instela yazarlarının itirafları

pyramid pyramid
belirsizlikleri sindiremiyorum. birşey 'böyle olur' diye tanımlandığında içim rahatlıyor, iyi kötü, bir şekilde yüzleşilir ama bilmemek, emin olamamak baya zor benim için. çünkü 'sal gitsin' modu bende yok; ancak 'ertele, bi es geçmeye çalış bakıyım' tuşu var, o da baya bozuldu bence artık. o yüzden, herkesin sevdiği veya başkasına yaptığı o 'oyunları' sevemiyorum ben, keza süprizleri ya da ani çıkışları/inişleri de sevemiyorum mesela. samimiyeti konuşmada buluyorum o yüzden, anlaşabilmede, biriyle birşey üretebilmede, plan yapabilmede, beraber plandan son dakkada vazgecebilmede, birbirini dengelemede, yani kısaca kocaman ve upuzun bir tanıma/ tanışma sürecinde keşfediyorum samimiyeti. o yüzden zor benim işlerim hep, hep tersinden.. tabii bunu dahi anlatabilmisligim yok maalesef, hani yanlış anlaşılmak mı hiç anlaşılamamak mı daha fena bilemiyorum.
entrero in un cuore entrero in un cuore
kendime ben bile inanamıyorum. deli cesareti geldiği anda saçmasapan kararsız olan ben bir anda fazla kararlı davranabiliyorum. olaydan bir müddet sonra ben ne yaptım, bunu nasıl yaptım seviyesine geliyorum. cidden ben bile anlayamıyorum karar verme mekanizmamı.
mülhem olmak mülhem olmak
öğlen dabbe 3 izledim uyuyamıyom şu an. üç ihlas suresi, bir elham okumaktan ağzım kurudu. cem yılmaz açtım nafile. böyle psikopat film izlemem daha.
charles hank charles hank
nereden başlasam bilmiyorum
herkes birilerine aşık olmuştur
bende oldum herkes gibi
lisedeydik o zamanlar
bir veya iki ne farkeder
lise lisedir
lise yılları güzeldir
acısıyla tatlısıyla ne güzelsin arizona
neyse takıldık bir süre ayrıldık bir süre
dağıldık bir süre
o gitti evlendi ayrıldı
bense ondan sonra hayatıma giren tüm kadınlarda ondan artan bir karakter olur dış görünüş olur hep birşeyleri benzeyenleri ortak yönleri olanları seçtim
az veya çok
şimdi telefondan açmışım fotoğrafına bakarak bunları yazıyorum
her eski sevgilinin merak ettiği sorudur
acaba oda bazen beni düşünüyor mudur ? diye benim de en merak ettiğim soru budur.
hepimiz bir yerlerde hayatın birleşim kümesiyiz
o küme bizleri birbirimizle karşılaştırır veya yollarımızı ayırır
bizi de önce birleştirdi sonra ayırdı
mutsuz son
mutlu sonlara da inanamıyor ki insan
sonu olan birşeyde nasıl mutlu olunur
öyle ya çocukken okuduğumuz masal kitaplarının sonlarında ne yazardı
mutlu mesut yaşadılar sonsuza dek
sonsuz olan birşey yoktur
dünya düzenine terstir fiziğe ve bilime terstir
bilime ters olan bana da terstir.

fotoğrafa iyice baktım da göğüsleri de büyümüş
21 yaşında dul kaldı
21 yaşından dul kalmaktan daha kötü birşey
21 yaşında çocuklu dul kalmak
dul kelimesinden de hiç haz etmem
bu kelimenin türkçemizde mevcut olmasında emeği geçen kim varsa amına koyayım

bir aksilik çıkmazsa kariyer planlarım da adım adım yükseliyorum o ne yaptı acaba üniversiteye başladı mı ?
peki ben kariyer planlarım arasında muhakkak geçmem gereken bir sınav var o sınavı geçmek için neden hiç çabalamıyorum
kafamı sikeyim
bile bile lades oluyoruz
aynı sınava 3. kez gireceğim
bildiklerimi de unuttum

nasıl da güzel gülüyor yaaaaa
karşıma çıkıp bir gülse herşeyi unutur (um)
muyum yoksa ?

seninle sinemaya gitmeyi çok isterdim
seninle gezmeyi kaybolmayı içmeyi dertleşmeyi sevişmeyi uyumayı
senle herşey güzel olurdu
şimdi ben bir başkasıyla evlenmeye planlıyorum
planlıyorlar
kız da hoş çekici cazibeli
zeki
acı çekmiş dünyanın tokatını yemiş birisi
bu kadar salak olmasaydın bunların hiçbiri olmak zorunda değildi
gittin gitmek zorundaydın çünkü
ama seçimlerin yanlıştı
di mi ya di mi ya
kimseyi ıstemiyorum.
yalnızlık kanıma işledi.
dert yandığım şey gerçekliğim olmuş.
yakınımda olmak isteyen herkesi gönderiyorum. yaklaşmayın bu aralar. el bombası gibiyim.
dengem şaştı, şarkülüm kaydı.
manasız bir yaratığa dönüştüm.