kapitalist

1 /
libertar libertar
"bu yeryüzünde öyle meslekler vardır ki, o meslekten olanlar, o mesleği yapanlar, kendilerini tanıtacak kart bastıramazlar. bunlar kendilerini tanıtlarken, yaptıkları işi söyleyemzler. örneğin orospuların, örneğin hırsızların, örneğin yankesicilerin, örneğin dolandırıcıların, örneğin genelev işletenlerin kartları yoktur ve bu işleri yaptıklarını söyleyemzler.

biliyoruz ki bu dünyada kapitalistler de var... ama niçin adında kapitalist olduğunu belirten tek parti bile yok dünyada? yoktur, olamaz; çünkü kimi meslekleri yapanlar o meslekleri yaptıklarını açıklayamazlar, mesleklerini bildiren kart bastıramazlar. örneğin yukarıda saydıklarım gibi..."

(bkz: aziz nesin)
sancı sancı
kapitali, sermayeyi ve üretim araçlarını elinde bulunduran ya da kapitalist ekonomi sistemini savunan kişi ya da kurumlardır. bunların bir de sabahtan gece yarısına kadar çalışıp açlıktan nefesi koktuğu halde bu sistemi savunan çeşitleri de vardır ki akıl sır erdirmek mümkün değildir. tabi eline 3 kuruş para geçince sömürüldüğünü unutup artistlik peşinde koşan beyaz yakalı tayfayı da bu gruba dahil etmek gerekir.
slay3r slay3r
kapitalizmi benimseyen, ondan yararlanan, savunan kimse.

`kapitalist, osuruğunu bile nasıl satacağını planlayan kişidir. tek derdi, ambalaj masrafı olmasın diye kıçının da pazara girmiş olmasıdır.
`


küçük iskender
batya batya
charles dickens coketown'lu fabrikatörler üzerinden kapitalistleri şöyle hicveder:
emin olun coketown'lu fabrikatörler kadar narin bir porselen bulamazsınız. onlardan çocuk işçileri okula göndermeleri istenince hemen iflasın eşiğine gelirler. fabrikalarını denetlemek için müfettişler atanınca iflas ederler. müfettişler makineleri ile insanları doğramaya pek hakları olmadığını söylediklerinde mahvolurlar. bu kadar çok duman çıkarmak zorunda olmadıkları ihsas edildiğinde tümüyle yıkıma uğrarlar.

sanırım yeterince anlaşılır ne demek istediği...
alcncorleone alcncorleone
insan hayatını hiçe sayan nerdeyse 24 saat insan çalıştırmayı planlayan patronların savunduğu bir görüş. bu patronlar insanları çalıştırıp parasını vermemeye çalışırlar.insanın hakkını yendiği bir sistemdir. che guevara bu sözü ile herşeyi açıklıyor. yağmur komünisttir; çünkü herkese eşit yağar. rüzgar ise kapitalisttir zayıf olanı yıkar
pathetique pathetique
kapitalistler, zekidir. her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünürler. hatta sosyalistlerden bile daha diyalektik düşünürler. mevcut ortama anında uyum sağlarlar. mesela kertenkeleyi düşünün. tehlike anında kuyruğunu bırakıp kaçar. aynen kapitalistler de böyledir. anti-tezini savunanlar "aha bu sefer sıçtı!" derken, yeni kuyruklarıyla ortaya çıkarlar.

her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünürler, dedim. bunu görüyorum ve ekliyorum, aynı zamanda uzun vadeli de düşünürler. örneğin gençliğin düşünememesi için ellerinden geleni artlarına koymazlar. popüler kültürü geliştirdiler, idealist felsefeyi gençlere aşıladılar. idealizmi çok iyi bi' bokmuş gibi gösterdiler. materyalist felsefenin ilk ataları sayılan anaksimandros, thales gibi doğa filozofları yerine; idealist felsefenin kurucuları olan sokrates, platon gibi filozofları milletin gözünün içine soktular.

en acımasızca şeylerden birini de yaptılar. halkı cahil bıraktılar. halkın gözünü boyadılar, marx'ın, engels'in, lenin'in, kropotkin'in, proudhon'un, bakunin'in vb. anti-kapitalistlerin dediklerini çarpıtarak halka öğrettiler. buldukları her fırsatta sovyetlere bok attılar. cahil bıraktıkları halk da okuyup; düşünemediği için bunların hepsine inandı. kapitalizmin en sağlam anti-tezlerinden birisi olan sosyalizmden uzaklaşmaya başladı.

her şeyden önce, sosyalistlerin, düşmanlarını iyi tanımaları gerekiyor. ardından halkı bilinçlendirmeliler ve halkı kapitalistlerin soktukları o karanlıktan çıkarmamalılar. işte o zaman kapitalistlerin kuyruklarını değil, götlerini alırlar. halkın sesi gazap doluysa, o halktan korkulmalıdır.
on üç damla göz yaşını saydım on üç damla göz yaşını saydım
"kapitalizm, ücretli emek sömürüsüne dayanan, yegane ereği kâr etmek ve kârı artırmak olan,canlı olan her şeyi ölü nesnelere, metalara dönüştüren, kullanım değerinin yerini değişim değerinin aldığı, varlığını sürdürebilmek için sürekli büyümek zorunda olan, toplumun temel üretici güçlerinin ve yaşam araçlarının dar bir sermaye sınıfının elinde olduğu, her türlü ahlaki değere yabancılaşmış, parasal ve maddi olan, hesaplanabilir-ölçülebilir olan dışında hiç bir insani değere itibar etmeyen, eşyanın onu üreten insandan daha değerli sayıldığı, ekonomik olanın politik ve sosyal ve kültürel olanın önüne geçtiği,araçlarla amaçların ters yüz olduğu, öküzün, arabanın arkasına koşulduğu...tuhaf bir uygarlıktır."
( yeni paradigmayı oluşturmak- fikret başkaya. sayfa 84.)

tanım: doğayı yok eden berbat bir düzendir.
1 /