kader

1 /
zoe zoe
bu isme sahip kızlar genel de -en azından benim tanıdıklarım- sıcak kanlı, arkadaş canlısı, ve tabiri caizse kadersiz olurlar maalesef. yabancı bir ülke de üniversiteye girmeye hak kazanıp gerçekten akla sığmayan nedenlerden gidemeyen, aşkta sürekli acı çeken, sürekli omuzlarına sorumluluk bindirilen, kadından şoför olmaz diyenleri tabiri caizse g.t edecek derece de iyi sürücüler. herşeyden öte gerçek dostlardır, iyi gününüz de değil kötü gününüzde de sizi yalnız bırakmayan kendi dertlerini bırakıp sizle ilgilenen bir arkadaştır ama maalesef sahip olduğu arkadaşları onun gibi değiller pek....
siradisi siradisi
insanlar kabul etmek istemese de vardır. sonuçta tercihlerimizi karakterimiz, olaylar çerçevesinde yaparız. başlangıca kadar gidersek aslında hiç bir şeye hükmedemediğimizi görürüz. bu durumdan hoşlanmayan kişiler herşey bizim elimizde deyip çıkarlar işin içinden.
culdesac culdesac
kadercilik yapmadan kaderi tanımlamak istersek şunu söyleyebiliriz: kader, yaşadığımız ve yaşayacağımız her şeydir.yaşadıklarımızda ve yaşayacaklarımızda kısaca hayatımızda başımıza gelen olaylarda ve içinde bulunduğumuz durumlarda her şey bizim elimizde olmayabilir ama en azından bize bağlı olan bazı kısımları ,doğal olarak, bizim elimizdedir.örneğin başımıza kötü bir şey geldiğinde her zaman bunu önceden engelleme, buna karşı tedbir alma olasılığımız olmasa da bu olayı nasıl karşılayacağımız her şekilde bizim elimizdedir.işte bu aşamada kaderi ikiye ayırmak mümkündür.yaşadıklarımız ve yaşadıklarımıza verdiğimiz karşılıklar.hayatımız da zaten bu ikisinin sonucunda belli bir şekil alır.

(bkz: cüz i irade)
(bkz: külli irade)

genelde derler ki yaşadıklarımız ne olursa olsun önemli olan bizim kendi irademizle yaptıklarımızdır.yani kaderinizin nasıl ilerlediği önemli değildir.önemli olan iyi ya da kötü bir şekilde kaderinizin sizin tarafınızdan çizilip çizilmediğidir.bir insan eninde sonunda kendi seçimlerinden sonuçlanan hatalarını affedebilir ama kaderini kendi akışına ya da çevresindekilere bırakacak olursa bu çok kötü durumlar doğurabilir * *.sonuçta siz elinizden geleni, doğru bildiğinizi kendi iradenizle yaptıktan sonra gidişatın ne olduğu pek de önemli değildir çünkü siz karşınıza çıkan her aşamada kendi istediğiniz seçimi yapmışsınızıdır ve ortada pişmanlık duyulacak bir şey yoktur.işte tam böyle durumlarda işler iyi gitmiyorsa kader utansın lafı ortaya cuk oturur. bu şekilde düşündüğümüz zaman aslında neticeye değil haticeye bakmış oluyoruz.

dikkat edilmesi gerekli olan bir diğer husus ise kader kelimesinin daha çok kötü durumlarla karşılaşıldığında vurgulanarak kullanıldığıdır.bu bir çeşit avuntudur.kişi iyi şeyleri çoğunlukla kendisine mal etmeyi bilir ya da bu iyi şeyin kendinden bağımsız bir şekilde vuku bulduğu aşikar ise kaderde bunu görmek de nasipmiş diyerek yine kader kelimesine başvurabilir.

neyse efendim.şahsi fikrim kader kelimesini sık kullanmanın pek doğru olmadığıdır.hatta bu kelimeyi ağzından düşürmeyen insanlara acıdığımı da itiraf etmeden geçemeyeceğim. kullanırken bile insanı kaderciliğe itebilecek bir sözcüktür bu kader.
gülümsün gülümsün
kimileri inanır, kimileri inanmaz, karşı çıkar ama öyle ya da böyle yaşanılan hayatta sürüp giden bir çizginin varlığı apaçık ortada. şöyle ki;

çoğu zaman başımıza gelir; keşke oraya gitmeseydim, keşke onu görmeseydim diye keşkelerle başlayan cümleler kurulur. seçim bizim, karar vermek bizim elimizde yani hakim olan biz ama bize de hakim olan var.
easy company easy company
aslında son derece basit bir olaydır. elbette bir insanın başina gelen iyi, güzel, kötü, çirkin herşey, işlediği sevap ve günahlar allah tarafından yaratılır ve bilinir. göz önüne alınması gereken nokta bu şeylerin insanların seçimleri sonucunda yaratıldığıdır. gözden kaçan nokta ise allah için zaman ve mekan kavramlarının geçerli olmamasıdır. yani kişinin kaderi kişi seçimlerini yaptığı anda belli olur. fakat allah bunun için o kişinin kaderini kişi doğmadan önce yazmak ya da olayların meydana gelmesini beklemek zorunda değildir. gözden kaçan bu nokta dikkate alınırsa daha kolay analşılabilecek bir kavramdır.
(teşbihte hata olmaz inşallah) nasıl ki bir sinema makinisti filmin bütün karelerine aynı anda bakarsa filmin başını ve sonunu aynı anda görür ve bilir fakat bu filmin gidişatını etkilemezse, allah'ın da olmuş, olan ve olacak olan herşeyi bilmesi kişiyi sorumluluktan kurtarmaz.
1 /