iş adamı

hell guardian hell guardian
uluslarası anlamda, herhangi bir sahada iş üreten ve bununla kalmayıp başkalarına da iş veren,yeni iş sahası açan müteşebbis insanlardır.biz işadamı dediğimizde aklımıza tabiatiyle holding patronları ve genel müdürler gelir.halbuki içinde 7-8 işçisi olan bir atölyenin sahibi de devlet karşısında kanunen işadamıdır ve onlar da bile (eğer alabilirlerse) verilen pasaportlarda meslek için businessman yazar.
hell guardian hell guardian
(yeter sıçarım,tanım traşını aşarsak) bu heriflerin(üst düzeylerden bahsediyoruz) burunlarının kalkıklığı yüzünden yolda burunlarına sinek kaçar.o kadar para kazanıp,bir fakire acıyıp da 100.000tl veremezler.birbirlerini kucaklarına oturtup kazıklamak için türlü dalavera çevirip üstüne "ben namusuyla ticaret yapan bir işadamıyım" derler ve adamı potansiyel katil moduna sokarlar.hepsine kafam girsin.

tabi nazif zorlu gibilerine bir laf yok,adam harbi çalışıyor..
göğem göğem
günümüzde; özellikle 9-13 yaş arasındaki erkek çocuklarının büyüyünce olmak istedikleri tek şeydir.

''büyüyünce ne olacaksın'', çocukların nelere ilgi duyduklarını anlamak açısından sorulması mantıklı bir sorudur. hatta bu soruyu on beş yaşında birisine sorduğunuzda daha ''şekillendirilmiş'' yanıtlar alacağınız için; bir çocuğa bu soruyu sormak onu tanımak açısından daha önemlidir. bize de zamanında sordular; biz de ilkokulda arkadaşlarımıza sorardık: ''büyüyünce ne olacaksın?'' diye. verilen cevaplar genel olarak kızlarda: ''öğretmen, dansöz, ressam, çocuk doktoru...''; erkeklerde ise: ''asker, doktor, itfaiyeci, futbolcu, taksici...'' şeklindeydi.

şimdi ise neredeyse tüm çocuklarda sözleşmişçesine tek bir yanıt var: iş adamı. neden? önemli olan para. işin garip tarafı haliyle iş adamlığı diye bir meslek yoktur. önce bir mesleğin olur; sonra o konuyla ilgili yatırım yaparak; şirket kurarak vs. iş adamı olursun. bunu en basit şekliyle çocuğa anlatmaya çalışıp; neyle ilgili olarak çalışmak istediğini sorduğumda ise cevab veremedi'' ifadesiyle karşılaşıyorum.

çocuklara da hak veriyorum; izledikleri diziler var. örnek alınacak kişiler; ihaleden ihaleye koşan; ne iş yaptıkları tam belli olmasa da paraya para demeyen ''iş adamları''. eve gelen öğretmen onun hizmetinde, doktor onun hizmetinde, şişman bakkal gece gündüz ona duacı, çok elit zevkleri olan bu iş adamının arada gittiği galeride çalışanlar onun etrafında dört dönüyor. erkekler arabaya meraklı olur diyelim ama şoför hep ezik karakter; bunalımdan bunalıma koşuyor. mimarı, pahalı da olsa bedelini ödeyip yatağa atabiliyor, gazeteci; adamın bir telefonuyla haberi değiştiryor, dil bilen; piyano çalan; çocuk eğitiminde uzman mürebbiye ona yanık, amerika'da yaşayan ressam; bütün yaşamını bir kenara atıp iş adamının ailesiyle konakta yaşamaya hevesli, tüm erkekler onun emrinde, tüm kadınlar ona hasta. e, ben de büyüyünce iş adamı olmak istiyorum bi zahmet.
karamuratbenim karamuratbenim
genellikle topluma mal olmuş !! manken, şarkıcı, oyuncu vs. tayfasının, bir sike sap olamamış kocaları- sevgilileri için söylenen hede...ha bir de önceden "sosyete hedecisi" kavramı vardı .. halka, avama bir şey satsa olmaz ..tanışamazlardı eşyanın doğasına aykırı .. aklınızı sikiyim .. hayır daha afyonu patlamamış bu kafayla ben bunları okuyup sinirleniyorum ya, asıl kendi kafamı sikiyim ..
ben hanim ben hanim
yakup almelek tarafından yazılmış olan tiyatro oyunu. oyunun fazla klasik olan konusu ve çok da etkileyici olmayan anlatımı biraz hayal kırıklığı yaratsa da 2009 yılında broadway'de sahnelenmiş olması takdire şayandır. 2011-2012 sezonunda ankara'da sahne sanat tiyatrosu'nda seyirciyle buluşması beklenen oyundur aynı zamanda.
yanyataraküzümyiyenromaimparatoru yanyataraküzümyiyenromaimparatoru
yaptıkları işi bir kalıba sığdıramadıkları için "ne diyek lan, bunlara da iş adamı diyek. ne yaptıkları belli değil ki amk" gibi bir muhabbetten sonra ortaya çıkmışçasına bir hava veren iş kolu.

sanki dünya'da bir tek bunlar iş yapıyor lan. geriye kalan herkes işsiz. bakkal, avukat, garson, kasiyer, mühendis, öğretmen, doktor ve daha bir sürü meslek grubunun yaptığı şey daşşak yellemek, kafadan bit ayıklamak ya da eşek tıraş etmek sanki. "senin gibi gençleri iş sahibi yapıp, boynuna kıravat takmak için uydurulmuş saçmasapan bir kelime" diyen red'i hattırlattı yine bak. tamam bunun için söylememişti ama; yine de bundan çok da uzak bir anlam içermiyordu bu replik.

iş adamı, iş yapıyor sürekli. ölmeyecek kadar yiyip içerek ve bir miktar da uyuyarak geçirdiği vakit dışında iş yapıyor hep. en azından bende o algıyı uyandırıyor. tıpkı uzay yolu dizisinde mr spock konuşurken arkadaki adamın, bir monitörün etrafında dizilmis yüzlerce butona saniye farkıyla gelişigüzel basması gibi iş yapıyor yani. takım elbisesiyle sıçar, uyur, yer, sevişir, yüzer. ütüsü bozulmaz kesinlikle, tıpkı binlerce adamı dövüşerek öldüren ve takım elbisesine tek bir kırışık dahi girmeyen steven seagal gibi. yer, içer, uyur, iş yapar düsturunun dışına çıktım ama; adamı yüzdürdüm seviştirdim falan, olsun yine de.

bu arada,bunlar adamlara garezim olduğundan veya sevmediğimden değil sadece bu iki kelimeyi duyunca aklıma gelen kişi profili bu oluyor.
ah ya neymar ah ya neymar
tuhaf bir tanımdır.

mesela ne işle iştigal ettiğinizi sorduklarında iş adamıyım diyemezsiniz, çok ağır kekoluk olur. ama mesela bir arkadaşınız sizi bu x kendisi iş adamıdır diye tanıttığında abuk durmaz.

görüldüğü üzere iş adamı olmanın en kötü yanı ne işle meşgul olduğunuzu sorduklarında sıçmaktır. işverenim diyemezsiniz, patronum hiç diyemezsiniz, tüccarım deseniz yine keko, tacirim deseniz aman yanlış anlaşılabilir. bu yüzden sektörünüz ne ise ona göre yuvarlayıp söylersiniz. mesela çorap fabrikanız mı var, çorapçıyım gibi.

zordur azizim zor. kim istemezdi ki şöyle göğsünü gere gere açılın ben doktorum demek ya da müşteri hizmetlerindeki seksi bayana merhaba ben avukat neymar vadesiz hesap açmak istiyorum şeklinde giriş yapıp gülümsemek. hele hele bina kapısındaki zile iş adamı neymar yazdırmak.. nasıl öykünüyorum bir bilseniz :'(
tabuyoksunu tabuyoksunu
şunu unutmamak gerekir; devleti kağıt üzerinde dolandırabilen (vergi/stopaj/fatura...) adama iş adamı denir. eğer bunu yapamıyorsanız en kaliteli takım elbiseyi de giyseniz, maksimum büyük tüccar olursunuz.