instela yazarlarının merak ettikleri

3 /
tirilaylaylay tirilaylaylay
insanların karşısındaki insanı tanımadan, tamamen kendi bildikleri ve doğrularıyla, karakterleri ile karşı tarafa yüklenmeleri. çok değişik geliyor bana, her insan bir bahçe sonuçta ve sen sınırlı yaşam deneyimin ve aklınla, bodoslama dalmış oluyorsun ilişkiye/ iletişime. halbuki, sağlıklı iletişim böyle bir şey değil. bunun sebebi kişiden kişiye değişse de genel olarak altında yatan motivasyonu merak etmiyor değilim.
insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu
sırası gelmeden aşı olduğu ortaya çıkan ispanya genelkurmay başkanı istifa etmiş.
www.google.com.tr

tamam yapmış bi ib*nelik... açığa çıkınca da istifa etmiş... bizde de öncelikli grupta olmayanlar için torpilli aşı listeleri oluşturuluyor.
bu yozlaşma kültürünün bizde son bulduğunu tahminen ne zaman görürüz ki?
eskisindendebeter eskisindendebeter
doyumsuzluğumuzun sebebi nedir? (geçenlerde bir psikoloğun konuşmasındaki temel soru buydu)
temel sebep olarak sosyal medya gösteriliyor. eskiden insanlar bir çok şeye ya da "ulaşmak istedikleri" şeylere gerçek manada zor ulaşıyorlardı ve bu yüzden o şeyler değerliydi. bir bilgiye ulaşmak istenildiğinde kütüphanelerde sayfalar karıştırılır ya da o konudaki bilgisinin iyi olduğuna inanılan bir öğretmenin "saygıyla" peşinden koşulurdu (şu an öğretmenlerinde durumu içler acısı aslında). tekstil bu kadar ileri değildi ve alım gücü de bu kadar iyi değildi tabi kii ve "tamirat" diye bir şey vardı.
"eski evliliklerde kolayla bitmiyormuş yea", "eskiden de eğitim çok kaliteliymiş yea" değil yani olay...

şimdiii burada da şöyle bir sorun devreye giriyor...
peki, o şeye kolay ulaşıldığımız için mi o şeyi değersiz görüyoruz?
maalesef evet. bunun nedeni de hayatımıza giren "muhteşem hız". tek bir tuşla dünyanın öbür ucuna ulaşıyoruz. istediğimiz şeyi kolayca elde edebileceğimizi hissediyoruz. çünkü kurgu tamamen bunun üzerine kurulu. asla ve asla elimizdekine bakmıyoruz, durup düşünmüyoruz. çünkü düşünmemizi gerektirecek şeylere kafa yorma gibi bir durum söz konusu değil.
evet, teknoloji büyük bir kolaylık ama biz bu durumun neresindeyiz? gerçekten olumlu ve verimli bir şekilde mi kullanıyoruz bunu yoksa vakit mi öldürüyoruz?
teknoloji sayesinde elde ettiklerimiz neler? kimlerle tanışıyoruz? kimlerle ne paylaşıyoruz?

son olarak; bu konuda hislerimiz devreye giriyor diye düşünüyorum. ekran karşısından yapabileceğimiz hiçbir şey yok. sadece biraz dikkat ve tedbir belki de hayatımıza almamız gereken şeyler arasında.
belki de biraz sabrı öğrenmeliyiz.

bunu başarabilir miyiz merak ediyorum işte.
3 /