izafiyet teorisi

1 /
jugis nomen jugis nomen
atlantik aşırı yaptığınız bir uçak yolculuğundan sonra, uçaktan indiğiniz zaman uçakta olmayanlara göre 10 nanosaniye kadar gençleşmiş oluyorsunuz. elbette bu farkedilmeyecek kadar küçük bir değerdir(nano lan!). ama ışık hızına yakın bir hızda hareket eden bir araçla 5 yıl yol katedip orion'a yakıdan bir selam verdikten sonra tekrar dünyaya dönebilseydiniz, daha 5 yıl önce taksimde beraber çılgın attığınız kankalarınızı huzur evinde tavla atarken bulurdunuz. size göre zaman yavaş akarken, bıraktıklarınıza göre hızlı akmıştır. einstein, 1905 yılında ortaya attığı, diğer adıyla özel görelilk kuramı'nın sonucu olarak iki varsayımda bulunmuş:

1) fizik kuralları sabit hızla hareket eden her gözlemci için aynıdır.
2) ışık hızı her gözlemci için aynıdır.

yani aynı koşullarda olmayan gözlemciler için zaman akış hızı farklıdır. bu sonuç da yukarıdaki uçak örneğine feedback yapıyor.
radi radi
günümüz tekolojisi ile doğruluğu kanıtlanmış olay.

nasa'nın 20 nisan 2004'te uzaya fırlattığı uydu 'gravity probe b'nin gönderdiği veriler, ünlü fizikçi albert einstein'ın izafiyet (görelilik) teorisini doğruladı.
florida'da düzenlenen konferansta açıklama yapan bilim adamları, einstein'ın görelilik teorisinin, 'lastik bir örtü üzerine ağır bir bovling topu yerleştirilmesi örneğiyle anlatılan' jeodezik (yersel) etkinin doğruluğunun ispatlandığını kaydetti. einstein teorisine göre, 'çerçeve sürükleme' tanımıyla tabir edilen bu örneklemede, dünya gibi dev bir cismin kendi çevresinde uzayın ve zamanın şeklini değiştirdiğini anlatmak için, bovling topunun en alt bölüme kadar oturarak, kendi çevresi boyunca lastik örtünün şeklini bozması örneği veriliyordu.

(bkz: demedim mi haydar)
damned damned
albert einstein'a fizikçi arkadaşları : '' şu izafiyet nazariyesini anlat da öğrenelim ''
demişler . einstein da onlara şöyle cevap vermiş : " geçenlerde anadan doğma kör bir dostumla parkta oturuyorduk . oradan sütçü geçiyordu . dostuma : '' süt içer misin ? '' dedim. '' süt nedir? '' diye sordu . '' beyaz bir sıvı '' cevabını verdim . '' sıvıyı anladım da beyaz nedir ?'' dedi . '' kuğu kuşunun rengidir '' karşılığını verince , o tekrar : '' kuşu anladım ama , kuğu nedir ?'' dedi . ben de '' canım hani göllerde yüzen eğri boyunlu kuş var ya !'' dedim . bu defa dostum : ''boynunu anladım da eğri nedir ?'' dedi . bunun üzerine arkadaşımın elini tuttum ve omuzundan itibaren , bükülmüş dirseğimin üzerinden geçirerek : '' işte eğri budur !'' dediğimde , muhatabım ''haa ,sütün ne olduğunu şimdi anladım !'' cevabını verdi . işte ben izafiyet nazariyyesini izah edersem ,
siz de onu ancak gözleri hiç görmeyen arkadaşımın sütü anladığı kadar anlayabilirsiniz !''

*
dum spiro spero dum spiro spero
einstein in özel görelilik kuramına göre uzayı ve 4.boyut olarak kabul edilen zamanı algılama biçimimiz bulunduğumuz konuma ve nasıl hareket ettiğimize göre değişir. bu teoriyi açıklamak için verilen en sık örnek ikizler paradoksudur. teoriye göre, sabit kabul edilen ışık hızına yakın bir hızla hareket eden bir cismin içindekiler için zaman daha yavaş akar. yani bir cisim ışık hızına erişebilirse o cismin içindekiler için zaman durur. hatta buradan yola çıkılarak, "zamanı yavaşlatmamız mümkünse, geriye doğru çevirmemiz de mümkün olabilir mi?" sorusu sorulmuş ve zaman makinasının gerçek olabilirliği tartışılmıştır. başka bir açıdansa yine insanların fizikçiler tarafından kabul edilen diğer üç boyutta (uzunluk,yükseklik ve genişlik) istedikleri yöne hareket edebilmeleri dolayısıyla zamanda da geriye doğru hareket edebilmelerinin mümkün olup olmadığı sorulmuştur. ancak izafiyet teorisi bu ve bu gibi sorulara imkan tanıdığı gibi kendi içinde bu soruların hepsinin yanıtını da barındırmaktadır. çünkü hızı artan bir cismin kütlesinin de arttığı bilinmektedir. dolayısıyla artan kütlenin hızını da artırmak demek o cisme giderek daha fazla kuvvet uygulamak zorunda kalmak demektir. denkleme bakarsak ;
e=(m.c²)/(√1-v²/c²)
zaten bir cismin hızının (v) ışık hızı sabitine (c) yaklaşması demek enerjinin sonsuz bir biçimde artışına neden olacağından bir cismi hızlandırmak yoluyla zamanı geriye çevirmek, o cisim kütlesiz olmadığı sürece mümkün görünmüyor. ama tabii konuyla alakalı olarak;

(bkz: kara delik)

edit: denklemde görünen √ ifadesinin bu şekilde hiç bir anlamı olmayıp, aslında (1-v²/c²) ifadesini kapsayan bir karekökü temsil etmesi gerekmektedir.
3400 3400
trende giderken camdan bir taş bırakıldığında, trenden bakana göre
yukarıdan aşağıya doğru düşer. aynı taşa tren dışında duran bir kişi
açısından bakıldığında, bir parabol çizerek düşer. bazı gerçekler,durum,
zemin ve zamana göre değişik olarak algılanabilir.
bu şapkadan tavşan çıkmaz bu şapkadan tavşan çıkmaz
zaman gözlemciye göre değişir, zamanın boyutu ve akışı, hareketli cisimlerin hızına bağlıdır. konuyla çok alakalı olmamama rağmen saatlerdir bunları okuyup düşündüğümü farkettim. zamanın hıza bağlı olarak yavaşlamasını ve ışık hızına erişildiğinde durmasını nasıl algılayabileceğimin bir yolunu düşünüyorum ama şu an imkansıza yakınsıyorum.

bu kuram, günlük yaşamımızda mutlak olarak algıladığımız, zaman gibi kavramların göreli olduğunu söylemesinin yanı sıra, sezgizel olarak göreceli olduğunu düşündüğümüz kavramların ise mutlak olduğunu ifade ediyor. (birbirlerine göre hareketi nasıl olursa olsun tüm gözlemciler için ışığın hızının aynı olduğunu söyler). yani bir insanın hayatını tüketebilecek türden, uzak durmak hayırlıdır sanırım.
etienne etienne
ilk bakışta anlaşılması zor gözüken bir konudur. izafiyet teorisini ortaya koyan einstein'in kitabı yerine stephen hawking'in eserlerinden anlaşılması daha kolaydır.
türkiye'den ise din-bilim-felsefe ilişkisi konusunda eserleri olan caner taslaman'ın makalesi de oldukça başarılıdır.
(bkz: )http://www.canertaslaman.com/izafiyet-teorisi/
kapıdan kovulup bacadan giren yazar kapıdan kovulup bacadan giren yazar
izafiyet en çok allah için geçerli bir kavramdır heralde. onun için zaman farklı işler(hatta onun için bir zamandan bahsedemeyiz). bizim için yüzyıllar süren dünya hayatı, onun için belki saniyelerdir. e zaten allah'ın işi gücü yok bizim dünya hayatımızın bitmesini bekleyecek değil. en çok bu düşünüldüğünde insan, zamanda yolculuk fikrine inanıyor. gerçekte de izafi olan bir zamanda ileri- geri gidişler en çok tanrı inancından kaynaklanmaz da neden kaynaklanır?
hunninizm hunninizm
zamanın kendi zatında sabit, değişmez olmadığını, zamanın tamamen olayları gözleyene bağlı oldugunu ve zaman ve mekanın birbirinden ayrı iki varlık olarak düşünülemiyeceğini göstermiştir.

özellikle kütlenin enerjiden başka bişey olmadığını, klasik fiziğin "parçalanamaz parçacıklar" dediği şeylerin sadece enerji hüzmelerinden ibaret olduğunu göstermiştir.
1 /