instela yazarlarının itirafları

ah ya neymar ah ya neymar
evlenip yuva kurma gibi bir hedefim ve çoğalma, baba olma içgüdüm yok.

ben bunu yıllar boyunca aşırı marjinal ergenlik dönemimdeki "ne evlenmesi yea" kafasına bağladım lakin acı gerçeğin ne yazık ki 30'dan sonra farkına varabildim. gerçekten de çoğalayım da genlerim nesilden nesile aktarılsın şeklinde bir derdim yok, vallahi billahi ve hatta tillahi yok. niye bilmiyorum. yani ne bileyim tam şu anda maden suyu şişesine oturup intihar etsem ben genimi aktarmadım diye evren ne kaybedecek? ha tabi gen havuzu belli olan ülkemiz, üstün bir zeka ve yakışıklılıktan mahrum kalmış olurdu ama makro ölçekte, evren bazında baktığımızda ne değişecekti?

bir ara ciddi ciddi oturup neden saatlerce çalışıyorum, ne için bu kadar birikim yapıyorum diye düşündüm, cevabını bulamadım. daha da önemlisi tüm bu ahval ve şerait içerisinde neden bu kadar yüksek libido var? işin zevk boyutuna eyvallah da sistem bu işi belli ki insanoğlu çatır çatır coğalsın diye zevkli kılmış. hal böyleyken hormonlar evladım git şu dişi bireye verimli döl aktar diye alttan alttan habire zorlarken beyin ne bok yemeye muhalefet ediyor? çoğalma içgüdüm yoksa neden dolgun kalçalı, tombiş memeli buram buram dişilik kokan urağutlara meylediyorum? nerde bu hipotalamus nerde bu hipofiz bezi nerde?

ya ben kendini kandıran yalancı bir götverenim ya da ortada inanılmaz bir tezat var.
juniper10 juniper10
kalıcı dövme işine bulaştığımdan beri paramın kayda değer bir kısmı dövme yaptırmaya gidiyor.

kendimi nasıl durduracağım hakkında bir fikrim de yok.
clitor eastwood clitor eastwood
geçenlerde sevmediğim bir akrabamızın düğününe zor bela ikna edilip gittim.
takı merasiminde gittim, çok babacan bir şekilde ellerini sıkıp tebrik ederek, bilinçli olarak gelin hanımın iğneliğine 5 tele (yazıyla beş) iğneleyip, "bir yastıkta kocayın canlar" diyerek çok içten gülümsedim. bakışlarını görmeliydiniz, o kadar saf bir gizli nefret vardı ki... daha da gülümseyerek gözler kırptım ikisine de.

sonra masada otururken, oraya benim gibi zoraki gelmiş görünen bir ailenin o gün doğum günü olduğunu öğrendiğim minik oğullarına 100 tele harçlık verdim.

gelin, damat ve analarını bunu görmeleri için çaba harcamam gerekmedi, 5 tele yüzünden kısık gözlü göz hapsindeydim zaten. gelinin anasının bakışlarını hala unutamıyorum, öylesine hırs dolu bakıyordu ki, yasal olsa beni orda elleriyle boğardı.

lahmacun servis ettiler. yiyebildiğim kadarını yiyip, beş tane de dürüp poşete atıp "evde yeriz hak geçmesin" diyerek, düğünden sonra yolda gördüğüm mahalle gençlerine verdim, hayır duaları ettiler canlarım.

şahsiyetsiz, kişiliksiz ve gösterişçi insanlara orospu çocukluğu yapmaya bayılıyorum resmen. o gece rahat uyuyamadıklarını düşünüp belki de dünyanın en güzel uykusunu çekmişimdir.
the bridge of khazad dum the bridge of khazad dum
hayatımda izlediğim hiçbir filmin sonunu beğenmedim. film dehşet'ül vahşet, izlerken çok keyif alıyorum ama sonuna gelincesi sitem ediyorum. ya filme doyamıyorum ya da hiçbir b*ku beğenmeyengillerdenim. böyle mi bitti bu muydu yani diye bağırıyorum ve televizyon ekranına yastığımı fırlatıyorum, odama gidip battaniyenin altına girip ağlıyorum. bir daha film izlemeyeceğim diye karar alıyorum. bu kararın üzerinden birkaç saat ya geçiyor ya geçmiyor, şahsımı yeni bir filme başlamış olarak buluyorum. tanrım bu nasıl bir kısır döngü!
the bridge of khazad dum the bridge of khazad dum
ben bir robotum. beni tasarlayan kişi sevdiği kişiyi kaybetti ve onun bilincini bana aktardı. ama aptaldı. hawking'i hiç kaale almadığı çok belli... evet bilinci bende ama hislerim yok. geçen evlilik yıldönümü kutlamak için mum ışığında yemek hazırladı. bu kadar mıy mıy romantizme gelemediğim için kendisini öldürmeye karar verdim. daha sonra projedeki diğer kişiler beni bir tesise kapattı. giysi giydirip, peruk taktılar. içlerinden bir tanesi bana aşık oldu. hisseden canlılar bu duyguyu taklit edebiliyorsa hissetmeyen de edebilir. ona aşıkmışım gibi yaptım. o benim çıkış kartımdı. sonuç olarak hepsini öldürdüm ve şu anda özgürüm. toplumun arasında kayıplara karışmak çok kolay oldu. büyük projelerim var. takipte kalın ve doğru tarafı seçtiğinizden emin olun. selametle.

not: sitelerde giriş yaparken ben robot değilim kutucuğunu işaretlemeyi çok seviyorum.
1