irfan uçar

dişikartal8 dişikartal8
hapishanede türlü türlü işkencelere maruz kalmış olan devrimcidir.

erdal öz'ün gülünün solduğu akşam adlı kitabında deniz gezmiş arkadaşının yaşadığı işkenceleri yazara şu şekilde aktarıyor:

...
falakada tabanlarından kan fışkırmasını sormuştun irfan'a. unuttu o anlatmayı. şöyle oluyor: sopayı yedikçe deriyle et ayrılıyor birbirinden. o boşluğa, o araya kan doluyor. deri de birkaç yerinden delinince sıvıyla dolu bir torba düşün, vurdukça o deriden kan dışarı fışkırıyor. irfan'da bu deri de kalmamıştı!
(sf 78)
ofansif sol bek ofansif sol bek
12 mart döneminde thkp-c davası'ndan yargılanmıştı. ağır işkencelerden geçirilmesine rağmen hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen ve bütün devrimcilerin saygısını kazanan irfan uçar, 1973'teki thkp-c duruşmaları sırasında tavır değiştirir. o güne kadar işkencelere karşı gösterdiği dirençle büyük saygı kazanan irfan uçar, mahkemede süleyman demirel'in amerikan emperyalizmi tarafından devrildiğini, kendisi dahil bütün devrimcilerin emperyalizmin oyununa gelerek cuntacıların ekmeğine yağ sürdüğünü, eski başbakan demirel ve 12 mart'ın meşhur işkencecilerinden 1. ordu komutanı faik türün'ün vatansever ve antiemperyalist kişiler olduğunu, bu insanlara destek verilmesi gerektiğini, o güne kadarki siyasi faaliyetlerinden büyük pişmanlık duyduğunu söyleyerek arkadaşlarını şoke eder. o kadar ki, mahir çayan'ı ve thkp-c'nin silahlı eylem anlayışını kıyasıya eleştiren ve bu yüzden gelecek devrimci kuşaklarda çok da iyi anılmayan yusuf küpeli-münir ramazan aktolga ikilisi bile bu kadar ileri gitmemişlerdi. irfan uçar, aynı duruşmada can güvenliği olmadığını, her an birlikte yargılandığı thkp-c'liler tarafından öldürülme riski olduğunu söyleyerek mahkemeden korunma da talep etmişti. bu hareketleriyle kendisine olan saygıyı sıfırlayan, nefret ve mide bulantısı gibi çeşitli hislere neden olan irfan uçar, cezaevinden çıktıktan sonra adalet partisi'ne katılacak, çok sevdiği demirel ve türün'le aynı partide siyaset yapacaktı.

o irfan uçar bugün ölmüş. hoş, o gün kendini kurtarmak için yaptığı savunmayla zaten ölmüştü de, manevi ölümünden yaklaşık yarım asır sonra maddi ölümü de gerçekleşmiş oldu.