iş hayatına atılacaklara tavsiyeler

8 /
scribe scribe
özellikle mühendis arkadaşlara sesleniyorum, yalvarırım okuldan mezun olunca bir bok biliyormuşçasına iş aramayın. başlangıç maaşlarınızı kafaya takmayın. özveriliyseniz maaşınız sene sonunda ciddi bir artış gösterecek. iş hayatına yeni başladığınızı, aslında işverenin size yatırım yaptığını unutmayın. mesela benim çok sevdiğim bi arkadaşım istanbul'da 5500 tl ile başladı. kendisi makina mühendisi. sigortası, yolu, yemeği, aldığı seminer ve eğitimleri de katarsak hesaba bu can dostumun işverene yıllık masrafı kabaca 120.000 tl. peki bu arkadaşımın bir hatta iki sene boyunca işe katkısı ne olacak ? hemen hemen hiçbir katkısı olmayacak. işveren mal mı bu adam kendisine bir şey katmadığı halde iki yılda kafadan 200-250.000 tl masraf yapsın ? değil tabii ki. ondaki potansiyeli görüp de bunu yapıyor. o yüzden rica edeceğim, lütfen başlangıç maaşına, çalışma saatlerine pek de kafayı takmayın. bir de rekabete açık bi sektör. yatana para da yok iş de yok.
ek olarak, hiçbir usta size şak diye iş öğretmez.hiçbir usta size şak diye iş öğretmez.hiçbir usta size şak diye iş öğretmez.hiçbir usta size şak diye iş öğretmez.
önce ustayla arkadaş olman, vakit geçirmen gerekir. yeri gelir çayını hatta yemeğini önüne götürmen gerekir. sigaranı paylaşman gerekir vs vs.
hiçbir şey bilmiyorum diye de tribe girmeyin. herkes sizin hiçbir şey bilmediğinizi biliyor zaten. zamanla öğreniyorsunuz bütün dinamikleri. üç, beş sene sonra önüne çayını götürdüğün ustanla rolleriniz değişiyor.
ah ya neymar ah ya neymar
zamanında üç farklı yerde asgari ücretli çalışmış şimdinin iş adamı olarak hem işçi, hem de patron gözünden tek bir tavsiyem vardır.

hiç kimseyle bırakın samimiyeti, iş dışında muhatap dahi olmayın.
planned planned
öncelikle burada yazılanlar kadar negatif olmayarak atılın iş hayatına. atıldığınızda onlarca karamsar, işinden memnun olmayan, şikayetçi insanlarla karşılaşacaksınız zaten, onların kendilerine göre haklılık payı olduğunu göz ardı etmeyerek olaylara pozitif tarafından bakmaya çalışın. iş hayatının mükemmel olduğunu iddia etmiyorum ama bunları uygulamazsanız önce mutsuz ardından da başarısız olursunuz.
caotic caotic
kamuda da calissan, ozel sektorde de, kendi isini de kursan ilk kural cebinde olmayan paraya guvenmemektir.

suradan kesin su para gelecek, buradan da bu gelse diye olmayan para ile is yapilmaz. o para girsin hele bir cebine. oyle.
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
birçok şey zaten söylenmiş de ilaveten bir iki şey ekleyeyim:

imzaladığınız iş sözleşmesini gerçekten okuyun ve fotoğrafını çekin.

işe girdikten sonra sigorta girişlerinizi sıkı sıkıya takip edin ki arada girdi çıktı yapamasınlar. aniden işinize son verilirse kibar bir şekilde ihbar tazminatınızı isteyin. ihbar alamazsın deneme süren doldu derlerse o zaman da deneme süresinde de sigorta girişi yapmaları gerektiğini ve kaçak işçi çalıştırmaktan ihbarda bulunacağınızı söyleyin.

işinize alenen son verilmeyip size şu aralar ihtiyaç duyulmuyor, arayacağız vs. ayağı yaparlarsa saf saf kanmayın. hukuki olarak bir süresi var, o kadar zaman işe gitmezseniz otomatik olarak çıkışınız yapılır, sözleşmeniz feshedilir ve ihbar tazminatınız yanar.

kimseyle içli dışlı olmayın, kliklere katılmayın ama tamamen de milleten uzak durmayın. sorulmadıkça kimsenin işine karışmayın. işinizi en güzel şekilde yaparak kimseye fırsat vermeyin.

amaaaaa en önemlisi: yasal haklarınızı koruyun*.
anlamlaragelesice anlamlaragelesice
sevmediğiniz alana parası daha iyi atlamayın hemen. gelir elbet düzelir ama yaptığınız iş vicdan azabı gibi yapışır. ondan sonra alan değiştirmek de daha zor olacaktır. söverek işe gitmek hoş olmuyor pek.

insanlarla ilişkiler kişisel tercih olacağı için kimseye bir şey demek düşmez ama çok muhabbet tez ayrılık getirir. hemen her gün görüyorsunuz zaten bu insanları. sınırları iyi çizmek lazım.

insanların yüzünden genelde mutsuzluk ve umutsuzuk akar. siz de onlara aynen böyle mendebur bir sıfatla bakın.

müdürlere veya yöneticilere yalakalık yapmayın. terfi alayım derken karakterinizden olmaya gerek yok.

maaşlı bir çalışansanız zam oranınız büyük ihtimalle enflasyondan düşük olacaktır. bu para niye eriyor diye şaşırmayın olur öyle.

ulaşım ağı kötü olan bir şehirde işten uzakta oturuyorsanız servis önemli. hem yolda uyumak iyi gelir hem de toplu taşımada iç organ düğümlenmesi yaşamazsınız.
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
para mevzusu açılınca kardeşim diye hitap eden bir patrona denk gelirsen arkanı dön ve hızlıca uzaklaş. hatta aileyiz mesajı vermeye çalışana denk gelirsen bir tekme savur öyle kaç. aile değilsiniz sen de onun kardeşi değilsin. öyle olsa eşit şartlarda olurdunuz , artı değeri cebe indirmezdi o sahtekar.
piyano çalmayı bilmiyorum piyano çalmayı bilmiyorum
sırf iyi para verdiler diye her işi kabul etmeyin.

çalışmaya karar verdiğiniz şirketin insan profilini, özellikle yöneticilerini ilgili mecralardan araştırmayı unutmayın.

memleketin hatrı sayılır üniversitelerinden birinden mezunsanız, bilmemnesikim üniversitesi mezunu ile aynı ortamda çalışmak zorunda kaldığınızda ömrünüzden ömür gittiğini fark edeceksiniz. bu bilmemnesikim üniversitelerinden mezun arkadaşlar hayatının hiç bir döneminde çalışma konusunda kendilerini disipline çekmedikleri için iş hayatında da aynı şekilde ömürlerini geçirmeye çalışırlar. genelde de şirketlerin sik sok departmanlarında/bölümlerinde çalıştırılırlar. gel gör ki bu profil, şirketteki ünvanının çok bi sik olduğunu düşünüp sizin işinize burnunu sokmaya, akıl vermeye çalışır. bi nevi ne oldum delisi durumu. bir de bu arkadaşların yöneticileri de bu durumu fark etmiyor ve sizin vasıfsız yöneticinizi bastırıyorsa seyreyleyin cümbüşü.

yaptığınız işte kendinize güveniyorsanız yolunuzda diretin. amirinizle sorunu çözemediyseniz, bir üst yöneticinize gidin. onunla da çözemiyorsanız bir üste. onunla da çözemezseniz kendinize yeni bir iş bulun, o şirkette iş bitmez.
8 /