kavşak

1 /
itaki itaki
bir başla bir kavşak arasındaki yakınlık, bir virajla bir çay kaşığı arasındaki uzaklığın ikiz kardeşidir.
fakespeare fakespeare
ts805 ile 1990 yılında kavşak tipi seçimleri standartlandırılmıştır. buna göre;

* kavşakların tipinin seçilmesi için gerekli olan, kavşağın bütün kollarında haftanın iş günlerinden salı, çarşamba, perşembe ve cuma günlerinden birinde pik saatle yapılan trafik sayımıdır.

* burada elde edilen sayım sonuçları ts 6407'de verilen katsayılara göre oto birime çevrilir.

*bu saat içinde kavşağa bütün kollardan giren trafik toplanır. bu toplamın 5 veya 10 yıl kabul edilen bir geleceğe göre tahmini yapılır.

* buna göre kavşak tipi tayin edilir.

*daha sonra seçilen bu tipin detayları projelendirilir.
birkahveyapbana birkahveyapbana
bugüne kadar bir çok güzel filmin yönetmenliğini ve müziklerini yapmış, senaryosunu yazmış, reklam filmleri çevirmiş aynı zaman da fotografcılık ile de uğraşan, çok güzel albümleri de olan selim demirdelen in ekim 2010 başında vizyona girecek olan son filmi

başrollerinde dolunay soysert, güven kıraç, mete horozoğlu, umut kurt, sezin akbaşoğulları nın oynadığı yapımcılığını tümer korkmaz ın ve yönetmenliğini/seneryosunu/müziğini selim demirdelen
in yaptığı iddialı bir türk filmi

(bkz: selim demirdelen )

edit 1: aynı zamanda filmimiz bu sene 17. adana altın koza film festivali ve 47. uluslararası antalya altın portakal film festivali'ne e katılıyor.
hatırlatma için teşekkür ederim.

edit 2: adana da altın koza da en iyi yönetmen, en iyi müzik, en iyi kadın oyuncu ve umut veren erkek oyuncu ödüllerini almış filmdir.

güven kıraç çok iyi bir performans göstermiş ve ortaçgil parçaları da filme çok iyi uyum sağlamış.
filmin özeti ise kaybetme ve kaybetmediklerinin değerini algılama üzerine.
cliche cliche
uzun zamandır vizyona girmesini beklediğim filmlerden biriydi. sonun da gittim izledim ve geldik düşüncelerimizi yazma kısmına. ilk başta güzel bi kadro ve oyunculuklar senaryoyla birlikte merak unsurunu harmanlayıp seyirciye sunan basit ama güzel işlenmiş bir film olmuş. filmin sonuna kadar bi heycanla " hadi ama nolmuş , nasıl olmuş" sorusunu sormaktan alamıyorsunuz kendinizi. ki filminde asıl uyandırmak istediği buydu. evet sadece bununla sınırlı olan bi film tatmin edicimiydi elbette hayır belki de ben beklentilerimi fazlaca yükseltim yine de kendi dalında hoş sade bi film olmuş emeklerine sağlık. ama asıl beni mest eden şey müziklerdi zira ortaçgil müziğle katkıda bulunurda sevilmez mi demeden edemedim.
imkanatutuldum imkanatutuldum
herkesi değiştiren bir acı, acılar vardır ve bu acılar hayatın birsürü noktası'nda insanları yakınlaştırır, ortaklaştırır, dayanıştırır, birbirini anlamaya doğru yaklaştırır mesajının yoğunluklu olarak verildiği bir film olmuş kavşak. filmin ritmi, karakterler gerçek hayata uygun olmasına uygun lakin; sonunun iyimserliği hakkında böyle düşünmedim. (yönetmen bunu tercih etmiş olabilir tabii)sonu dışında gayet iyi bir film yapmış selim demirdelen. arzu rolündeki sezin akbaşoğulları, sinema'da daha çok görmek istediğim, güzelliğine, sadeliğine, juliet binochet kadar ifadesine hayran olduğum bir kadın. diğer oyuncular da rollerinin hakkını pekâla vermişler.
balefulwhisper balefulwhisper
detaylarını beğendiğim film. bunun yanında senaryosunda yer yer kopukluklar gözlenebiliyor maalesef. fakat bu kopukluk filmin yaşattığı 'yolları kesişen insanların birbirine paralel acıları' duygusunu yitirmenize neden olmuyor.

eksikliklerine gelince; güven karakterinin tiradı zorlama gibi geliyor insana mesela. bir haluk bilginer havası yaratılmaya çalışılmış sanki. hani umutsuzluk sisinde kaybolma furyasına kapılmış gitmiş gibi film bir an. bazı sahnelerde ajitasyon şüphesi bile duyuyorsunuz. eee şimdi ne olacak acaba diye kendinize sorduğunuzda sizi tatmin etmeyen cevaplarla dolu sekanslar izliyebiliyorsunuz. tüm bunlara rağmen tesaadüf, kesişen hayatlar, iyi ve kötü, güzel ve çirkin temasının mihrabı yerinde.

güven kıraç, sezin akbaşoğulları ve umut kurt'un oyunculukları ise filmden bağımsız olarak oldukça başarılı.
dolunay soysert'i izleyeceğimizi sanıyorsunuz ancak çok kısa sahnelerde oluyor bu. rolü toplasan 3 dakika. 300 dakika bile izlenecek bir kadın olduğundan tühletiyor bu durum sizi.

kısaca bu ödüllü selim demirdelen filmi türk sineması adına merak uyandıran bir yapıt.
smilee smilee
otobüs yolculuğu sırasında izlediğim film.biraz filmi biraz dışarıyı izledim.gişe filmi değil fakat kötü film değil.sıkıcı olduğunu da düşünmüyorum.güven kıraç çok yakışmış bu filme.bir de filmin rengi çok güzeldi.

tek beğenmediğim şey sonu oldu.bence mutlu sonla bitmemeliydi.sonu çok apar topar olmuş fakat genel olarak güzel,izlenesi bir film.
oxoskva 08 oxoskva 08
güven kıraç'ın filmdeki en etkileyici sahnesinden:

"üniversitede tanıştık son sınıfta
ben iktisat okuyorum o kimya
okul biter bitmez ben bi muhasebe şirketinde işe girdim
o iş bulamadı
babasıda çok masraf oluyo diye geri çağırdı gebzeye
benim kazandığım ancak karnımı doyuruyo
yani evlenmek falan pek mümkün görünmüyo o sıralar
bi yandan deliler gibi çalışıyorum, bi yandanda iş bakıyorum ona
yüreğimde ağzımda... devamlı istemeye geliyolar diye haberler geliyor çünkü
oda şaşırdı ne yapacağını
tam ümidi kesmek üzereyiz
bizim şirkete yeni bi müşteri geldi, bi kimya şirketi
ağızlarından girdim burunlarından çıktım, sonunda bir iş ayarladım aylaya
bi hafat içinde evlendik, ev tuttuk filan
ilk bi iki sene zorlandık tabi ama sonra ... allah yardım etti tabi bi şekilde
bi arkadaşım beni sisteme seyfi beye önermiş, ordan teklif geldi, tam o sırada ayla hamile kaldı
nasıl heyecanlıyız .....
ayla doğum iznine ayrıldı, her akşam koşarak gidiyorum eve
nasıl özlüyorum ikisini de .....
borç harç bi araba aldık.. çocuk olunca araba şart tabi
bi hafta sonu işte ... hem arabayı kutlayalım hemde bi orman havası alalım diye bi yerlere gitmeye karar verdik

.....

nasıl güzel bi hava, o orman kokusu, rengarenk çiçekler
allahım sanki rüyadayız ..
ayla dedim, kızımızın adı çiçek olsun...
sonra.. yıllar geçti işte.. kocaman kız oldu.. okula bile başladı çiçeğim ..."


ha bu arada filmin sonu öyle mutlu sonumsu bitmemliydi... bırak ya akışına niye bi yerlere bağlama gereği duyarsınki ...
anakininki anakininki
izleyip sildim, attım dediğimiz filmler vardır ya.. bunu izledim ve arşive attım.. yeter iste abi, hareketli bir film vaad etmiyor ki zaten adam bize..güven kıraç zaten döktürmüş, ben böyle filmleri seviyorum..dingin, hayattan..ama çoğunluğa katılıyorum ve sonu mutlu bitmemeliydi diyorum..
karate schnitzel karate schnitzel
hayatın içinden, sade bir film. güven kıraç tek kelimeyle döktürüyor, aksini beklemek zaten saçma. acılarla yoğrulan hayatlar hangimize yabancı ki? başkasına kum tanesi gelen ama seni boğmayı başaran dertlerin hayatını ele geçirdiğinde yaşanan yıkıma odaklanıp bir çıkış yolu arıyor kavşak. pek sevilmeyen mutlu sonu da bu yüzdendir belki, umutsuzluğun hüküm sürdüğü modern toplum insanına bir ışık olduğunu, mutlu olmanın yollarını araması gerektiğini hatırlatmak. ben bu misyonu yüklüyorum kavşak a, mutlu sonunu da işte bu yüzden seviyorum.
1 /