isveççe

1 /
azwepsa azwepsa
söyle birşey: jag knullar dig
öğrenmesi aslında çok da zor olmayan bir dildir. yakında acun da öğrenecekmiş; jag älsker dig...
hur mar du? (a'nın üzerinde yuvarlak var)
bara bra...
skit bra
fakespeare fakespeare
du är söt.vill du ha en öl. vs vs. çok zor bir değil belki ama telafuz için biraz kasmak lazım.istisna kombinasyonlar var.kitabını alıp öğrenme işlemini hızlandırmayı düşündüğüm dil.
isimlerin belirtili belirtisiz durumları ve bunların aldıkları sıfatların ekleriyle zor gibi görünen fakat az sayıda kelime içermesi bakımında oldukça kolay öğrenilen bir dil.
enslaved enslaved
norveççe ile birlikte öğrenmek istediğim bir dildir.telaffuz konusunda kastırabilir.üstü noktalı a harfini o,üstü iki noktalı a harfini e olarak okurlar.

evet,mikael akerfeldt'in soyadı aslında "okerfeldt" diye okunuyor.

norveççe ile feci benzer.(bkz:jag alskar sverige)(bkz:jeg elsker norsk)

sonuç itibariyle jag vill lara svenska diyorum tekrardan,yok mu ulen şu dili öğrenecek yer?

bu arada netten iyi olabilecek bir kaynak için: geocities has shut down sorry, but geocities has shut down. yahoo
hominy hominy
isviçrede yaşayan kuzenlerin yaz aylarından birinde misafirliğe gelmesiyle birlikte maruz kalınan,çocuk haliyle imrenilerek bakılan,kulağa almancaya nazaran çok daha güzel gelen dil.
minik bir insanken sanki onların geldiği o hoş kokulu valizlerle birlikte gidiversem o diyarlara pek güzel olurmuş gibi gelirdi.
ne garip bir durumdur bu türkçe bilmeyen kuzenler..her yıl uzun uzun aynı evi paylaştığın aynı kandan ayrı dilden,tek kelime bile paylaşamadığın halde sevdiğin hatta özlediğin.
keyif pezevengi keyif pezevengi
danca'ya göre tatlı sayılabilecek telaffuzlara sahip lisan. "knulla dig själv" [da: knep dig selv] gibi tatlı cümleler kurulabiliyor. puahauhuaha iltifat gibi geliyor la adama.
madeleine akaino madeleine akaino
interrail yaparken stockholm'den viking line gemisiyle finlandiya'nın turku şehrine geçecektik. 3 kişilik grubun iskandinavya ile ilgilenen, şehirleri araştırıp diğerlerini gezdiren yetkilisi (!) ben olduğumdan iskandinav dillerinden biraz bir şey de öğrenmiştim. gemiyi kaçırmak helsinki'den istanbul'a dönüşümüzü de kaçırmak anlamına geldiğinden epey stresliydik. gemide yer bulduk bulduk, bulamadık birkaç ay somon ayıklama işine gireriz durumuydu yani. bu yüzden etrafta wi ska till turku diyip durmuştum o gün. fince'den daha kolay bir dil. ayrıca finlandiya'nın fince'den sonraki diğer resmi dili.
olivia elton john olivia elton john
cümlenin olumsuz yapılandırılması değişik bir dil. her kelimenin cümle içindeki aktif hali farklı, çoğullarının da farklı ama fiil çekimi falan yok. telaffuz da şarkı söyler gibi çok tatlı. 'tj' kombinasyonu 'ş' diye okunuyor falan. güzel.
viola viola
telaffuzundan ötürü soğuduğum dil.ayrıca finlandiya'nın ikinci resmi dili. angelica'yı anyelika, göteborg'u yötebori diye okurlar. ayrıca f, h ve ş'nin ortasında kalmış bi harfleri vardır ki bi tek isveçliler okuyabilir. mesela sju (yedi)'deki sj bu şekilde okunur. asla söyleyemedim yüzbin defa söylettirdim insanlara hala o sesi çıkartamadım. almancayla çok ortak kelimeleri vardır. almanlar genelde ikinci kurdan başlarlar hatta. çok vurgulu konuşurar türkçe'den oldukça farklıdır. son harfte (son sesli) çok vurgu yaparlar mesela.
peder naumoski peder naumoski
'kendisinin' diye bir sözcüğü dolaysızca bulundurması gibi bir üstünlüğü bulunan cermen dili. bir örnekle açıklamak gerekirse şöyle [dil ailesi ve sözcük dizilişi aynı olduğundan ingilizceden örnek vereceğim]:

she loves her husband.

akla gelen ilk şey kadının kendi kocasını sevdiği. ama başka bir kadının (her) kocasını da seviyor olabilir. isveççe bu karmaşaya hiçbir zaman meydan vermez. şu şekilde:

hon älskar hennes man. => o, onun (yalnızca başka bir kadının) kocasını seviyor.

hon älskar sin man. => o, onun (yalnızca kendisinin) kocasını seviyor.
1 /