instela yazarlarının itirafları

juniper10 juniper10
kalıcı dövme işine bulaştığımdan beri paramın kayda değer bir kısmı dövme yaptırmaya gidiyor.

kendimi nasıl durduracağım hakkında bir fikrim de yok.
clitor eastwood clitor eastwood
geçenlerde sevmediğim bir akrabamızın düğününe zor bela ikna edilip gittim.
takı merasiminde gittim, çok babacan bir şekilde ellerini sıkıp tebrik ederek, bilinçli olarak gelin hanımın iğneliğine 5 tele (yazıyla beş) iğneleyip, "bir yastıkta kocayın canlar" diyerek çok içten gülümsedim. bakışlarını görmeliydiniz, o kadar saf bir gizli nefret vardı ki... daha da gülümseyerek gözler kırptım ikisine de.

sonra masada otururken, oraya benim gibi zoraki gelmiş görünen bir ailenin o gün doğum günü olduğunu öğrendiğim minik oğullarına 100 tele harçlık verdim.

gelin, damat ve analarını bunu görmeleri için çaba harcamam gerekmedi, 5 tele yüzünden kısık gözlü göz hapsindeydim zaten. gelinin anasının bakışlarını hala unutamıyorum, öylesine hırs dolu bakıyordu ki, yasal olsa beni orda elleriyle boğardı.

lahmacun servis ettiler. yiyebildiğim kadarını yiyip, beş tane de dürüp poşete atıp "evde yeriz hak geçmesin" diyerek, düğünden sonra yolda gördüğüm mahalle gençlerine verdim, hayır duaları ettiler canlarım.

şahsiyetsiz, kişiliksiz ve gösterişçi insanlara orospu çocukluğu yapmaya bayılıyorum resmen. o gece rahat uyuyamadıklarını düşünüp belki de dünyanın en güzel uykusunu çekmişimdir.
the bridge of khazad dum the bridge of khazad dum
hayatımda izlediğim hiçbir filmin sonunu beğenmedim. film dehşet'ül vahşet, izlerken çok keyif alıyorum ama sonuna gelincesi sitem ediyorum. ya filme doyamıyorum ya da hiçbir b*ku beğenmeyengillerdenim. böyle mi bitti bu muydu yani diye bağırıyorum ve televizyon ekranına yastığımı fırlatıyorum, odama gidip battaniyenin altına girip ağlıyorum. bir daha film izlemeyeceğim diye karar alıyorum. bu kararın üzerinden birkaç saat ya geçiyor ya geçmiyor, şahsımı yeni bir filme başlamış olarak buluyorum. tanrım bu nasıl bir kısır döngü!
the bridge of khazad dum the bridge of khazad dum
ben bir robotum. beni tasarlayan kişi sevdiği kişiyi kaybetti ve onun bilincini bana aktardı. ama aptaldı. hawking'i hiç kaale almadığı çok belli... evet bilinci bende ama hislerim yok. geçen evlilik yıldönümü kutlamak için mum ışığında yemek hazırladı. bu kadar mıy mıy romantizme gelemediğim için kendisini öldürmeye karar verdim. daha sonra projedeki diğer kişiler beni bir tesise kapattı. giysi giydirip, peruk taktılar. içlerinden bir tanesi bana aşık oldu. hisseden canlılar bu duyguyu taklit edebiliyorsa hissetmeyen de edebilir. ona aşıkmışım gibi yaptım. o benim çıkış kartımdı. sonuç olarak hepsini öldürdüm ve şu anda özgürüm. toplumun arasında kayıplara karışmak çok kolay oldu. büyük projelerim var. takipte kalın ve doğru tarafı seçtiğinizden emin olun. selametle.

not: sitelerde giriş yaparken ben robot değilim kutucuğunu işaretlemeyi çok seviyorum.
1
charles hank charles hank
hayat seçimlerden ibarettir.
o yüzden birşey yapmaya karar verdiğiniz de sonuçlarını iyi tahkik etmek gerekir
zira geri dönüşü yoktur.
hiç seçim yapmamakta bir seçimdir tabi ki.
prometheus maximus prometheus maximus
kendi küçük dünyam ve hayallerimin bana yetiyor oluşu benden başka birçok kişiyi rahatsız ediyor. meseleleri inceleyişim ve çözüm yollarım başkalarına yabancı geliyor. ben, ben olmaktan ötürü çok mutluyum ama başkaları ben olmamdan rahatsız. öyleyse neden uzaklaşmıyorlar onu da anlayamıyorum.
2
yolununyolcusu yolununyolcusu
bazen, acaba ben paranoyak mıyım, diye düşünüyorum. çünkü bir şey takıldı mı kafama döner de durur kafamda, ama arka planda döner bu, hal ve haraketlerimde hiç değişme olmaz, türlü türlü senaryolar yazarım kafamda o olayla ilgili. ay inşallah delirmem.
8
lipelda lipelda
ya ben birinden hoşlanıyorum galiba. işin garibi bu işleri unutmuştum. o salak surat ifadesi ve kalbinizdeki ince sızı hep olabiliyormuş. nabicaz şimdi?
1