insanlık öldü

puxa vida puxa vida
''nihayet insanlık da öldü. haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık,dün
hayata gözlerini yummuştur. bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve uzun süre, 'yahu insanlık öldü mü?' diye mırıldanmaktan kendilerini alamamışlardır.

bu nedenle gazetelerinde, 'insanlık öldü mü?' ya da... 'insanlık ölür mü?' biçiminde büyük başlıklar yayımlamakla yetinmişlerdir.

fakat acı haber kısa zamanda yayılmış ve gazetelere telefonlar, telgraflar yağmıştır; herkes insanlığın son durumunu öğrenmek istemiştir.

bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsa da, yapılan araştırmalar bu acı gerçeğin doğru olduğunu göstermiştir. evet, insanlık artık aramızda yok.''

oğuz atay, tehlikeli oyunlar
olea olea
insanlık varlığını sürdürseydi kimse aslında sahip olmadığı değerleri satın alarak köleliği ve yoksulluğu, sonrasında savaşları doğurmazdı.
jouissance jouissance
nihayetinde ölen sizin kurduğunuz insanlık imajından başka birşey değil. üstelik birilerinin kurduğu insanlık imajı ölürken, diğer biri "insanlık" adına övgüler de düzebilir. insan kurduğu hayalleri yine kendisi öldürebilecek bilinçte, sorun ise kurduğu hayalleri genelleme çabası. insan yaşıyor, insanlık diye homojen bir kavram ise doğmadı bile zaten.
iprahim zübükzade iprahim zübükzade
13 mart 2012 sivas davası'nda çıkan karar neticesinde vuku bulan durumdur. bugün insanlık ölmüştür. sivas'ta katledilerek öldürülen insanların kanı yerde bırakılmıştır. o gün bedenleri yakanlar bugün tekrar yürekleri yakmıştır. insanlık öldü. bugün insanlığı öldürdüler.

kendilerini "dindar" gösterip, kendilerini allah zannederek "insan" yakan katillerin savunucusu ise recep tayyip erdoğan'dır. kendisiyle aynı düşünceye sahip insanlar bu katliamı gerçekleştirmiş savunması ve gündemden düşmesi ise başbakan'a kalmıştır.

işte savunmasının en büyük delilidir.




katiller bir kez daha çıktı meydana. insanlığı öldürdüler bugün. allah belanızı versin.
bu sefer kesin bu sefer kesin
oğuz atay, tehlikeli oyunlar, bölüm 11: yalnızlığın oyuncakları / iletişim yayınları

nihayet insanlık da öldü. haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla perçinleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur. bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve uzun süre, 'yahu insanlık öldü mü?' diye mırıldanmaktan kendilerini alamamışlardır. bu nedenle gazetelerinde 'insanlık öldü mü?' ya da 'insanlık ölür mü?' biçiminde büyük başlıklar yayımlamakla yetinmişlerdir. fakat acı haber kısa zamanda yayılmış ve gazetelere telefonlar, telgraflar yağmıştır;  herkes, insanlığın son durumunu öğrenmek istemiştir. bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsa da, yapılan araştırmalar bu acı gerçeğin doğru olduğunu göstermiştir. evet, insanlık artık aramızda yok. insanlıktan uzun süredir ümidini kesenler, ya da hayatlarında insanlığın hiç farkında olmayanlar bu haberi yadırgamamışlardır. fakat, insanlık aleminin bu büyük kaybı, birçok yürekte derin yaralar açmış ve onları ürkütücü bir karanlığa sürüklemiştir; o kadar ki, bazıları artık insanlık olnadığına göre bir alemden de söz edilmeyeceğini ileri sürmeğe başlamışlardır. bize göre, böyle geniş yorumlarda bulunmak için vakit henüz erkendir. insanlık artık aramızda dolaşmasa bile, hatırası gönüllerde her zaman yaşayacak ve çocuklarımız bizden, bir zamanlar insanlığın olduğunu, bizim gibi nefes alıp ıstırap çektiğini öğreneceklerdir. insanlığın güzel ve çekingen yüzünü ben de görür gibi oluyorum. zavallı insanlık kendini belli etmeden sokaklarda dolaşır ve insanlık için bir şeyler yapmağa çalışanları sevgiyle izlerdi. bugün için insanlık ölmüşse de, onun ilkeleri akıllara durgunluk verecek bir canlılıkla aramızda yaşamaya devam edecektir. insanlıktan payını alamayanlar için o zaten bir ölüydü; onun bu kadar uzun yaşamasına şaşılıyordu. yıllarca önce küçük bir kasabada dünyaya gelen insanlık, dünya savaşlarının birinde, çok rutubetli bir siperde göğsünü üşütmüş ve aylarca hasta yatmıştı. bu olaydan sonra, hastalığın izlerini bütün ömrünce ciğerlerinde taşıyan insanlık, önceki gece sabaha karşı nefes alamaz olmuş ve gösterilen bütün çabalara rağmen gün ağarırken doktorlar, insanlıktan ümitlerini kesmek zorunda kalmışlardır. doğru dürüst tehsil göremeyen ve kendi kendini yetiştiren insanlık hiç evlenmemişti. küçük yaşta öksüz kalan insanlığa, doğru dürüst bir miras da kalmamıştı; bu yüzden sıkıntılarla geçen hayatı boyunca insanlık, başkalarının yardımıyla geçinmeğe çalışmıştı. insanlığın ölümüyle ülkemiz, boşluğu doldurulması mümkün olmayan bir değerini kaybetmiştir. gazetemiz, insanlığın yakınların başsağlığı ve sonsuz sabırlar diler. not: merhumun cenazesi, önce, uzun yıllar yaşamış olduğu hürriyet caddesi'nden geçirilecek ve ölümüne kadar içinde barındığı ümit apartmanı bodrum katında yapılacak kısa ve sade bir törenden sonra toprağa verilecektir.

dinlemek isterseniz:
acikradyo.com.tr
`http://acikradyo.com.tr/acik-gazete/ocak-2017`