istanbul da ulaşım probleminin sebepleri

1 /
quasimodo sw quasimodo sw
başlık: istanbul da ulaşım probleminin çözülememesinin sebepleri

önce başka bir başlıkta yazdım ama böylesi daha iyi olur diye düşündüm.

metrobüs; evet, tüm hakaretleri hak eden bir aşırı toplu ulaşım aracı. istanbul'da yaşanabilecek en fantastik olaydır hatta metrobüse binmek.

bir ara çok sık kullanırdım bu aracı. bir süre sonra düzenli olarak binildiği için insan kanıksamaya başlıyor. ama düşünüyorum da metrobüs olmasaydı daha mı kolay olurdu diye. daha iyi olmazdı.

cidden yöneticilerimizi tebrik etmek gerek bu metrobüs denen olaydan dolayı. e-5 trafiğine kalmadan tüm bu olumsuzluklarının yanında hızlı bir şekilde ulaşım imkanı sunuyor. her türlü şüpheye rağmen marmaray, tramvay hatları, bazı metro hatları istanbul'un ulaşımı için oldukça iyi yatırımlar. bunu kabul etmek gerek. üstelik son yıllarda satın alınan otobüsler de eskiye nazaran seyahati önemli ölçüde kolaylaştırdı diyebilirim. yani iett ve raylı sistem yatırımları son zamanlarda iyi gidiyor diyebilirim.

ama bilmem farkettiniz mi, tüm bu yatırımlara rağmen istanbul trafiği bir türlü rahatlamıyor. onca yeni hatta, otobüse rağmen toplu taşıma araçlarının doluluk oranı normal seviyelere düşmüyor, hep balık istifi.

belki hatırlarsınız metrobüs ilk kullanıma açıldığında e-5 üzerinde gözle görülür bir rahatlama olmuştu. yani metrobüs gerçekten bekleneni vermişti. ama çok sürmedi. yine eski haline döndü e-5.

istanbulda son 8-10 yıldır bir konut furyası almış başını gidiyor. adamlar beton yığınlarını istanbullulara yediriyorlar. sağlam da rant dönüyor hani. öyle kentsel dönüşüm filan da bahane. yıkılan çok az sayıda yerleşim birimi var. onlardan açılan küçücük yere de çok daha kalabalık binalar dikiliyor. yıllardır da bir slogan almış başını gidiyor; "e-5'e bilmem kaç dakika mesafede yaşam sizi bekliyor diye." işte asıl problem de bu zaten. sanki e-5'e 5 dakika mesafede olması bir halta yarıyormuş gibi. ulan e-5'e girdikten sonra saatte 15 ile gitsek ne olur gitmesek ne olur. evet, metrosuydu otobüsüydü filan güzel şeyler, hakkını vermek gerek ama o yeni yapılan ulaşım araçları istanbul'un var olan yükün hafifletmeden rant uğruna şehre kalabalıkları daha da yığarsan, ne trafik rahatlar ne de yeni ulaşım araçları bekleneni verir. anca yeni yapılan konutların yükünü bir nebze hafifletir. ama istanbul ulaşımını daha iyi bir hale getirmez.

zaten son 10 yılda istanbul'un özetini taksim meydanının zeminine bakarak anlayabilirsiniz.

istanbul ile ilgili konuşmalarda genelde "eskiden çöp dağları vardı, şimdi en azından onlar yok, daha iyi değil mi?" tarzı cümlelerle karşılaşıyorum. ama insanlar şunu idrak edemiyor; elbette çöp yığınlarının temizlenmesi iyi birşey ama çöp yığınları geçicidir. adam akıllı bir yönetim programıyla kısa sürede düzenlenebilir. ama o beton yığınları yıllar geçse de istanbul'dan temizlenemez.

kaldıki özellikle istanbul'un kenar semtlerinde yeni yapılan sitelere bakarsanız durumun ne kadar vahim olduğunu görürsünüz. hiçbiri planlı değil. birkaç dönüm arazi bulan adam yapmış siteyi. site içi güzel, eyvallah ama site dışındaki kent düzenlemesi gibi şeyler göz ardı edildiği için istanbul'un karşı karşıya kaldığı tehlike artık çarpık yapılaşmadan ziyade çarpık siteleşmeye dönüştü. istanbul uzun vadede bunun bedelini ağır öder. şimdi o işçi sınıfının yığılmasına göz yumulan semtlerin bedelinin ağır ödeniyor olduğu gibi.

hoş, konutların dışında yapılması planlanan projeler de istanbul'a inanılmaz bir yük getirecek gibi. heleki istabul'da o kadar şehir varken bir de istanbul'u olimpiyatlar için aday göstermek tam bir akıl tutulmasıydı. istanbul nüfusunun azalması gerekirken sürekli arttırmaya yönelik planlar yapılıyor. yeni yapılan konutlara "sınıf atlayan" insanlar yerleşiyor ve boşalan eski binaları da istanbul'un lokomotifi olan anadolu insanı dolduruyor.

metrobüsten şehir çözümlemesi yaptım ama affola. "metrobüse binme" "metrobüste yer kapma" gibi taktikler için mesaj kutumu aydınlatabilirsiniz.
böyle bir yazar yok böyle bir yazar yok
yeteri kadar metro hattının olmayışı, koskoca şehirde iki ana güzergahın bulunması, yolların dar olması, yeteri kadar otopark olmaması, şehir yerleşiminin yatay değil dikey şekilde yapılanması, arada boşluk olmadan yanyana yapılan binalar, garajı olmayan bitişik evlere sahip olduğumuz için zaten iki veya üç şerit olan yolun bir şeridini park eden arabaların kaplaması, şehrin kalabalıklığı, türkiye'de istanbul'a alternatif başka kentin olmaması, istanbul'un rantı yüksek bir şehir olması, şehri ve ülkeyi yönetenlerin parayı çok sevmesi.
neyçırsever neyçırsever
bir anım depreşti: uzun zaman geçmişti istanbulu görmeyeli. vapura, trene, otobüslere bindim.
metroya binmek üzere yerin dibine doğru uzanan merdivenlerden inerken iki yanımda sallanan kollarımı başkaları götürüyordu sanki. ben de kısa aralıklarla havalanıyor, bir veya iki metre yere temas etmeden iniyordum merdivenleri. nasıl olduysa zemine ulaştık. hem de hepberaber. belki iki milyon vardık. sağ tarafımdan birbirini elleyen erkekler, sol tarafımdan bir bayanı aralarına alan erkekler gözüme, arkamdan ise öpüşen kızların, teyzelerin dudaklarının şıpırtısı kulağıma çarpıyordu.
birdenbire tüm bu sapıkça düşünceleri eyleme dönüştüren varlıklar ayrılıverdiler. uzaktan bir ses duymuş da irkilmiş gibi göründüler. metro geliyordu. geldi ve durdu. içerden çıkanların üzerinden birkaç gölge geçer gibi olurken anladık ki üstün yetenekleri ile zekalarını buluşturabilmiş olanlar çoktan metroda boş koltukları işgal etmişti. inanılmaz bir telaşla akışan bu akışkan yaratıkların içinde kendimi çok yalnız hissettim. bir an için ağlar gibi oldum. en sona ben kalmıştım çünkü. hem artık koltuk kalmamış, hem de arkamı dayayabileceğim sağlam köşeler göt korkusu ile yanan diğer yaratıklar tarafından zaptedilmişti. üzgün surat ifademle birlikte ağır ağır ilerlerken metronun kapı kapanış saniyesinin geldiğini bildiren bipleme sesini duydum. biraz panik olsam dahi çoktan sonraki metroyu zihnimde keser olmuştum. onu bekleyecektim fakat o da ne! yeryüzünün yüzeyinden, merdivenleri ateşe vererek koşup metroyu yakalayacak olan dayı görünümlü roket beni de omuzlarına alarak tekrar havalanmamı sağladı ve henüz yarılanmış olan metro kapılarının orta yerinden içeri akıttırıvermiş bulundu. bu mucizevi aksiyon sahnesinin ardından hareket ettik. allah muciziyatımızı artırsın.
atlar ve yeşiller atlar ve yeşiller
yüzde 95 araç kullanıcılarının salaklığıdır.
-aynı saatte aynı yolu kullanmak
-yoldaki saçma salak seçimler vs vs
yüzde 5 yetersiz yol düzeni,yol birleşimi,yol alt yapısıdır.
maça tangasını vuran adam maça tangasını vuran adam
1) insanlara "toplu taşımaya yönelin" diyen amcık ağızlı yetkililer.
- be a.koduklarım siz kullanıyor musunuz? sizin çocuklarınız kullanıyor mu? belediye başkanı işe arabayla gidiyorsa (sanki bi ske yarıyomuş gibi işe gidiyor bi de), ben de giderim. onlar lüksünden, keyfinden taviz vermeyip suçu bana atmaktan vazgeçmeliler.oh amk, belediye başkanı yaksın çakarları, emniyet şeridinden basıp gitsin ultra lüks arabasıyla, çocukları da ultra lüks başka arabalarıyla fink atsınlar ortalıkta, vatandaş tanga metrobüse binsin. oldu gülüm başka?

2) insanlara "toplu taşımaya yönelin" diyen o.çocuğu yetkililer.
- sorun çözmek vatandaşın görevi değil ibneler, ne skim yemeye oturuyorsunuz orda? beceremiyorsan siktir git. sen de koltuğu bırakıp toplu taşımaya yönel.

3) insanlara "toplu taşımaya yönelin" diyen yavvvvşak yetkililer.

4) insanlara "toplu taşımaya yönelin" diyen ..... yetkililer.
1
mansizedwrath mansizedwrath
şehrin nüfusudur. ipini koparan istanbul a geldiği için şehir arabadan geçilmiyor. toplu taşımada ise yoğun saatlerde ten teması olmazsa olmaz.

peki nasıl olacak? iyi eğitim ve istihdam imkanlarını ülkenin tamamına yaymak yerine belli merkezlere (en çok da istanbul) toplarsan sonuç bu. bunu adamakıllı planlasan millet memleketini bırakıp sonu belirsiz maceralara atılmaz. memleketinde okuyacak çocuk yurt köşelerinde mücadele vermez. kalacak yeri dahi olmayan adam çoluğunu çocuğunu alıp hayatının riskini almaz.

bir de o taşı toprağı altın diyen herifi iyi bir silkmek lazım.
ayak izi ayak izi
tek sorun insan sayısı.
istanbul'a gelip yerleşenler kadar gidenler de olsa bir denge kurulur belki ama ne gezer.
türk vatandaşlarını geçtim ne idüğü belirsiz arap mı suruliye mi artık nerelerden geliyorlarsa yolda yürürken yanımdan geçen 10 insandan 5inin konuştuğu dil hakkında zerre fikrim yok. bunlar yüzünden yakında türk'ler azınlık olacak.
ayrıca toplu taşımaya yeterince yöneliyor insanlar ama toplu taşıma napsın, metrobüs ağlayacak neredeyse...
aracım olsa ben de o trafiği toplu taşımaya tercih ederdim.
a good day to die a good day to die
toplu ulaşım önerenler istanbul'da yaşamıyor.
bunu öneren arkadaşların düşüncesine göre metrobüs, metro, tramvay, vapur, deniz otobüsü, motor, dolmuş, minibüs gibi ulaşım araçlarında yolcu olmadığını düşünüyor. araba kullanmak pahalı birşey. millet meraklı değil saatlerce metal bir kutunun içinde oturmaya.
abcd02561 abcd02561
trafiğe sebep olan araçları ikiye ayırırsak: özel araçlar ve toplu taşıma.
istanbulda ikisi de aşırı fazla olduğuna göre cevap belli: istanbul'da gereğinden fazla insan var.
ithinkthereforeiam ithinkthereforeiam
istanbul içinde yaşayan insan sayısı tabii ki bu sorunun en büyük sebebi ancak yine de çözülemez bir sorun değil bu...

şimdi size bunun nasıl çözüleceğini yazacağım ve neden çözülmediğini (ısrar ile) anlatacağım...

toplu taşımaya insan yönlendirmek aslında yanlış değil ancak ciddi anlamda saçma olan şeyler var... örneğin metrobüs... ne kadar kalabalık olduğunu görüyorsunuz ve biliyorsunuz hepiniz... mesela metrobüs sayısı ve sefer sayısı arttırılırsa bu bir bakıma biraz daha rahatlatır yoğunluğu... aynısı otobüs sayısı için de geçerli... ama asıl mesele , toplu taşımayı ucuz hale getirmek... metrobüs, vapur, metro vb toplu taşımayı 3te1i ücretine indirsinler, bakın bakalım özel araç kalıyor mu?!... ama bu da bir sorun... çünkü bu sefer de zaten kalabalık olan toplu taşıma, daha da kalabalık hale gelecek... bu sebeple araç ve sefer sayısının çok arttırılması lazım... sefer sayısının 3 hatta 4 katına çıkarılması gerekiyor... bu da haliyle maaliyet demek belediye için... ayrıca toplu taşıma ücreti de azalacağı için belediye de bundan daha az para elde edecektir; haliyle yanaşmıyorlar...

toplu taşımada olan bir eksiklik de sefer güzergahı... insanlar 2 yada 3 vesayit ile bir yere gitmek istemiyor haliyle... her yerden ulaşım olması lazım... mesela bir noktadan diğerine en fazla 2 vesayit ile gidilebilmeli... adam 4 yada 5 vesayit yapacağına tabii ki arabaya biner... yap bakalım her yeri en fazla 2 vesayit, bir de ucuz olsun, arabasının yüzüne bakmaz kimse... ama tabii ki bu da demek oluyor ki şehir içindeki otobüs ve minibüs sayısının en az 3 yada 4 katına çıkması demek oluyor... ayrıca az önce de söylediğim gibi; çok ucuz olmalı!...

yakıt fiyatları konusunda da biraz değişikliğe gidilmeli... mesela şehre göre farklı yakıt fiyatı uygulaması gerekiyor aslında... nüfusun yoğun olduğu şehirlerde daha yüksek yakıt fiyatı uygulanırsa insanlar toplu taşımaya daha çok yönlenir... diyeceksiniz ki benzin zaten pahalı; tamam da o zaman bu araç sayısı nedir? tüp taktıran çıkıyor trafiğe... tüpe de zam gelecek mesela... insanlar toplu taşımaya daha çok yönlenecek... ama tabii ki daha sağlıklı ve rahat toplu taşıma için daha fazla toplu taşıma aracı lazım...

kalabalık olan ve tıkanan yolların paralı olması lazım... mesela e5 ve tem için girişine ve çıkışına gişe diksinler, hgs sistemi olsun, 1 tl bile olsa ücreti, ertesi gün yoğunluğu %20 azalmazsa gelin yüzüme tükürün...

bunun gibi pek çok şey var yapilabilecek ama yapılmıyor... neden?
bir tek ben mi düşünebildim bunu?
yooo...
dış güçler mi izin vermiyor?
yooo...
akıllarına gelmiyor mu bir türlü bunu çözmek?
tabii ki alakası bile yok, nasıl çözeceklerini çok iyi biliyorlar, hatta bizim bu söylediklerimize ek 100 tane yöntem geliştirmişlerdir istanbul 'un trafiğini rahatlatmak için...

olay maaliyet ve kâr...
bu söylediklerimi yapmak çok büyük maaliyet demek öncelikle... ayrıca kâr sağlamaz belediyeye... araç kullanımı ve benzin satışı da düşeceği için zarar anlamına bile gelir hatta... ellerinde o kadar benzin satışı yaparken elde ettikleri devasa vergi gelirini elinin tersi ile iter mi hiç devlet büyükleri? kendi ayaklarına sıkmış olurlar... şu an hem toplu taşıma tıklım tıkış hem de araç kullanımı tavan durumda... deli gibi vergi aldıkları ve kazanç sağladıkları toplu taşıma ve benzin satışı en yüksek kâr ve vergi getirecek seviyede dengede...

bu sebeple istanbul 'un o sıkışık hali asla geçmez, trafiği rahatlamaz ve derdi bitmez... o toplu taşıma asla rahatlatılmayacak yani, haberiniz olsun...
kibarmortis kibarmortis
kapasitenin üzerinde insan ve araç olması. artık her ailede hemen hemen 2 araç ve üzeri var. bu kadar kalabalık varken uçan daire de kaldırsan sorun çıkmaya devam edecektir. çindeki gibi uçan tekme atarak metro dolduran güvenlikler de gelir yakında
1 /