karakomik filmler

1 /
written and directed by written and directed by
cem yılmaz'ın yeni vizyona giren film serisi. tek seansta birer saatlik iki film var. kaçamak ve 2 arada. fragmanlardan gördüğüm kadarıyla biri hokkabaz diğeri gora tarzında iki film. enteresan bir deneyim olacak.
yalnız film vizyona gireli iki gün olmuş başlığı bile yok. instela mı bitti, jem abi mi bitti bilemedim.



clitor eastwood clitor eastwood
dün izlediğim garip film.
ben sinema-tv okudum, okurken bana iyi filmler ve kötü filmler, daha kötü filmler falan da izletildi. bu film kötü bir film değildi, zira film olmadığını düşünüyorum. bak bu kadar.

cem yılmaz'ın hikayeciliğini pek seven biri olarak fragmanını bile izlemeden gittim filme. yorumlara biraz baktıydım, ilk filmi pek övmüşler falan, ikinci filme komik demişler.
övülmesi gereken tek şey çekim ve görüntü kalitesi, efektler. o kadar.

cem yılmaz filmlerinde karakterlerin bir hikayeleri olur.
ama bu karakterler laps diye giriyor ve haklarında hiçbir şey bilmiyoruz. öğrenemiyoruz da. varlıklarının bir amacı veya hikayenin gittiği bir yer yok. sadece varlar. o kadar.

film başlıyor, yaşamın döngüsü yürüyor ama bir hikaye yok, ummadığınız bir yerde bitiyor. bittiğinde yanımdaki insanlarla birbirimize baktık "bitti mi yani şindi?" diye.

çok garip bir filmdi. ilk filmdeki birkaç hadisede sosyal mesaj iyiydi. ikinci filmde birkaç güzel ve komik kısım vardı. o kadar. bol gönderme mevcut. ama gönderme yapacağına önce hikayeyi oturtaydın diyor insan.

2020'de de çıkacakmış iki film daha böyle sanırım.
cem yılmaz türk sinemasında yeni bir şey deniyorsa bilemem. belki de önümüzdeki sene çıkacak filmlerle bunların saçma yerlerine açıklık getirir ama o da saçma yani. bugüne kadar böyle bir şey denendiğini de görmedim.

şöyle bir şey gördüm, gülsem mi bilemedim.
tivit altındaki yorumlar daha fena.

akrep kadın akrep kadın
ben beğendim.
hatta oldukça beğendim.
ilk film biraz yürek burkan bir komedi dram.
ikinci bildiğin komedi. filmin ikinci bölümüne, daha doğrusu ikinci filme uzay enstantanesini koymuş yine. ama aile çoluk çocuk izlenecek bir durumu yok.
zira bolca küfür ve argo mevcut.
revoluce revoluce
başıma bir şey gelmeyecekse ben de beğendim.
zira "bağıra bağıra güleceğim, mutlaka gülmeliyim" diye şartlanarak gitmiyorum cem yılmaz filmlerine. daha çok, nasıl özgün bir hikaye anlatma derdinde olduğuna odaklanıyorum. ilk filmdeki dram ve komik noktalarda üstatlar ayrı, ancak cem yılmaz'ın oyunculuğunu ekstra ekstra başarılı buldum. bence mimikleri ile birlikte gerçek bir oyuncu oldu cem yılmaz. filmin bu tarafı beni daha çok keyiflendirdi. 2. film daha çok kendi tarzındaki komedilerdendi. keyifle izlenebilir.
gepgezgin gepgezgin
yorum bile yapamayacağım kadar kötü iki filmin ortak adı.

gerçekten kötü gençler. ne bir konu bağlamı var. ne hikaye sizi çekiyor. hele hele ikinci filmde uzaylı parodisi iyice boka sarmış. resmen "çekmeseymiş daha iyimiş" dedirtti.

özet: para ve zaman kaybı.
kahve içmeden sarhoş olamıyorum kahve içmeden sarhoş olamıyorum
cem yilmazin yeni filmiymiş.
ben bu adamin seyirci kitlesini iki guruba ayiriyorum.
biri annesi diğeri sevgilisi.
bu annesi olan seyirci gurubundan illalah ettik. hani çocuğunun s.çmasina bile "bak benim çocuğumun b.kunun rengi bile çok farkli" diyen gurup. adam osursa nasıl melodi diye seviniyorlar gerçekten. yorumlari dinliyorum "beğenmedim ama çok emek vermiş tabi" diyor. verecek tabi emek verdi ne demek jest mi geçti sana.

bir de sevgilisigiller var. valla 3 senelik 5 senelik emeğe bakmıyor. kendini mutsuz hissettiği anda vuruyor kıçına tekmeyi. işte bu kitleyi sıkıyor artık cem yılmaz. ya da tükenmişlik sendromuna filan yakalandı. sonuçta kendi bileceği iş. her sene bir film çıkarma zorunluluğu da yok ayrıyeten. hatırlatmalı!
heboslukyokyani heboslukyokyani
mısırcılara kafa tutup, kâr denilen pastadaki payını arttıran insandır.

gidin filmlerine efendiler, lütfen gidin.. sonra da "yok efendim bilet fiyatları.. yok efendim kalite.." demeyin.

hatta lütfen çift seans yapın.. ^^

işte gerçek "kara komedi" bu şartlarda bu filme gitmektir.
juniper10 juniper10
yine dünyanın çeşitli enstantaneleri özümsenerek hazırlanmış ve bu durumları eleştirerek topluma mesajlar vermeye çalışan bir (iki) cem yılmaz filmidir.

ben bu adamın her sahnesi ince ince düşünülmüş, göndermelerinde kahkaha attırmayan ama inceden üzen/tebessüm ettiren bakış açısını beğeniyorum.


8.5/10
diren bonibon diren bonibon
filmden ziyade iki minik filmçiklerden oluşan şey.

giriş gelişme yok full sonuç izliyoruz hissi uyandırıyor. hadi bi tık gelişme vardır ama giriş bildiğiniz yok. ben filmleri bu arada ne kadar güldük ya da gülmedik diye değerlendirmiyorum. çünkü bazı yerlerinde köpek gibi de güldüm.

cem yılmaz'ın yeni şeyler denemesini seviyorum. bu konsept okeyim de aslında. ama hikayelerin sorunu havada kalması. boşlukta süzülmesi ve en sonunda uzay boşluğunda kaybolması adasdas.

yani karakomik filmler 2 geliyor. beklentim şu ki bu iki filmle birlikte izlediğimiz filmlerin bir bütün oluşturması.

çünkü ilk iki film arasında bağlantılar vardı. üşendim açıklamaya ama vardı. hatırlatın bi ara açıklayayım sadasfa.
azureel azureel
ilk film "iki arada" kötü: 4
ikincisi "kaçamak" ise rezalet: 1

ortalama 2.5'tan 3/10.

"neden kötü?" sorusuna yanıtım ise spoiler olacak, dikkat

8==========[[))) spoiler ((]]==========8

- "hayal kurduk, hepsi yalandı" konseptini sevmem. olay örgüsünü beceremeyenlerin kaçacakları en ucuz yoldur bu. lost dizisinin sonunu bağlayamayan dalyaraklar da bu yolu seçmişti, onlara da ağır sövmüştüm.
- cinsiyetçi esprileri sevmem. recep ivedik'ten farkınız kalmıyor. bunun üzerine "garıya gittik ehe ehe" üslubundaki mağara adamlarının konuşmalarını dinlemek zorunda kalmak daha da itici.
- biraz duyar olacak ama, seks işçiliği ve kadın ticareti böyle normalleştirilecek, şaka konusu yapılacak şeyler değildir. burada akla hayale gelmeyecek eziyetler, insan kaçakçılığı ve daha nicesi var. filmde bile, eskortları otele getiren nemrut pezevenk, psikopat cani imajı tüylerimi diken diken etti. komik mi bu şimdi? feminist arkadaşlara bırakıyorum o kısımdaki sövme işini.
- oyunculuk felaket. tamam özellikle yaşlılara "ustalara saygı" diyelim, gençlere de "onlar genç, öğrensinler" vs diyelim de abi genel olarak aceleye mi gelmiş nedir, özellikle "iki arada" filmindeki oyunculuklar rezaletti. her replik sakil duruyor, kimse ağzından çıkanla yüzünü gözünü örtüştüremiyor. mimik yok abi mimik.
- kısa film bile çıkmayacak 2 tane kötü senaryoyu, uzun metraja yaymışlar. yav yaydınız iyi de süreyi uzatırken bari karakter derinliği falan kataydınız. o da yok. sevmedim işte film(ler)i.
- senaryodaki boşluklara ise hiç girmeyecektim, ama dayanamadım. sadece şu ikisini kenara bırakıyorum: ido maaşları bankaya yatırmıyor mu, bu adam niye parasını nakit tutuyor? ilk filmde ayzek hayal görürken göğe yükselen uzay aracı vardı, ve ikinci filmle orayı bağladınız. yani her şey mi hayaldi, e peki aynı hayali mi görüyorsunuz? ööööööööf
- daha da sayardım da üşendim. sıkıcı. yarısında çıkmamak için zor durduk, hele ikinci film "kaçamak" ise iyice dibe vurdu, allah belamı versin 10 dk daha sürse can verecektim...

8==========[[))) spoiler ((]]==========8

tüm bunların üzerine, sosyal medyada (selaaam) sayın cem yılmaz'a yapılan tüm eleştiriler "siz ne anlarsınız sinemadan / film yapmayı kolay mı zannediyorsunuz / sizin yüzünüzden yerli film sektörü gelişemiyor" ve sair kapsamda fırça şeklinde yanıt buluyor. içim şişti bu hatasını kabul etmeyen üsluptan. ha müslüman, bi' kere de "evet arkadaşlar, eleştirileriniz için teşekkür ederim, ekip arkadaşlarımızca kendimizi geliştirmeye çalışacağız" de. bak şimdi böyle yazdım ya, allah bilir aynen bu cümleyi alır kullanır öööööööf vallahi şiştim.

ayar almayan süngerbob tıynetli komedyenimiz, yönetmenimiz, senaristimiz, başrolümüz, rejisörümüz, karikatüristimiz, o bizim her şeyimiz... vurdukça toz kalkıyor.
3
buseyaman256 buseyaman256
o kadar eleştirildi ki gitmemeye karar verdim. cem yılmaz'ın son birkaç projesi kötüydü zaten. yavaş yavaş devri geçiyor sanki. en azından sinemada.
gülyüzsüz gülyüzsüz
ikinci haftasonunda, ilk haftasonuna göre %63'lük bir kayıpla 103 bin kişi tarafından izlendi.

ali baba ve 7 cüceler'de bu oran %41,
pek yakında'da %18,
hokkabaz'da ise +(artı) %3.5'ti.
1 /