ismet özel

1 /
chaconne chaconne
türkiye'nin en iyi şairi olduğuna kalıbımı basacağım, büyük ve kibirli şahsiyet. şahsından maada irdelenmesi gereken, şiirleri istidadının ne denli yüksek olduğuna kanaat getirten, düşünceleri aydınlanma gereksinimi olarak ve de büyük bir türk düşünürüymüşçesine okunması gereken şair/yazar/filozof.
marihubaba marihubaba
bana en çok şiirini ezberleten rüzgarda yürürken kalabalıklara girerken yağmurdan kaçarken hafızamda çakan şiirleri yazan bir zamanların büyük şairi.temel aldığı dünya görüşünden çok düşünce sisteminden dolayı sivrilen kitaplarında referans olarak zikrettiği kaynaklar her zaman ufuk açıcı olmuş büyük değil ama her zaman ilgi çekici kalabilmiş düşünür hatta filozof.

incir yarpuz karamela/lahavle vela kuvvete illa billah!
surat surat
bu ülke insanının zihniyetini biraz olsun yola koymak için elden ne gelmişse yapmış olmasına rağmen yine bu ülke insanı tarafından her zaman anlaşılmamakla cezalandırılıp yok sayılmaya kalkışılmış yüzyılın türkiyesindeki en büyük kanaat önderidir. en son olarak islamcıların iktidardaki kapitalizm şatafatından parsayı kapmaya çalıştığını( özellikle akp iktidarından sonra ) görünce islamcılıktan vazcaydığını ve düzen içerisindeki oyun bozancılığını tekrardan yineleyerek müslüman kalmayı becerebilmiş şahsiyet abidesi. şiirlerinin bir klasik olarak kalabileceği tartışılabilirse de bu ülkede kendini tekrarlamaktan öteye gidemeyen ikinci yenicilerin bile ağzını açıkta bırakacak kadar kelimelerin heykeltıraşıdır....bir yusuf masalı adlı şiir kitabı geleneksel şiirin modernize edilerek hal yoluna konulmasıdır..münacaatı insanı yerlere serecek kadar aşkidir.bu münacaatı ezberleyerek yakarışta bulunma isteğim şiiri ilk duydudğumdan beri içimde alevlenip durur. başıcu kitabı üç mesele olsa gerektir.zira üç yüzyıldır batının teknik, bilim ve modernizmiyle kendini geri ve aşağılık olduğunun kanaatine inanmış islam coğrafyasına bu aşağılık kompleksinden kurtulmanın çarelerini vermektedir. bu coğrafyada doğupta eli kitap tutacak kadar olanların ismet özel okumadan göçip gitmeleri ciddi bir rahatsızlık kaynağıdır ...
kuzudis kuzudis
hayatı şiir okumakla geçmiş adamlarca dahi şairliği üzerinde tartışılmaya mahal bırakmayacak kadar şairdir ismet özel., gel gelelim birkaç şiirinden sonra asla okumayacağım şairler arasında da yerini almıştır. ama bu tarz davranışlar ne onun şairliğinden bir şey götürür. ne de benim şiirden anladığıma ya da anlamadığıma işaret eder., ayrıca bir şairin sol yanlısı, sağ yanlısı, yan yanlısı tarzı yaklaşımlarla anılması da ne kadar acıdır., ve hatta sadece bahsedilen kesime hitap edildiğinin düşünülmesi. nazım hikmet okurken aldığım zevki, necip fazıl okurken de alıyorum ben. küçük iskender in şiirlerini acaip seviyorum., ama eşcinsel de değilim halbuki., rimbaud okurken, onun tabii olduğu şartlara tabii olmam gerekmiyor., ismet özel okuyacak olsam solcu ya da sağcı olmam gerekmediği gibi., onun şiirlerini okurken bu adam geçmişte ne yapmış, ne yapmamış gibi başkasının yaptıklarını kendi vicdan terazimde tartmamın saçma olduğu gibi. ideolojiler arasında sıkışmış ve herşeyi bildiğini sanan bünyelerin anlayamayacağı şeylerdir bunlar. şiirler ve şairler., işte bu anlaşılmamış şairlerden de biridir.,bir garip ismet özel.
hayatberbat hayatberbat
"altıkırkbeşte vapur ve sancı geç saatlerde
eski savaşçılar vesair geçmiyor bulutlardan
çiçek alıp eve götürüyoruz
bunun bir delilik olduğunu bile bile
en ıssız duyguların ucunda karakollar
asmaların altı tuzak ve tuzak caddelerde
külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu
gözler kısılıp bakılıyor bize .

biliniyor
bizim mahsustan yaşadığımız
biliniyor
şarkıların sırası bizde
biliniyor
hayat bizden razıdır
biliniyor
otların sarardığı yerde güneş
kurşunun değdiği tende heves kalmıştır.”



bu dizelerin sahibine nasıl şair değildir denilir bilemiyorum ismet özel elbette şairdir son büyük şair denir kendine haklı olunan yerlerde çoktur..işte burda en büyük sorun devreye girer şiir bazen öyle büyür ki şairden çıkar onun değildir artık ismet özelin böyle çok şiiri vardır..burda ne şiire ne de şaire bok atmamak gerekir..
muglak muglak
ağlamadan
dillerim dolaşmadan
yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı
üzerime yüreğimden başka muska takmadan
konuşmak istiyorum.

(bkz: mazot)

demiş ve olayı bitirmiş şair ötesi.
gölgeningücü gölgeningücü
yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
- yaşama!
- ya bileydim?
yazar: mıydım
hiç: şiir.

erbain kitabının başında yer alan bu şiir onu en iyi anlatan şiirler(in)den biridir..

ismet özel ara ara ilginç çıkışlar yapar ortalığı savurur..nuriye akman'la üç gün süren bir röportajı yayınlanmıştı zaman gazetesinde; üç günün sonunda neredyse hiç olumlu tepki yoktu hakkında..

tam manasıyla şair..uçların şairi
lenineli lenineli
yeni kuşak gençliğini tavlayabildiğini düşündüğüm şair.

kırk tilki dolaşır ismet özel'in kafasında, kırkının da kuyruğu birbirine değmez.

oktay rifat; "yazar hayatı boyunca kendini arar" der; ancak; elinsaf! ismet özel, bugün 68'in devrimci, toplumcu edebiyat damarından milli gazete yazarlığına değin geldiği yerde, insanın tinsel hususta ve bir sanatçı olarak edebî yaşantısında geçirdiği ani ve keskin değişimler eliyle dikkat çekici deneyimler sunan birisi olarak "kendini arama"nın ötelerinde cevaplı soru işaretleri(!) hasıl oldurabiliyor şükür!

68 kuşağı'nın ülke indinde yaratmış olduğu atmosferden etkilenip "devrimci genç şairler savaş açıyor" adlı edebî tartışmada ikinci yeni'yi yerden yere vurmanın hem devrimci edebiyat hem de bir 'güzel' olarak sanat cihetinden anlaşılır bir yanı olabilir elbet. üstelik daha önce kendisi de 'ikinci yeni' tadında şiirler yazıyor olmasına karşın! ataol behramaoğlu için yazdığı "yıkılma sakın" adlı şiirde faşizmin zorluklarına karşı dik durmayı ve onurlu olmayı salık vereceksin; "evet isyan" diyeceksin ancak çok geçmeden 12 mart darbesiyle yelkenleri suya indirip, en masum ifadeyle 'çark edip' "islami cephe"de saf tutacaksın. bu bile makûl bir durumdur. her kim ise her insan dünya görüşünde farklılıklar yaşayabilir, diktatörlüğün acımasız saldırıları karşında dayanamayabilir; ancak saf değiştirip geldiğin, beslendiğin, kuvvetle muhtemel elinin kalem tutuyor olmasına en büyük katkıyı sunmuş devrimci membaa saldırmak, hele hele sivas katliamını gerekçelendirebilecek kadar kendinden geçmek bir sanatçıya(!) yakışık kalan bir durum değildir. başka başka durumlara hizmet eder.

islami kesimin başka örnekleri de bulunan bu durum karşısında, ismet özel'i de devrimci değerlere saldırı amaçları için kullanacağı da hayli sarihti. ve bu daha çok kendini milli gazete'de gösterdi. kendi köşesinden geçmişiyle hesaplaşması 30 yıldır bitmeyen birinin kaleminden inkâr ve saldırıları izlendi.

gün geldi şunu yazdı nihayet:

"türk toplumunun kültürel değeri zaten islâmiyettir. o yüzden de islami siyaset yapan insanlar hazır bir şeyi kullandıkları ve bu yüzden de sosyalistler gibi harç taşımak zorunda olmadıkları için bu hareketi kullanmakla geçirdiler vakitlerini. sosyalistler, mücadelelerinde büyük sıkıntıya girdiler, öbürleri ise sıkıştıklarında hemen 'tamam, ben savunmuyorum, zaten bu islamdır' deyip bıraktılar. sosyalistler, islamcılardan daha samimiydi. islami hareket, sadece pastanın peşinde."

ne yani?

tilki mi, kırk tane mi?

ben "dönek" demiyorum; çünkü örneklenen bu yazısından anlaşıldığı üzere bundan da epey alınan biri gibi. şairleri üzmeyiniz!..
kürşat germiyangil kürşat germiyangil
her şiirin kendi dili olduğunu belirten üstaz-ı azam.bir örnekle de açıklıyor.mesela 'penceremden kuş uçtu gitti' dizesi.bu dizede ki her kelime kendi öz anlamlarından arınarak şairin o şiir için oluşturduğu dilde ki anlama bürünmüştür.şöyle ki burda ki pencere bir şiirde kalp veya gönül olarak anlamlandırılabileceği gibi diğer bir şiirde de akıl veya zihin olarak anlamlandırılabilir.diğer herbir kelime içinde geçerlidir bu.

not:aynı zamanda yabancı dillerde anlamasak bile şiir okumamızı önerir.
serpico serpico
ismet özel 1944 yılında kayseri söke'de bir polis çocuğu olarak dünyaya geldi. bir polis çocuğunun komünist olması, hele de komünistlere polislerin göz açtırmadığı bir dönemde düşünülesidir.
türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi şairlerindendir. hakiki anlamıyla bir mütefekkirdir.
yurdum insanı önüne gelene "türkiye seninle gurur duyuyor" ifadesini layık görse de bu söze müstehak nadir adamlardandır.
eserleri:

şiir kitapları:
geceleyin bir koşu 1966
evet, isyan 1969
cinayetler kitabı 1975
celladıma gülümserken 1984
erbain 1987
bir yusuf masalı 1999

deneme yazıları:
üç mesele 1978
zor zamanda konuşmak 1984
taşları yemek yasak 1985
bakanlar ve görenler 1985
faydasız yazılar 1986
irtica elden gidiyor 1986
surat asmak hakkımız 1987
tehdit değil teklif 1987
waldo sen neden burada değilsin? 1988
sorulunca söylenen 1988
cuma mektupları 1989
tahrir vazifeleri 1994
neyi kaybettiğini hatırla 1995
ve'l-asr 1995
tavşanın randevusu 1999

anlaşılması zor, kafa patlatılması gereken imge yüklü şiirleri vardır.

bilmek, o da ürkütüyor
yine de biliyorum
yağmurun açtığı yaralar kapanmaz çocuklarda
kipti kipti
şairliğine kimse bok atamaz, türk şiirinin tartışmasız en büyük şairlerinden. ancak siyasi düşüncelerindeki gel git durumlar ve insani tarafında mesela madımak oteli'nde yaşananlar sonrasında yaptığı açıklamalarla, bu şiirleri yazan bu lafları edemez düşüncesinin hasıl olmasına sebep olmuştur.
1 /