iş bulamamak

5 /
mütehassıs mütehassıs
allah yardımcın olsun biraderim o süreçleri cidden iyi biliyorum, biliyorum diyorum gerçekten biliyorum evim'deki tv'yi sattım kirayı ödemek için o derece yani inşallah istediğin gibi bir iş bulursun en kısa zamanda...
bocasarıos bocasarıos
insan gerçekten hayret ediyor.
üniversite dediniz, iyi kötü bir bölüm okudum, mezun oldum.
iş tecrübesi olmadan istediğin kariyere sahip olamazsın dediniz. tecrübe edineyim dedim, başlangıç için fena değil dedim, girdim. 2.5 senedir çalışıyorum. bir yandan da kariyer hedefine uygun iş kovalıyorum tabi. çünkü kahrolsun bazı iş yerleri, kahrolsun iş tanımının esnekliği, kahrolsun verilmeyen mesai ücretleri, kahrolsun mobbing!
o işler öyle olmuyor cicim, çok çabalaman lazım dediniz, sonra var mı şurada bir tanıdığın, emmi oğlu, hala kızı, dayı metresi diye de eklediniz. olsa dükkan benim ama yok işte ne yapalım.
kariyer.net'le ciddi ilişkilerim oldu benim aylardır. evveliyatına okuduklarım! hayır olumlu dönmediniz tamam da, olumsuz için dönün bari. madem evlenmeyecektik niye profilime 30 kere baktın zalımın iş vereni.
bu iş böyle gitmez kpss'ye hazırlanayım dedim.bir dönemi ''kazanmalıyım'' gazıyla 4x4 geçir, zamanla 1.2'ye düş. işten kafa yorgunluğuyla çık, dersaneye git, eve gel, uyu. işten ayrılıp son bir kaç ay kasayım diye düşün. bunca zaman baba parası yemeyip, tekrar pederbanka talim etme fikri yemedi haliyle.
eeeh sokayım afedersin işine de, maaşına da, istifa edeyim bir iki aya iş bulurum, işten çıkmadan iş bulunmuyor kafasına gir. sonra çevrende bırak ayları, yıllardır iş bulamayan arkadaşlarını, psikolojilerini düşün. otur oturduğun yerde, o işler böyle de olmuyor. merhaba kısır döngü.
format at geçer format at geçer
17 yaşımdan beri iş hayatındayım tecrübe de yalan. yahu ilanlara baktığınızda zaten hepsinin birbirinin kopyası olduğunu fark edersiniz. insan kaynakları denen oluşumun bir bok bildiği yok. başka ilanlardan kopyala yapıştır yapıp bir iki değişiklikle ilan veriyorlar. bazı meslekler okulsuz bazı meslekler ise tecrübesiz olmaz. ancak bu salaklar neyin tecrübesiz neyin okulsuz neyin dilsiz olup olmayacağını bilmiyorlar. deneyimsizlik olayına gelirsek alırsın deneyimsizi 3 ay şu kadar maaş sonra şu kadara çıkacak dersin olur biter. sikko pozisyon için 10 yıl tecrübe isteyip yanında doktora isteyen var. olum adam okumaktan nasıl tecrübe yapsın ya da tecrübesi olan çalışmaktan nasıl okusun mal mısnız?
myrica myrica
hic yasamadigim sey.
zaten sektorumde(cruise duty free) faaliyet gosteren 3 4 firma var,onlarin bir tanesi bati avrupalilar disinda kimseyi almiyor ise,digerlerinin de nasil calistigini bildigim icin cayir cayir sorunsuz kabul edildim ise.
hos trye donunce yillardir suren yurtdisi tecrubesinin bir sike yaramayacagini adam gibi biliyorum.ulke batmis,ne tecrubesi amk?
breakthrough breakthrough
iş bulamamanızın nedeni tamamen sizsiniz, hiç kimse bahane üretmesin lütfen. kurumsal şirketler için konuşursak torpil diye bir kavram yok, mülakatlara çağrılmama nedeni ya da uygun bulunmama nedeniniz ya eğitiminiz, ya teknik yetersizliğiniz, ya da hazırladığınız cv'nin sizi doğru tasfir edememesi ve cv nizi inceleyen kişide işte bu aradığımız aday imajı yaratmaması. öte yandan kendinizi de şartlamamalısınız bir yerde işe gireceğim diye, kendi işinizi kurmakta bir alternatif her zaman risk alabilirseniz artık sayısız hibe şeklinde kredide mevcut devlet desteği genç girişimcilere en üst seviyede.

en önemlisi kurduğunuz etkileşim, konuşmanız kendinizi ifade edebilme yetiniz, yönetici adayınızla olan mülakat esnasındaki uyumunuz, çünkü iş tanımını iş ilanını bir çok kişinin sandığının aksine ik hazırlamıyor ilgili yöneticiler hazırlıyor ik yayınlıyor, ik personeliyle gerçekleştirdiğiniz görüşmenin işe girip girmemenizle hiç bir alakası yok kararı yöneticiniz veriyor ik aday sunuyor yöneticilere. sizin etkilemeniz gereken kişi yönetici adayınız, ik değil. şuana kadar aklınıza gelebilecek kurumsal çok uluslu olsun, türk olsun bir çok firma ile sayısız mülakat yaptım geçmiş zaman diliminde ve de bir çoğundan iş teklifi aldım, lakin en neticesinde türkiye'nin akla ilk gelen holdinglerinden birinde işe girdim sonradan da kendi işimi kurup ayrıldım.

son olarak bazen nadirde olsa işe alınmamanızın nedeni over-qualification oluyor, siz kendinizi gereğinden fazla geliştirmiş, iyi bir üniversitenin iyi bir bölümünü bitirmiş bir kaç adet yüksek lisansn yapmış, yurtdışı deneyimi kazanmış, sayısız akademik çalışma yapmış, sayısız teknik ve teknik olmayan kursa katılmış yabancı dilleri yalayıp yutmuş olsanız bile şirketlerdeki bir çok iş için bu yetilere ihtiyaç duyulmadığından ötürü tercih edilmiyorda olabilirsiniz.

sözün özü şu ki kendinizi bir işe gireceğim diye şartlamayın, iş bulamıyorsanız iş yaratın, daha doğrusu değer yaratın ve fark yaratın. değer yaratırken farkta yaratabildiğiniz an zaten bol kazancın kapısını aralamış hatta açmış olacaksınız.
mızmızkedi mızmızkedi
okumasaydım dedirtir. cidden okumasaydım dedirtir lanet ettirir, zaten çok büyük beklentin yoktur bir maaşım olsun, huzurlu bir ortam olsun dersin. kaç tane iş başvurusu yaptığını unutursun. yavaş yavaş kendinden umudunu kesmeye başlarsın , acaba bir salak ben miyim iş bulamıyorum dersin, kendine inancını kaybetmeye başlarsın. bir de çevrendekiler bile anlamaz zannederler ki sana iş yağıyor sen beğenmiyorsun, hiç öyle değildir bildiğin başvurursun başvurursun dönen yoktur. mühendislik okumuşsundur istersin ki kalite kontrol, üretim , ar-ge de çalışasın ,yok arkadaş. mümkün değil illa seni satış temsilcisi , tıbbi mümessil yapacaklar kafaya koymuşlar. gider maaş kısmına 1,500 ytl yazarsın artık dersin deneyim olsun para umrumda değil, başvurduğun yerler en az 3-4 yıl deneyim ister bakmazlar bile suratına.son çare gidersin tıbbi mümessillik mülakatına çünkü ümidin azalmıştır, amacın şudur çevremdekilerin çenesi kapansın. ik nın klasik sorusu şu, diyelim ki doktor sizi ofisinden kovaladı, hastalarla kavga ettiniz sinirleriniz sağlam mıdır? yahu dersin kim ki o kovalıyor o tıp okuduysa ben de mühendislik okudum ne bu ego dersin. kendimi onlara ezdirceğime işsiz kalırım dersin. bu arada tıbbi mümessillik yapan arkadaşlar varsa alınmayın, kolay meslek değil sizin ki takdir ediyorum sizi sağlam sinir isteyen iş.ben yapamadım işte cesaret edemedim .ya onun dışında her yere başvurursun satış temsilciliği, ar-ge, kalite kontrol . en çok ağırınıza giden ne olur biliyor musunuz? özellikle satış ve pazarlama alanlarında arananlar kısmında lise,ön lisans(mezun), üniversite(mezun), yüksek lisans(mezun) yazar ya. işte o an içiniz acır, e buraya girmek için çileye , uykusuz geçen vize gecelerime, sınav stresinden ağladığım zamanlara ihtiyaç yokmuş dersin. yazık bunca yıl okumama, o stresleri çekmeme dersin. ailene ezik hissedersin kendini, çevrene ezik hissedersin. bilmeyen arkadaşların yiyici, boş insan muamelesi çekerler. ailenden harçlık almak ağrına gider, onlar hep yanındadır maddi sıkıntın yoktur annen istersen çalışma diyecek kadar fedakardır bilir çünkü senin aslında ne kadar çabaladığını, kahrolduğunu. iş bulamamak idealizmi bırakmaktır, ne iş olsa yaparım moduna geçmektir hafiften, işi olan arkadaşlarının yanında ezik hisssetmektir kendini, iş stresinden yakınanlara ' lan ne güzel işin var daha ne istiyorsun ' demektir içinden, diplomaya bakıp yakmayı aklından sık sık geçirmektir.
çok uzakta öyle bir yer var çok uzakta öyle bir yer var
"çalışana iş var yaa"

şayet asgari ücret altında çalışır, ya da biraz üstünde çalışır da köpek gibi mesaileri içinize sindirirseniz iş var. ağız kokusu çekmek, afra tafra çekmek isterseniz de iş var.

kariyer/piyasalar/para dönmüyor gibi kelimeleri kullanan sistem çarkı kaypak insanlardan farklı olarak bir şey demek istiyorum. yoksa türkiye hariç heryerde para dönüyor. neyse.

bu durumun sorumlusu sizsiniz maalesef sevgili işsiz gençler. şükir edip her defasında daha azına razı olduğunuz için, kendinizden önce patronu düşünüp "sonuçta o da bu işe para yatırıp riske girmiş" "bize ekmek veriyor" anlayışını terk etmediğiniz için, sokağa çıkmadığınız için bu olanlar az bile. bu az bileyi beddua olarak söylemiyorum, öngörü olarak söylüyorum. yeni mezun olacaklar kadrolu bile çalışamayacak, kiralık işçi olarak sürünecek.

tabi siz bilirsiniz. sonuçta patron bize ekmek veriyor. devletimize işverenimize milletimize zeval gelmesin.
enverhoca enverhoca
bulmaya çalışına ödüldür aslında...
çalışmaya başladıktan sonra hali nice olacak farkında değil gariban.
illede iş illede iş.
az çalısan birine saygı duyarım.
hiç çalışmayan ise yüce insandır gözümde.
ozzz2110 ozzz2110
memleket ekonomik anlamda her dönem kendini toplayamadığından bu krizler hep olacak.

büyük işveren sayısı az. kobiler her ekonomik krizi buram buram hissederken yaptıkları şey maliyetleri kısmak adına ucuz iş gücü ya da eleman çıkarımı. ya da mevcut durumu koruma.
devlet destek ve teşvikleri var, ama yok gibi de. haliyle bir sıkıntı var bu konuda.

işveren acımasız oldukça ve iş arayan şartları beğenmeyerek, iradi işsizlikte yaratıyor. maaş, şartlar, yan haklar, sosyal haklar, eve yakınlık... ama gerçekten her şey para üzerine kurulduğu için işverende en ucuzuna gidiyor ve alabileceği en iyisini almaya bakıyor. o adam tecrübe için ya da boş kalmamak için giriyor ve 5 ay sonra kaçıyor ve bu döngü böyle gidiyor.
kıçı kırık işlere bile içeride tanıdık olmadan girmek artık mümkün olmuyor.

devlet iş kanunu yazmış ama denetimi mümkün mü ?
adam lise mezunu vasıfsız adamla, tahsilli tecrübeli adama asgari ücreti layık görüyor. sigorta girişinde meslek seçimi yapıyorsun da n'oluyor ikisi de asgari ücret hadi biri 100 lira farkla elden alıyor. 45 saati geçen mesailere göz yummazsan iş bulamıyorsun. bırak patron baskısını amir baskısı(egosu) kişileri yamultuyor. ikramiyen, yardımın vs hak getire. işine gideceksin onu bile karşılamaz patron. ve sen bu yorgunlukla çalışırsın.

mutsuz bir toplum olmasının en büyük sebebi bu maddi ve manevi sıkıntılar.

iş girene kadar stres devam, bir de girdikten sonra uğradığın haksızlıklar.

haliyle iş arayan çoğu zaman giremediği gibi bazen o işi tercih etmeyerekte işsiz kalıyor.
işverenler biraz daha vicdanlı olmadıkça ve devlet denetimi üstlenmedikçe bu durum devam edecektir.
5 /