kavga sosyalist dergi

beste çalan mahur beste çalan mahur
kurtuluş hareketi kökenli siyasi grup.

solcu olduğumu hatırlayıp, bir şeyler kurcalarken varlığından tesadüfen haberim oldu. 2019 yılında devrimci parti'den ayrılmışlar. ayrılık gerekçelerine dair bir bilgi bulamadım, geleneğin son yıllarda yaşadığı başka sorun ve ayrılıklarla ilişkisi var mı onu da bilmiyorum. sol hareketi daha yakından takip eden arkadaşlar süreç ve bilgi aktarımı yapacaklardır. başlığı açmamdaki birinci mesele bu.

ikinci mesele ise, kurtuluş hareketinin bir dönemine yakından tanığım. sosyalist demokrasi ve sosyalistlerin birliği meselesi, bununla birlikte hareket içinde kurulan, kurulmaya çalışılan demokrasi anlayışı çok sesli bir hareket doğurmuştu. troçkizm, anarşizm, hatta maoizm gibi siyasi akımlar, kurtuluş içinde kendini ifade edebilmişti. özünde kurtuluş stalincidir. bunu tarihinde görmek kolay. sosyalist demokrasi tezini kabul etmeyen ksd çevresi açıktan bunu savunuyordu. meseleyi uzatmayalım, kavga sosyalist dergi, instagram sayfasında şu paylaşımı gördüm.






altında da şu yorum vardı.





benim yaşımın yettiği hiçbir politik atmosferde kurtuluşçu bir grup bu meseleye bakışını bu şekilde ifade etmemiştir.

yine ilginç olan, kurtuluş'un bir parçası ve doktorcu bir grup birlikte yskp' yi kurmuştu. yskp, kurtuluş'un kalan diğer parçalarına nazaran daha az sekter bir yapıydı. hatta bu yapının kurtuluş'u birlik içinde eritme söylemi vardı. kavga sosyalist dergi, yskp ile eylem birliktelikleri yapıyor.

türkiye sosyalist hareketini anlamak zor.

devrimci demokrasiyi anlamak ise imkansız.
anabacı vokke anabacı vokke
kavga alanlarından uzak kaldığımızdan olsa gerek, haberdar olmadığımız çevre. kurtuluş çevresinin iç süreçlerinden son haberdar oluşum şudur, birincisi devrimci parti oldukları süreçte bir kısım insan devrimci partinin kimi tezlerinin kurtuluş'un geleneksel çizgisinden bir kopuş olduğunu söyledi ve ayrıldı. ama bir araya gelip ayrı bir bayrak açmadılar, örgütsüz solcular kervanına katıldılar. yanlış anlaşılmasın, bu işleri bırakmalarını kınadığımdan değil... somut durumu söylemek için dedik örgütsüz solcular kervanına katıldılar diye. bunlar efendice kenara çekildiler, sözümona mücadele ediyormuş gibi davranıp hiçbir bok yapmayanlar var. onlar daha tehlikeli... yurttan atılmış bir devrimcinin toplantısına gelip, "yurtlar yönetmeliğinde hüküm giyen bir kişinin yurttan atılabileceği yazıyor ne yapabiliriz ki" diyen adama sırf "örgütlü" olduğu için devrimci gözüyle bakamam, sorry.

ikincisi örgütlü ve ayrı bir bayrak açan bir kopuştu. faşizm koşullarında tüm legal mücadele olanaklarının tükendiğini, tamamen yeraltına çekilmek gerektiğini söylediler. kısa süre içinde hemen hepsi gözaltına alındı. tam tarih veremem, acılı süreçlerde hayata devam edebilmek için hafızaya format atıp duruyorsun. hele bir de benim gibi kaotik yaşıyorsan hatırlaman iyice güçleşiyor. ama bir 2-3 senesi var herhalde...

bu arkadaşların içinde önceki iki gruptan insanlar da olabilir ama tamamen ayrı bir çıkış gibi duruyor. söz konusu kurtuluş'sa her türlü birleşim ve ayrışma mümkündür yani...

stalin paylaşımı eksi puan, kurtuluş'un geleneksel çizgisiyle hiç alakası olmayan sykp ile dirsek temasları "ne yapıyorsunuz siz" dedirtse de pek sırça köşkten ahkam kesen bir çevreye de benzemiyorlar. haberlere bakılırsa şu zor zamanlarda direnişin olduğu her yere de gitmişler. bize de yolları açık olsun demek düşer. yaptıkları iş her şeye rağmen halkı durmadan örgütlenmeye çağırıp, örgüt olarak tek bir kavga alanında göremediklerimizden çok daha değerli...
3
dumrul dumrul
ben anlamıyorum ki 45 senedir bitmeyen bu kurtuluş geyiğinin amacı ne?

kurtuluş denen dergi çevresi 45 yıldır konuşuluyor, bunun sadece 2-3 yılında bağımsız şekilde kendi başına faaliyet gösterebilmiş onda da örgüt yapısı bile oluşturamamış. bir tüzüğü, programı, kongresi, konferansı var mı? anca kkk diye örgüt kurma çabası var. kkk nedir arkadaş ayıp ya.

bütün siyasi faaliyeti dergi çıkarmaktan ibaret olan bir grup doğal olarak darbe ile birlikte buharlaşır. başka türlüsü mümkün değil. 12 eylülden sonra ise 40 tane ayrı yasal partiyle anıldılar. yok bsp, yok ödp, yok sdp... takip etmek mümkün değil... baki olan tek şey bağımsız faaliyet yürütme becerisine sahip bir örgütsel platforma asla erişememeleri.

bir grup insanın bir araya gelip nereden baksan 45 yıl yıl boyunca örgütsüz kalabilmesi muazzam bir başarı. stalin yaşasa bunlara selam verenler dahil her bir bireyini sibirya seyahati ile ödüllendirirdi. bir de stalin savunulmadan komünist olunmaz geyiğini tekrarlamışlar.. yazık lan..
2