kaşarlı mantar

1 /
sleeplessbeauty sleeplessbeauty
yapması kolay, tadı enfes olan yemek. ben gibi yaptığı yemekler, makarnanın krepin ötesine geçmeyen bünyeler için bile yapımı oldukça kolay.

gereken malzemeler:

mantar
kaşar
limon
ayçiçek yağı.


mantarları soyup yıkıyorsunuz. dilimleyip su dolu bir kaba koyuyorsunuz. birkaç damla limon sıkıyorsunuz suya ki kararmasın mantarlar. bir süre bekletiyorsunuz. sonra tavayı ısıtıyor, içine mantarları atıyorsunuz, birkaç damla limon sıkıp üzerine. biraz kendi haline bırakıyorsunuz, mantarlar suyunu verdiğinden yanmadan pişiyorlar. kısık ateşte elbette. kıvama geldiklerinde çok az sıvı yağ ekleyip, rendelediğiniz kaşarı üzerine bırakıyorsunuz. ne kadar bol kaşar koyarsanız, o kadar güzel sonuç alırsınız. kaşarlar üzerinde tamamen eridiğinde, ocağı kapatabilirsiniz. bu kadar basit.

afiyet olsun.
saskindoktor saskindoktor
gittiğin elektriği suyu olmayan bir köyde gecenin bir yarısında önüne konulur. misafir umduğunu değil bulduğunu yer düsturunu çiğnenemek için yandan yandan mantarların nereden bulunduğu sorulur. evin küçük çocuğu ben topladım dağdaaaan der. zehirlenme riski göze alınarak yemeğe itinayla dalınır. sonuç: hala yaşıyorum*
stratpaul stratpaul
geçen yaz evde yapayım lan nasıl bişiymiş bu diye gittim bir paket mantar ve kaşar aldım. şimdi adı kaşarlı mantar da bu mantar dediğin çok yavşak bir malzeme doğrayamadım amk. neyse devam edip abuk subuk mantarsı şekillerden sonra kaşarı da rendeledim. şimdi elde var garip şekilli mantar, kirli tava ve rendelenmiş kaşar. az biraz da ayçiçek yağı var. dedim oğlum tamam işte malzemeler, giriş savaşa. tavayı yıkayıp, yağı döküp tam mantarı kızartıyordum ki ev arkadaşım geldi. ''ne yapıyon lan sen'' edasıyla az biraz benim o garip şeklimi kısa bir süre süzdü. lan oğlum o öyle olmaz sade sade yenir mi o şekil hiç? diyerek çok da işi bilirmişçesine buzdolabından salça çıkardı yağda eritiriz sonra mantarı koyarsın dedi. bir an büründüğüm o ünlü şef edasından sıyrılıp haa doğru dedim sadece. neyse mantarı kızartıyoruz ama hiç renk değişmiyor amk. oğlum dedim acaba bu meret haşlanacaktı da biz saçmalayıp kızartıyoruz. o yine çok bilmiş edasıyla ''yok oğlum benim yengem bunu yaptı daha evvel ben gördüm'' dedi. içim az da olsa rahatladı ama sonradan yengesinin yeni evli ve arkadaşımın yemeğin tadına bakmadığını öğrendim ama şemsiye göte girmişti bi kere. neyse biz bunu garip bir renk alana ve etrafı garip bir koku kaplayana dek kızarttık. baktım iyi gibi oldu gaza gelip üstüne pul biber ve kuru nane tozu ve bolca tuz da attım. hem tuzlu salça hem de tuz fazla geliyormuş bir yemeğe bunu o gün öğrendim. neyse işte tabaklara servisten sonra da üstüne rendelenmiş kaşardan bolca attım ta ki mantar görünmeyene dek. görüntüsü güzeldi be sözlük hani fotoğrafını bile çektim. boru değil kaşarlı mantar yapmıştım. neyse işte sıra tam tatmaya gelmişken kapı çaldı fakülteden birkaç arkadaş daha daldı içeri bilmiyorlar başlarına ne gelecek onlara da koyduk birer tabak. ibneler ilk başta biraz taşak geçti tabi vayy öğrenci evindeki yemeğe bak diye falan ama sonradan verdiğimi sanıyorum hepsine ağızlarının payını( hem gerçek hem de mecaz anlamda). neyse işte oturduk masaya herkes daldırdı çatalını ve o an çok geçmeden 2-3 saniye içinde herkes birbirine bakıyordu angut kuşu gibi, ilk küfreden olmak farklı tabi. ayrı ayrı paylandıktan sonra okkalı iki kelam da ben söyledim kendi kendime. resmen kusmuk gibi bir tadı vardı. o değil de giden kaşara da yandık ki biz kaşarı sadece makarnada kullanan bir evdik. o günden sonra geçtiğimiz 3 senede yaptığımız gibi sürekli makarna yedik. neyimize lan bizim mantar falan. şimdi ben bunu neden bu kadar yazdım onu da bilmiyorum ama harbiden bilmiyorsanız yapmayın ve ne kadar kötü olabilir ki lan diye düşünmeyin.
depresif depresif
kaşarlı mantardan benim anladığım şudur:

mantarlar temizlenip sap kısmı çıkarılır. altı hafif yağlanmış tepsiye dizilir. sapların çıkarıldığı orta kısma kaşar rendesi koyulur ve fırına verilir. bu kadar basit. görünümü de şöyledir:

1 /