işsizlik

2 /
oska oska
die verilerinin gerçekçi olmadığı sorunlardan sadece biridir.hesaplamar yapılırken sigortasız çalışan işçiler hesaplan(a)mamaktadır.enflasyon hesaplaması gibi komik bir rakam çıkmaktadır her daim karşımıza.ama bu veri muhalifler ve muhalefet ruhu ile yayın yapan yazılı ve görsel neşriyat tarafından kullanılamayacağı için pekte ses çıkarılmaz ülkemizde.
elron elron
çalışma hayatım boyunca 2 aylık bir zaman diliminde tecrübe ettiğim durum.

bu kadarlık bir zaman diliminde yaşanmış olsa da insanı boşluğa düşmüş ve işe yaramaz hissetmesine sebep olması bakımından başta psikolojik, ve sonrasında da maddi olarak yıpratan, ancak yine de çalışmanın anlam ve önemini kavramak ve değerini bilmek gibi olumlu etkileri sebebiyle yaşamış olmaktan memnun olduğum süreç.
syntaxerror syntaxerror
uluslararası çalışma örgütü *'nün tanımına göre: "belirli bir dönemde işi olmayan, çalışmaya hazır olan ve iş arayan kişilerin" ortaya çıkardığı bir kavramdır. bu noktada kavramsal olarak üç öğe ön plana çıkmaktadır. 1) çalışma çağında olmak (15+ yaş), 2) çalışmaya hazır olmak 3) fiilien iş arıyor olmak. bir kişinin işsiz kabul edilmesi için yukarıdaki 3 öğenin de olması gereklidir. işsizlik ikiye ayrılmaktadır., açık ve gizli işsizlik.

önüne bir sıfat konmadıkça, işsizlik denildiği zaman vurgu yapılan kavram açık işsizliktir. açık işsizlik kendi içinde de bir çok işsizlik türünü barındırır. tek cümleyle çok kısa ifade etmek gerekirse:
-toplam talep yetersizliğinden kaynaklanan işsizlik: mal ve hizmetlere olan talebin düşmesine bağlı olarak işgücü piyasasındaki talebin de yetersiz gerçekleşmesi nedeniyle, cari ücret oranında çalışmak isteyenlere, istihdam olanağı sağlanamaması durumudur.
- konjonktürel işsizlik:belli bir döneminde yaşanan ekonomik durumun yansımasıdır. (bkz: 1929 bunalımı) (bkz: 1974 petrol kirizi)
- yapısal işsizlik: oluşumunda mesleki, kurumsal, demografik yapı değişikliklerinin rol oynadığı işsizlik türüdür. işgücü talebindeki yapı değişikliklerine, işgücü arzının hemen uyum sağlayamaması sonucu yaşanan bir dengesizliktir. uzun süreli olması ve nüfusun belli bir kesimini (gençler, kadınlar, tarımda çalışanlar vs) etkilemesi sebebiyle diğer işsizlik türleri arasında özel bir öneme sahiptir.
- mevsimlik işsizlik: çeşitli mevsimlik sektörlerde (balıkçılık, ormancılık, turizm vs) faaliyet dönemi dışında yaşanan işsizliktir.
- teknolojik işsizlik: teknolojik ilerleme ile bir kısım emeğin atıl kalması durumudur. üretim sürecinde makinalaşma ile birlikte bir takım işçilerin işten çıkarılması şeklinde örneklenebilir.
- friksiyonel işsizlik: ilk işlerini aramakta olanlar ile, çeşitli nedenlerle iş değiştirmek isteyen kişilerin işsiz kaldıkları süre ile açıklanmaktadır. kalkınma düzeyi ne olursa olsun daima görülen bir işsizlik türüdür.

açık işsizliğin dışında, bir diğer işsizlik türü de gizli işsizliktir. çok kısaca bir tanım yapmak gerekirse: üretim sürecindeki emek miktarı, diğer üretim faktörlerine göre o kadar fazladır ki, emeğin bir kısmını çekip almakla toplam üretim miktarında bir değişme olmaz. iktisadi terminoloji ile ifade edersem, emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olduğu durumdur. ülkemizde, kamu kurumlarını yıllarca şişirilmiş, gereksiz bir sürü insanla doldurulmuş şeklinin yansımasıdır. bir işi yapacak o kadar çok insan vardır ki, o insanların bir çoğunu işten atsanız dahi, sonuç değişmez. tabii ülkemizde yıllarca kadro ile kamu kuruluşlarını şişirme politikası sonucu devlete büyük külfet olan bu kurumlar, "aha bakın hem külfet oluyorlar, hem zarar ediyorlar" mantığı ile kötü gösterilerek bir bir özelleştirilmişler ve piyasanın vahşi işleyişine kendilerini kaptırmışlardır.

(bkz: copy paste değil alın teri)
(bkz: hey yavrum be)
ceyyar kermit ceyyar kermit
televizyon ve sinema sektöründeki nedeni, orospu çocuğu işverenler ve stajyer diye bedavaya çalışan birçok aptal insandır. gittik okul okuduk, staja girdik para vermiyorlar da "eyvallah" diyorsun, "yeniyiz, iş öğreniyoruz" diyorsun stajı yapıyorsun bir güzel. staj dönemin bitiyor, devam ediyorsun ancak maaş yok. e daha hala stajyer olduğunu öğreniyorsun. neden? çünkü iş bilmiyorsun. bir süre daha böyle devam ediyorsun. sonra başka yerden "gel 1 ay çalış, sonra haftada 200-250 ile başlarsın" gibisinden bir teklif duyuyorsun ve zıplıyorsun tabi haliyle. ancak 1 ay çalıştıktan sonra noluyor? çıkarılıyorsun. sonra başka bir yere gidiyorsun. "şunu biliyor musun?" diyor adam. "eee şey biraz biliyorum, okulda gös..." "tamam. öğrenirsin burada" diyor ve gene para almadan çalışıyorsun. nedeni iş öğrenmek. tamam işi yeni öğrenen birine dünya para verilmez elbette ama çalışma şevki vermek için de cebine az biraz bir şey koyarsın. iş öğrenmek? ulan hangi işi, o işte çalışmadan öğrenebilirsin ki? peki 1 sene para verilmeden çalışılan kaç iş biliyorsunuz? radyo televizyon yayımcılığı, radyo televizyon sinema gibi bölümler yazacaklara en büyük tavsiyem; yazmayın. son yerleştirmeler sonucu kazanan varsa da gitmesin. gidin öğretmen olun, memur olun... en güzeli.
mikeyx mikeyx
muhtemelen herkesin hayatında bir dönem yaşadığı, allahım bu dünyaya ben neden geldim dedirten durumdur.

is bulamamanın çeşitli sıkıntıları vardır.

ilk olarak kişisel sıkıntı vardır. kişi kendini değersiz işe yaramaz yetersiz cahil salak uğursuz rezil hissetmeye başlar özgüvenini kaybeder dış dünyaya küser. parasızlık ile gelen asosyallikte bunun tuzu biberi olur. çalmayan bir telefon, delik bir cep, yalnızlık ve özgüvensizliğin muhteşem bir kombinasyonunu yaşar insan.

ikinci olarakta çevresel sıkıntı vardır. her gece eve gelen ebeveynler çalışmaktan yorulmuşlardır. ilk başlarda sormazlar ne olup bittiğini ama bir süre sonra ne var ilanlarda birşeyler var mı demeye başlarlar. işte o anda dünya insanın başına yıkılır. her gece aynı soruya ne cevap vereceğini düşünen birey sıkıntıdan kurtaramaz kendini.

birde ekstra olarak insanı çileden çıkartan tipler vardır.

- abi naber ne yaptın iş falan bulabildin mi
- yok abi evdeyiz hala sıkıntı
- abi en güzeli böyle, keşke bende evde oturabilsem çok yoruluyoruz işte, tatil yapıyorsun ne güzel
- (içses) sittir pezevenk (dışses) yani tatilde bir yere kadar bilader sıkılıyor insan
- hehe gel değişelim istersen ben seve seve değişirim
- (içses) nah değişirsin yavşak (dışses) bana uyar!
tatalu tatalu
yine de değeri bilinmesi gereken, açlık söz konusu değilse.

evet, çıldırıyordum mezun olduğum halde bir türlü durumumu netleştiremediğim ve bir işe başlamadığım için. ama şimdi aklıma "3 şeyin değerini bileceksin" sözünün bununla ilgili kısmı geliyor; "çalışırken, boş zamanının..." diğer ikisini hatırlamıyorum, biri "sağlıklıyken sağlığının" dı galiba. her neyse. eğer işsizseniz ve açlık söz konusu değilse, bu işsizlik, bu boş zaman, size allah tarafından verilmiş; kendinizi geliştirmeniz, belki ruhunuzu dinlendirmeniz için uygun görülmüş bir boş zamandır. sonuçta her şey nasip. eğer şu zamanda boş boş oturmanız yazılmışsa alnınıza oturacaksınız.

yeni yemek tarifleri öğrenebilir, spor yapabilir, bütün popüler dizileri bir haftada bitirip çağımızın entellektüel seviyesini yakalayabilir veya bir roman yazmaya başlayabilirsiniz. roman yazmak şu ara en çok tuttuğum fikir hm.
comeunfiumetu comeunfiumetu
havuzdaki nilüferler gibidir işsiz insan ne bir kökü vardır kendisini hayata bağlayan ne de çekip gitme özgürlüğü …kaçmak ister ama nereye… ne bir kaçış noktası vardır ne de kaçılabilecek bir yer…öyle bir cendereye itilir ki insan en karanlıklardan daha karanlık odalara benzer o yaşamlar… küçücük bir ışık görse peşinden gitmeye mahkum gibidir. seçim şansı yoktu r … olmayacaktır da ... o karanlık odada kıpırdayamaz insan,hareket edemez…elleri kolları bağlanır…gelecek de alaca karanlıktır o odada ..görünmez, kendisi hakkında tahmin yürütülemez. bilinmeyene yolculuktur işsizlik. fiziksel yasamı köreltmekle yetmez;işsizlik, bilişsel yasamı da yok eder .. parazit gibidir yavaş yavaş beslenir ruhunuzdan, bedeninizden… hayallerinizden çalar, umutlarınızdan çalar, geleceğinizden çalar..
nutella nutella
insanın kendini işe yaramaz hissetmesi, bunca eğitim boşa mı demesidir.eve hapsolmak günden güne psikolojinini bozulması, arkadaşlarınla bile görüşmek istememektir.iş bulabildin mi sorularına verilen cevabın her geçen gün daha da aksileşmesi insanlardan kaçma eğiliminin oluşmasıdır.
bridget jones bridget jones
devlet bakanı mehmet şimşek'in açıklamasına göre krizden sonra artmasının asıl sorumlusu kadınlarmış. bu zamanlarda daha önce iş arayanlar kesimine dahil olmayan kadınlar da iş aramaya başladıklarından artmış işsizlik. yoksa sanayide %25 küçülmenin, kapanan fabrikaların, durma noktasına gelen sektörlerin etkisi yokmuş bu artışta. e tabi kadına biçilen rolü en az 3 çocuk yapmak olarak gösteren bir hükümetten beklenebilen bir açıklama.

kötümserlik pompalanıyor demiş bakanımız. peki biraz olumlu olalım o zaman. evet her 4 gençten 1'i işsiz ülkemizde. bakanın hesabına göre bu gençler iş aramayı bıraksın işsizlik azalacak. ekonomiyi matematik gibi sadece formüller üzerine oturtacaksak evet bu doğru. ama sosyal bir konu ekonomi, ortada insan var unutulmasın bu. hadi hakettiğimiz hayatı yaşayamıyoruz toplumca, bari dalga geçilmesin bizimle bu şekilde.
2 /