kadınların aşk acısı çekmemesi

4 /
gidenlerden gidenlerden
kadınlar aşkın acısını daha aşkı yaşarken çekiyorlar zaten. "aşk"ın güzel yanları bir olgu olarak karşımızda durduğu için bu acı da yaşarken pek hissedilmiyor. ama zamanla birikiyor her şey. mesela erkek "görüşeceğiz" deyip görüşmediğimizde, yapılan aramaya keyfiyetten saatlerce cevap verilmediğinde, ansızın- alelade bir anda hep üstüne düşenin biz olduğumuzu fark ettiğimizde, "acaba bugün neler olacak" deyip gergin uyandığımız her sabahta, karşımızdaki insanın ne yapmak istediğini anlayamayıp- işin içinden çıkamayıp telefonla joker hakkımızı kullandığımız her anda, telefonlarınızı gizlemeye çalıştığınız, saatlerce ulaşılamadığınız her anda, belki de bizleri hayatınızda bir yere koyamamış olduğunuzu düşündüğümüz- ya da fark ettiğimiz zamanlarda, ciddiye alınmadığımızda vs. bizler zaten farkında olarak ya da olmayarak acı çekiyoruz. güven arayan, netlik arayan insanlar için bu detaylar çok önemli. bunların ardında yatan nedenleri fark edip kimileri sessiz sedasız kimileri de camı pencereyi indirip kabuğuna çekiliyor.
biten kadınlar olmuyor aslında. üzülüyoruz çok. hem de nasıl... acı kolay kolay anlatılabilecek bir şey değildir.
ama biten aşk oluyor.
ve yok olan bir şeyin ardından onun varlığına üzülmek de yersizleşiyor.
madafakamanki madafakamanki
ben bir noktada katılıyorum bu görüşe. çekiyor gözüken de aslında aşk acısı değil aşk acısının acısını çekiyor. aşk acısı çekmeye aşık gibi, acıyı edebileştiriyor, derinleştiriyor, güzelleştiriyor falan. bir yerden sonra aşık olunan adam falan unutuluyor hatta. aşkın acısı kalıyor. genel olarak aşkın. ne kadar inkar etseler de hayatlarına anlam katıyor çünkü o aşkın acısına ortak şeyleri şarkılarda, kitaplarda, filmlerde bulmak. kendini özdeşleştirmek. aşkın acısını derinleştirip, edebileştirip, güzelleştirdikçe kendini de güzel hissediyor. gerçi bizim oğlanlar da yapıyor amk bunu çok. bildiğiniz arabesk işte. asdkljsa azer bülbül değil de jeff buckley forget her dinleyince ya da casablanca izleyip kendi acınızla özdeşleştirince arabesk olmaktan çıkmıyorsunuz. herkes kıymalı seviyor resmen. özeti bu.
4 /