instela yazarlarının itirafları

bubirsosyaldeneydir bubirsosyaldeneydir
ıslak hacimde vaviyen anahtarın mekanın dış kısımda olmasının sebebi herhangi bir sıvı ile temastan kaynaklanacak aksiliği önlemeye yöneliktir. ayrıca, ıslak hacim dans etme mekanı değildir. demem o ki nasıl vaviyen anahtar önlem almak amacıyla mekan dışına monte edildiyse duş alırken müzik dinlemeyin, yapmayın böyle şeyler.

ps: ah, bacağım.
8
muavinadam muavinadam
uzun aradan sonra florya'ya gidince tüm anılarım canlandı birden. geçmişi tümüyle düşününce işin içinden çıkamıyorsun ve yaşaması mümkün olan şeyleri yaşayamamak daha da koyuyor.
boyalıdasaçları boyalıdasaçları
hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. hiçbir hissediş, düşünüş, bakış, algılayış, seziş de öyle. hatta bunların tersi de tesadüf değil.

alışveriş yaptığımız market, yemek yediğimiz lokanta, su içtiğimiz çeşme, yürüdüğümüz kaldırım ve orada yanlarından birer yabancı olarak geçip gittiğimiz insanlar... tesadüf gibi görünen karşılaşmalar, yolu sorduğumuz herhangi biri, hafifçe çarptığımız insan. bize gülümseyen bir çocuk, önümüzden aniden uçuveren kuş...

gün boyu yaşadığımız en basit olay bile herhangi bir zihinsel, fiziksel ruhsal ya da duygusal bir olayın etkileyicisi olur. küçük ya da büyük...

bazen hiç hesapta olmayan durumların içine çekiliveririz. hayal bile etmediğimiz olayları yaşarken buluruz kendimizi. bir martı çığlığı, bir satıcı bağırışı, alır götürür bizi yıllarca ya da yollarca uzaklara...

hem öğretmen hem de öğrenciyizdir her ilişkinin içinde. doğduğumuz aile, gittiğimiz okullar, sıra arkadaşımız, sevgilimiz, eşimiz, çocuğumuz vs. her ilişki, farklı yönümüzün bir aynasıdır. ve bizler de onlar için bir aynayız.

farkındalığımız yükseldikçe, durumları ve ilişkileri yaşarken, kendimizi ve yaşanılanları gözlemlemeye başlarız. ve eğer yaşadıklarımıza yüksek idrakle bakabilmeyi başarırsak, o ilişki ya da durumu ne için yaşadığımızı kavrarız. düğmelerimize en fazla basan insanlar, en iyi öğretmenlerimizdir. o ilişkide kurban olmadığımızı anlar, ilişkinin bize neyi öğretmeye çalıştığını kavrarsak, dersimizi alır ve yolumuza devam ederiz. eğer bunu yapamazsak, o ilişkide ya da durum içinde tutsak olur, ya daha ağır durumlar yaşarız ya da daha travmatik durumları (o dersi alıncaya, eksik yönümüzü tamamlayıncaya, kendimizi düzeltinceye kadar) tekrar tekrar yaşamaya devam ederiz.

bazen bazı insanların hayatına yalnızca katalizör olarak gireriz. onların hayatlarında değiştirmesi gereken durumun düğmesine basar ve sessizce çekiliriz. ve yüksek farkındalık içinde kalırsak, yaşanılan durumdan etkilenmeden, arkamıza bakmadan yolumuza devam ederiz.
antikavazo antikavazo
bir gün kafamız acayip güzel bir şekilde büyük ev ablukada konserine gitmiştik. konser boyunca soliste kitlenip lan bu adam yalan dünyadaki orçuna ne kadar çok benziyor diye düşünmüştüm. bilmeyenler için evet o ikisi aynı kişi ve ben bunu konser öncesinde zaten biliyordum.
entrero in un cuore entrero in un cuore
çok üşendiğim anlarda, kolumu kaldırmaya dahi, ekran klavyesi kullanırım. hiç bu kadar uzun bir yazı daha önce yazmamıştım ekran klavyesiyle, bu bir ilk :) çok üşeniyorum, karpuz yemek çok eğlenceli. uykum geldi ama çok sıkıldım. bitti.
charles hank charles hank
kaç yaşıma geldim şu kızları hala anlayamadım sanırım anlayabilecegimi düşünmüyorum
çok farklı kızlarla takıldım
hepsinin farklı özellikleri var
hepsi bambaşka
tek ortak noktaları hepsinin altıncı hissi yüksek
sakin yalan söylemeyin hissediyorlar
sanırım doğuştan onlara verilmiş bir armağan bu
insanlar da öyle değil mi?
çeşit çeşitler
insanları tanımak zaman ister
ne kadar vakit geçirseniz bile beklemediğiniz
şeyler yaparlar uf ne saçmaladım be
siktir edin herkes güzel herşey iyi
sanki intihar etmemişler gibi
psikopatpapatya psikopatpapatya
bu doğum günümde çok buruktum.
her yıl daha da tenhalaşıyor sanki doğum günlerim,, bir kaç sözlük arkadaşim kutladı sadece, reelde kimse hatırlamadı. kimseye de söylemedim.

zaman akıyor, yıllar o kadar hızlı geçiyor ki. geçmesin demiyorum, geçmese katlanamazdık ama yaş almak istemiyorum.
ben büyüdükce varlığım meydana çıkıyor, o tüm kusurlarım zayıflıklarım. küçükken tüm çocuklar muhtaç birilerine, zayıflar hepimiz eşitiz bir yerde ama büyüdükce onlar ileriye gidip ben geride kalınca oluyor tüm bunlar. eşit degiliz artık.
insanca insanca
yaş kaç olmuş hala ergen gibi hayatı, kavramları sorgulamalar, düşünmeler.. tamam aynı yerden değil ama aynı şeyi yapmak bu aslında sartre eylemdir yaşam demişti sen de işte budur demiştin. ama yok illa ergenliğe devam. neyseki gizli kapaklı yapılabiliyor.