instela yazarlarının ruh halleri

137 /
the goddess of ten thousand names the goddess of ten thousand names
benim canım çok sıkkın bugün. insanlar sanıyor ki bi onların derdi var, bi onlar çokomelli. ağzıma tıkıyorlar lafları sonra ben sinirlenince de vay efendim çok agresifsin. e sen sordun mu ben nasılım diye. gerçekten şu incelikte insanlarla muhatap olmayı çok özledim. lütfen varsa aranızda böyle biri arkadaş olalım. samimi bir şekilde nasıl olduğumu soracak. vallahi ben o kadar güzel dinliyorum ki insanlar bir süre sonra konuşmama dahi izin vermiyor. o yüzden endişeniz olmasın. yoksa gerçekten ölüp gidicem bir köşede.

midem de kötü haftalardır. çok sık kullandığım ağrı kesiciler yüzünden olabilir diye bıraktım şimdi de baş ağrısından kımıldayamıyorum. ama bu önemli mi değil tabii. ben atlatırım, harika, müthiş, çok sağlıklı bi insanım çünkü.

off.
the red queen the red queen
yeni bir ölüm haberi aldım bugün. izmir'e ilk taşındığımda komşum olan 86lık çıtırım yoğun bakımdan çıkamamış. ben cenazeleri filan sevmem ve gitmem ama 17sinde 40ına gideceğim çünkü ikinci annem gibiydi makbule teyzem. ruh halim de ona uygun işte.
behlülkaçar behlülkaçar
hep daha iyisi için çabalarken yaşamdaki iyi şeyleri farkedememek.yaşamı da ıskalamak bu yüzden. yav diyorum kendime , bi şeyleri başarmışsın, biraz dinlen çok kasma kendini , ama yok , tabi ki kasıyorum ve sonunda kendimi canım sıkkın buluyorum. hani hedefe ulaşırsın da , ee... noldu şimdi dersin ya , bu muydu yani , bunun için mi çalıştım dersin , sanki ona ulaşınca istedigim mutluluğu yakalayamadım dersin , çünkü sana yetmez o artık. neden peki böyle diye sorarsan , bence yanıtı sosyal medya , instagram , televizyon , akrabalar aile çevre vesaire.... bizden hep iyi olmamızı bekleyenler , instagramda gördüğümüz sürekli dünyayı gezip günde 200 fotoğraf paylaşmayı ihmal etmeyen egoist insanlar , hepsi bunun nedenlerinden biri , insan başkalarını mutlu etmeye çalışıyor hep ve rekabet insanı mutsuz kılıyor.aynı zamanda bir insan neden her anını paylaşma geregi duyar onu da anlamadım , neyse kısacası vardığım sonuç şu , fazla sosyal medya ruhu öldürür. her şeyi dozunda kullanmak iyidir ;)
zeitgeist zeitgeist
tam uyumak üzereyken gelen aramalarla boğuşurken ben;




keşke sussa da şu telefon ben de gözlüklü genco gibi alkışlasam, yıldım..
boyalıdasaçları boyalıdasaçları
"bir kere de bana sen rahat ol ben halledeceğim denseydi. keşke bir kere de benim sırtıma bir yastık koyulsaydı, en güzel köşe bana ayrılsaydı çok isterdim bunu."
seniburdakimseduyamazbebek seniburdakimseduyamazbebek
aidiyet duygum tamamen bitti. günlerdir ve hatta aylardır otel köşelerinde otobüslerdeyim. şimdi de bunları bir otobüs koltuğundan yazıyorum. kendime ait olduğunu hissettiğim tek şey elimdeki valizim. çocuğum gibi oldu. artık varlığı bile yük değil. az şeyle bir ömür geçebileceğini ve aslında olsun diye direttiğim dolu şeyin olmasa da olabileceğini öğrendim. tek havluyla iki aydır yaşayabiliyorum. ama ev öyle değildi. dolapta her şeyin yedeği her olmayan şeyin bir ikamesi vardı elimde. şimdi o havlu yoksa başka havlu da yok. yokluk da güzelmiş bir yerde. ama tükendiğimin farkındayım artık. bir son varsa ona doğru yaklaştığımı iyice hisseder oldum. bu son, bu delirmişlik hali ne zaman harekete geçecek ve nerede denk gelecek kestiremiyorum bile. yani bir parça bok gibi bazı durumlar.
psikopatpapatya psikopatpapatya
iyi ki kitaplar var, iyi bir kitap keşfedince o kadar mutlu oluyorum ki. böyle içimi büyütecek beni çoğaltacak cümleler okumaktan müthiş haz alıyorum. bu hazzın başkasıyla ilintili olmaması hazzımı artırıyor.
4
elcordobez elcordobez
gece
bir tabut gibi çöker omuzlarıma
bir ölünün iç çekmesi olur rüzgar
hüzünle düşünürüm uzaktaki bir evi

geceyi çarmıha geriyorum kimseler tapmıyor
hüznümü ölçeğe vuruyorum yüreğine sığmıyor
her şey ne kadar olabilir meraklanıyorum
yüzüme dokundukça tırnaklarım kanıyor
yalnızlığımı hüznümle yoğuran gece
öyle basitsin ki sen bütün şiirlerin içinde
biliyorum. biliyorum bunu da biliyorum
gökteki yıldızlar kadar dizeler yazılsa da
kendime kendimden başka kendim yok
ne utancımı kuşanan bir sevgi
ne çirkinliğimi öpen bir kız

yalnızlığımdan yalnızlığım yalnız
beks beks
merhaba sözlük canım:) yine ufak dert yakınıp kimseye hissettirmeden kaçıcam.. kendini çok önemsiz hissediyorum. öyle ki birine bir şey anlatasım hatta doktora gidesim bile gelmiyor. belki bunun nedeni zamanında önem verdiklerimin beni önemsiz görmesi. değersiz hissediyorum kendimi. sanki sahildeki bir şemsiye ya da bir bank olsam daha makbule geçermiş.. bu yüzden hayatıma kimseyi alamıyorum. korkuyorum. sanki bir kişi daha beni önemsemeyip iktirirse düşecek ve bir daha kalkamayacakmışım yığılıp kalacakmışım gibi hissediyorum ve bu beni çok korkutuyor. belki bu yüzden ondan vazgeçmek zorunda kaldım. ama korkularımla yüzleşmek için ona gittiğimde bu sefer o beni istemiyordu.. ben içten içe değersizim önemsizim diye düşünürken sokakta insanların aceleci hayatlarını izledik.. bir köşeden hiç müdahale etmeden ve ilahi bakış açısı olmadan izlemek.. çok huzur verdi bana. ama istenmedim. büyük bir cesaretle gidip yerde bir taş gibi sivri burun tekmelerle sürüklenerek döndüm.. sanırım sevilmek, önemsenmek ve değerli olmak için önce insan kendini sevmeli, kendini önemsemeli ve kendine değer vermeli :)
137 /