisine olan saygıyı kaybetmemek için biraz seçici olmayı bilmeli insan. herkesi tanımak zorunda değiliz. ister yabani olarak yaftalanılsın ister insan sevmemek olarak. fazla insan gereksiz zaman kaybıdır.