kanal d

1 /
80kilo 80kilo
son bir kaç yıldır dizilerini tutturamayan bundan dolayı da bir kadro değişimini aklına getiremeyen öyle bir kanal.
dem dem
yarın yayınlayacağı "oyunların getirdiği tehlike" başlıklı haberin tanıtımıyla bir kez daha bu kanal adam olmaz dedirtmiştir.

"minik toplar yiyen sevimli bir yaratıkla başlayan bilgisayar oyunları, artık gençlerimizin hayatlarını yiyor" ve tam burada durup şu cümleye mim koymak gerek: "amacınız kendinizi server'a sevdirmek" bu server kimdir nedir yarınki haberde öğreneceğiz sanırım. yeni aktüel'in ve hürriyet'in peş peşe yayınladıkları yazılardan sonra bir de bununla karşılaşınca medya kendine yeni bir meşgale buldu herhalde diye düşünüyor insan. her boktan malzeme çıkarıp bunu pazarlamak onların işi nasıl olsa.
wondrous wondrous
son birkaç yıldır aldığım televizyon izlememe kararının ne kadar doğru olduğunu bugün ana haber bülteninde rast geldiğim ve on dakika boyunca krize girdiğim bir haberle tekrar hatırladığım kanal. (eklemek isterim ki televizyon izlememe kararım, üçüncü sınıf amerikan sit-com'larını türk televizyonlarından daha değerli gören bir kısım tatlı su entelinden de daha ortodoks, hiç televizyon izlememe şeklinde tezahür eden bir karardır.)

müsadenizle haberi hatırladığım kadarıyla, hatırlayamadığım ayrıntılarını aynı saçmalık oranını sağlamak koşuluyla kafamdan dolgulayarak anlatmak isterim:

"istanbul'un merkezi seyrantepe"

(istanbul'un kalabalık mecralarından arşiv görüntüleri eşliğinde muhabir anlatıyor:)

"çoğumuza istanbul'un merkezi neresi diye sorsak taksim, beşiktaş, kadıköy der. peki nüfusu çoğu avrupa ülkesini geçen bu koca şehrin merkezi neresi?"

(muhabirimiz taksim meydanında:)

"taksim mi?"

(görüntü değişiyor, muhabir beşiktaş meydanında:)

"yoksa tarihi eserleriyle ilgi çeken güzel semt beşiktaş mı?"

(buradan sonra gökdelenlerin üstünden, taksim'in üstünden helikopter görüntüleri giriyor:)

"haydi istanbul'u karış karış bilen taksicilere soralım:

- merhaba ben istanbul'un merkezine gitmek istiyorum
(okuduğu gazeteyi düren taksici en sakin edasıyla cevaplar)
+ tabi, buyrun
- istanbul'un merkezi neresi?
+ ee taksim, eminönü, beşiktaş
- hayır yanlış bildiniz
+ olur mu? taksim yahu
- hayır, istanbul'un merkezi seyrantepe

peki gelin vatandaşa soralım

- merhaba sizce istanbul'un merkezi neresi?
+ taksim
- ya sizce?
+ kadıköy
- hayır bilemediniz, seyrantepe

peki istanbul'un merkezinin seyrantepe olduğunu kim mi söylüyor? internet'in dev şirketi google söylüyor. nasıl mı? uydu fotoğraflarından oluşan programında bakın istanbul yazınca neresi çıkıyor"

(aynı anda google earth'de istanbul yazılıyor ve noktanın seyrantepe'de bir binanın çatısına zoom'landığı gösteriliyor)

"haydi gelin şimdi istanbul'un merkezi kağıthane ilçesine bağlı seyrantepe semtine gidelim."

(açık alan çekimi, seyrantepe sokakları)

"işte şu an istanbul'un merkezindeyiz. google'da istanbul diye aratanlar tam şu anda bu sokakta yürüyen bizleri görüyorlar."

"şimdiyse istanbul'un tam merkezindeki binanın önündeyiz. bu bina 72 yaşındaki cemal amca'ya ait 3 katlı bir apartman.

- merhaba cemal amca
+ merhaba
- cemal amca, istanbul'un merkezindeki bina size ait
+ evet
- peki ne düşünüyorsunuz?
+ vallahi ne düşüneyim, gurur verici bir şey.
- sevgili seyirciler, cemal amca 72 yaşında olmasına rağmen hala çalışıyor. peki cemal amca, bu binayı satmayı düşünmüyor musun? istanbul'un merkezi, değerlenmiştir.
+ hayır kızım, düşünmüyorum. biz 1949'da bu memlekete geldik, çalışarak bu binayı yaptık.

- evet şimdi de binanın en altında bulunan dükkanın sahibiyle beraberiz. merhaba
+ merhaba
- istanbul'un merkezinde dükkan sahibi olmak nasıl bir duygu?
+ çok sevindirici
- peki buraya bir ibare koymayı düşünmüyor musunuz, gelip geçen insanlar görsünler diye.
+ vallahi şimdilik dükkanın adını "merkez kasabı" koymayı düşünüyorum
- peki teşekkür ederiz, hayırlı işler

----------

şahan gökbakar skecinden beter yaklaşık 10 dakika süren bu haberin sonlarına doğru sağlığımı düşünerek televizyonu kapattım. bir daha da uzun süre açmayacağımı tahmin ediyorum.
dreams2 dreams2
bünyesinde ilker yasin'i barındırdığı müddetçe futbaol maçı yayınlamaması gerekn kanal. insanları futboldan soğutmanın manası yok ki.
the nova the nova
1-2 gündür gösterilen, yeni sezon yayında olan programlarını tanıtmak için "kanal d mutfağı" temasından yola çıkarak çekilmiş, kanal bünyesindeki tüm oyuncuların, habercilerin, magazincilerin bir mutfağa sokularak, mutfak terimleriyle yapacakları programları tanıttıkları, son olarak mutfağa arena jenerik müziği eşliğinde kameramanıyla birlike uğur dündar'ın girmesiyle yaran, ciddi emek harcandığı belli olan bir tanıtım filmine sahip kanal.
semekkes semekkes
maç yayınlanması kesinlikle yasaklanması gereken kanal.
sahanın sekizde birini anca görebildiğimiz çekim açısı, bol bol futbolcu portresi(taç atılırken de aynı portreleri kıçtan gösteriyorlar), poziyonların kare kare(gerçekten kare kare ) tekrarı, kanattan orta açılır iken orta açılan kaleyi kadraj dışında tutmak, firmaların pazar paylarından onlarca kat daha büyük reklamlar(oy potansiyeli ile ters orantılı partileri de dahil edelim), ve de müthiş! bir sunucu, ağlamak istiyorum sayın okuyucular(ya da yılbaşında bana piyango çıksın gidip canlı canlı izleyeyim maçları).
ikincimertebe ikincimertebe
an itibariyle ıhlamurlar altında dizisinin reklamının oynadığı birazdan da sev kardeşim adlı dizinin oynayacağı , dizi koliklerin reytingini artırdığı doğan grubu kanalı.
paratoner paratoner
doğan medya nın bir kanalıdır. sürekli evrim geçirmiştir ve geçirmektedir. genel yayın yönetmenleri, haber spikerleri sürekli değişmektedir. ama şu anda en güçlü haber ağına sahiptir.
1 /