k pop

1 /
chixculub chixculub
"korean pop" yani kore popu. normal popdan çok farklı diyebilirim genellikle tuvalete beraber giden kız ya da erkek grupları tarafından yapılıyor. farklı bir tad.
finch finch
özür dileyerek söylüyorum ama çok sikindirik bir müzik tarzıdır. hemen anlatayım:

hayatımın en büyük yanlışlarından birini korelilerden oluşan bir grupla karaokeye giderek yaptım. zaten şarkı söylemeyi pek sevmem (daha doğrusu şarkı söylemem pek sevilmez) ama yurtdışında (özellikle uzakdoğu'da) insanın çok fazla seçme şansı olmadığından ve "ne olacak lan, eğleniriz nasıl olsa" mantığından hareketle çıktım yola.

en başta tablo çok güzel gözüküyordu. ben için için "yea bu koreliler on numara insanlar yaa" diyordum. fakat bu ana kadar kpop diye bir icattan haberim yoktu.

mekana girip odayı kiraladıktan sonra yanımdaki dört kişi birden huy değiştirdi, kurt kadın oldu. işbölümü halinde hazırlığa başladılar: tuvalete gittiler makyaj yapmalar, üst-baş değiştirmeler, ayakkabı çıkarmalar vs. masum türk genci modundaki ben çok acemi kaldım ortamda. bu zaman zarfında oyalanmak amacıyla yapabildiğim tek şey tonmeister edasıyla mikrofona konuşup ses ayarlamak oldu. hayatımda böyle bir deneyimim yok, hiç de anlamam ama dediğim gibi ortamda çok alakasız kaldığımdan bir şeylerle oyalanmam gerekiyordu. sonunda biri kafama vurup mikrofonu elimden aldı.

şarkı seçimlerinden sonra macera başladı ve sonunda bir şarkı girdi. bizden örnek vermek gerekirse, armoni olarak mini mini bir kuş'tan daha iddialı değildi. sonra peşisıra bir şarkı daha, bir tane daha. hepsi aynı. "olm finch sıçtın" dedim için için.

sonra diğer insanlar sıkıldığımı anlamış olacaklar ki, "bak bi de bunu dinle" moduna geçip bana sırayla şarkı beğendirme aşamasına geçtiler. r&b diye niteledikleri şarkılar dizisini icra etmeye başladılar. hepsi çocuk şarkısı gibi parçalar. şarkı normal akarken bir ara bölüm geliyor, o çocuk şarkısı metamorfoz geçirip hip-hop tabanlı bir parça oluyor. üstelik bu ara bölümlerin hepsi anlayamadığım bir şekilde ingilizce sözlerle kaynaştırılmış. korece cümlenin içine ingilizce kelimeler, cümleler yazılmış. bi de uzakdoğu insanı ingilizce konusunda hiç kabiliyetli olmayınca iyice sıkıntıya sokuyor insanı.

benim dışımda herkesin masa üstüne çıkıp dans edecek kadar delice eğlenmesi beni iyice sıktığından "ya hani bowling'e gidecektik" bahanesiyle bu kpop ortamına bir darbe yapıp sonlandırdım.

tanım yapmak gerekirse, güney kore çıkışlı olan, müzikalitesi oldukça düşük popüler müziktir. uzak doğu başta olmak üzere dünyanın kimi yörelerinde anlayamadığım bir şekilde ün yakalamıştır. dansları, müzik tarzı aşırı derecede amerikan tarzıdır. hatta yukarıda belirttiğim gibi, birçok şarkıda korece-ingilizce karışık sözlere rastlamak da mümkündür. dinleyenlerine afiyet olsundur.
purplefarm purplefarm
boyband ve girlbandlerin hakim olduğu müzik türü. genel olarak japonlarda da görüldüğü gibi cikcik sesleri olan ufak tefek kızların aynı şekilde cikcik diye şarkı söylemesi.
danslar, koreografilere çok çalışılır, her grup 2-3 ayda bir yeni albümle/singlela ortaya çıkar.
ekmek aslanın ağzındadır, bu nedenle kpop şarkıcıları için her şey mübahtır, programlarda türlü rezillikler yapıp izleyenleri eğlendirmeleri gerekir.
şarkılar çok içaçıcı olmasa da dinlerken ister istemez bi gülümseme de oluşturur bende
diskoda panik diskoda panik
kore pop müziğine kısaca verilen isim.

burada, yapım şirketlerinde eğitim gören çocuklar günde 18 saate kadar çalışırlar. bu çocuklar sahnede kalmaya devam ettikçe çok paralar harcanır. koreografiyi hazırlayan dansçılar bir numaradır, şarkılar birbirinden iyi olmak için yarışırlar, giyilen kıyafetler yeni trendleri belirlerler. jpop'ın çocuk korosu kıvamından uzak ve kaliteli bi endüstridir.

ayrıca tüm dünyada fenomendir. benim fikrime göre daha da büyüyecek ve bi gün, 'korece dinliyorum' dediğimde 'aaa neden ki' sorusuyla karşılaşmayacağımdır.
aurora borealis aurora borealis
içinde o-to-keee (what to do), lets go, one two three four sözlerinin mutlaka geçtiği şarkılar. bazılarının melodisi güzel ama genelde hadi güzel bi şarkı dinleyeyim dendiğinde dinlecenek cinsten değiller. ama favorim var bir tane:




film gibi klibi var 15 dakika. baş adamımızın bakışları da bonus olarak eklenmiş. biraz da gülelim gibisinden.
nihahal nihahal
genelde çocukça şarkılardan ibaret olduğu sanılmasına rağmen biraz işin içine girince aslında hiç de öyle olmadığı anlaşılacaktır, kore dizilerindeki ost'larla tanıştım kpopla ve şu an çok seviyorum uleen diyebilirim rahatlıkla.merak edenler için birkaç parça önereyim
eğlenceli olsun diyorsanız:

hip-hop:
(yaa işte böyle dans da ediyorlar.)
bonus:
sadecegunlukseyleryazicam sadecegunlukseyleryazicam
enteresan dekorlar, rengarenk kıyafetler, dinamik koreografi, birbirinden tatlış kızlar.

ve ben bu klipleri seslerini kısıp alttan death metal açarak izliyorum. sıkı brutal vokal ve karanlık bir müzikle birleşince bambaşka bir zevk veriyor insana.
kolaylokma kolaylokma
6 kişilik bir k pop kız grubunun toplam kilosu bana eşit zannedersem. nasıl bu kadar zayıf, mini minnacık olabiliyorlar? ne güzel genleri var. süt beyaz tenleri, o güzel anime yüzleri... ah...
topalkırkayak topalkırkayak
hayvan gibi ön yargılı olduğum şey. twitter'da trending topiclerde bunu beğenen insanlar bunun en büyük sebebi. insan ayırmaktan hiç hoşlanmam ama o veletlerle aynı şeyi dinlemek istemiyorum. futbolda fanatizm yetmiyordu bir de müzikte fanatizm çıkarttılar. en az futboldaki abileri kadar gerizekalılar. daha önce de birkaç yerde söylemiştim. fanatizm sevmiyorum.
1 /