kanser

15 /
tarçınlıhavuç tarçınlıhavuç


şöyle haberleri gördükçe gerçekten kendi çevremden biri bu hastalığı yenmiş gibi mutlu oluyorum.

allah kimseyi sağlığı ile sınamasın. tüm hastalara güç kuvvet versin.
1
siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
önce kanser haberini alırsınız. korkarsınız. doktorlar çok ilerlemediğini söyleyince biraz hafiflersiniz. nolcak yeaaa, kemoterapi falan atlatılır dersiniz. herkes bir ümitlenir. ilk kemoterapiyi aldıktan sonra gayet fit olduğunu görünce "bu muymuş amaaaann geçer bu böyle" diye iyice umutlanırsınız.. en geç üçüncü kemoterapiden sonra saçlar kaslar dökülür "saçtır bu uzar tekrar" diyip bozulan moralleri yine bi toparlarsınız. son kemoterapiyi alırken "artık bitsin bu eziyet" dersiniz, sinirler gerilmiş, sabırlar tükenmiştir... hasta yorulmuştur, yakınları yorulmuştur.

kağıt üzerinde metaztaslarin ilerlemediğini ve gerilediğini görünce yine bi moral depolanır.
kanseri yendi haberiyle dünyanın en mutlu insanı olunur. kimisi sağlığına kavuşup öyle yaşar gider. kimisinde de yine hortlar ırzını siktigimin şeysi. şimdi bu bir daha çıkıyor ya karşına namussuz. he, şimdi ikinci defa bu kadar optimist yaklaşamıyorsun olaya.
başına neler geleceğini bile bile tekrar o kemoterapi saçmalığına giremiyorsun. şu fani dünyada bir daha cehennemden geçeceğime kanserle ölüp ahirette cehenneme gireyim diyorsun ya. insanoğlunun şu dünyada yapabileceği en acımasız kararlardan biridir lan o. o çok fena.
o kemoterapi dedikleri şey ne kadar nalet bir şeyse artık, insanlar onu tekrar yaşamak yerine kısa bir sürede acısız ölmeyi tercih ediyor lan. sizin aklınız alıyor mu bunu? benim almıyor...

doktorlar 14 günü kaldı demişlerdi. 15 gün sonra öldü...
hoayda hoayda
gelişen teknoloji ile çaresinin bulunduğunu düşündüğüm hastalık. tanımı, sebebi, vücutta nerelerde ne şekilde nasıl açığa çıktığına çok değinmeden tedavisinin eğer bulunduysa neden kamuya sunulmadığı hakkında bir kaç düşüncem var.

bundan uzun yıllar önce çiçek, tifo, verem, kolera, tetanoz gibi hastalıkların insanlık tarihine verdiği zararların boyutları ortada. bir dönem o bölgede yaşayan insan popülasyonunun çoğunu öldürmüş olan bu hastalıklardan şuan basit bir aşı ile kurtulabiliyoruz. ama ilerleyen moleküler düzeyde genetik ve biyoloji çalışmalarının sonucunda eğer hiçbirimiz hasta olmaz isek ya da doğanın bizleri doğal seçilim ile her canlıya yaptıklarının karşısında durursak bir gün dengenin bozulacağına inanıyorum.

ontolojik olarak insan böylesine ölümsüzlük çabası içindeyken bazı şeylerin de çözümlerinin kamuya sunulmaması anlıyor ama kesinlikle etik bulmuyorum.
tanrım sana geliyorum tanrım sana geliyorum
geçen izlediğim yerde, kanserin genetik olarak geçmesi maksimum %8 miş. geri kalanı beslenme, yaşadığın yer gibi etmenler. yani ne kadar iyi beslenirseniz kanser riskiniz azalır demektir.
15 /