kedinin doğurması

harbi kiz harbi kiz
bir kedi annesi için en duygusal anlarından bitanesidir.
yaşadım, bilirim..

önemli olan bu süreçte kedinizin yanında olmanız ve ona yardımcı olmanız.

doğum ne zaman başlayacağını kestiremiyorsunuz.
patinin ilk doğumunda yardım ettim ikincisinde ise işten eve geldiğimde pati tek başına doğurmuştu bile *☺️

şimdi size dikkat etmeniz gereken en önemli şeyleri anlatacak, size kedinizin doğumunda daha emin olmanız için bilgiler vereceğim.

kedilerin evinizdeki 'favori yeri' vardır. hamilelik esnasında kediler doğumunu gerçekleştirmek istediği yeri orda sık sık oturarak belli ederler.
onu ordan kaçırtmayın, oraya doğumu için sıcak ve sessiz bir ortama çevirin.
ben çok sevdiği battaniyesini oraya sermiştim ve yaramaz yeğenlerimin o odaya girmelerine müsaade etmemiştim. * *

kedinizi sık sık okşayıp ona 'ben burdayım' sinyali verin.
doğum esnasında sizin aslında bir şey yapmanız gerekmiyor fakat komplikasyon olursa diye kedinizin yanında durmanızı öneririm.

ben patinin ilk doğumunda yaşadım bu durumu.
kedi bebişleri çıkar çıkmaz onları yalamaya başlar ki bebişlerin üzerindeki amniyon membranı (kese) yırtılsın.
pati birincisinde bunu yapmadı. ikincisi doğarken ben bu görevi üstelendim. dikkatlice o keseyi kestim bebişe zarar vermeden.
sonra annesinin yanına koydum onu tekrar ..
böyle durumlarda 'iyi ki bende ordaymışım' diyorsunuz..

sonra annesi onları nefes almaları için yalamaya başladı teker teker.
kediniz bunu yapmazsa siz yumuşak bir havlu alıp bebişleri narin narin okşamaya başlayın.
bunlar doğum esnasında olabilecek şeyler.. bu yüzden ne olursa olsun kedinizi yalnız bırakmayın derim ben..

dikkat etmeniz gereken bir diğer hususta kedinizin her bebişten sonra bir plasenta çıkarması.
doğum bittikten sonra kediniz o plasentaları yemelidir. çünkü plasenta besinlerle doludur ve kedinin süt üremesini 'tetikler'.
ayrıca bu hayvanlarda 'başka yırtıcı hayvanların dikkatini çekmemek ve doğumdan bir iz bırakmamak' adına yapılan içgüdüsel bir harekettir.

kediniz yemiyorsa bu görev yine size aittir: siz onu ona yedirmelisiniz.

bazılarına iğrenç gelse de; kedinizin doğumunu izlemek, ona defisitlerini tamamlamak, yardımcı olmak bir kedi annesi için çok farklı bir duygu.. çok değişik bir his... çok farklı bir bağ oluşuyor bu sayede kedinizle..

pati doğumdan sonra kimseyi yanına bırakmadı... ben hariç...
fındığa (kocasına) bile güvenmezken bana güvendi..
yavrum benim.. *

o günden sonra 2 değil; tam 5 kedi annesi olma gururunu yaşadım ben.
allah her kedi sahinine yaşatsın bu mükemmel ötesi duyguyu..☺️

bunlar da o gün dünyaya gelen tipsiz mucizelerimiz♡





hayalperestinhayali hayalperestinhayali
murphy'nin minik bir anneye dönüşmesi^^
dün gece 3.45 gibi başlayan doğum süreci o kadar uzun sürdü ki; sancısı bebeği çıkarmaya çalışırken yaşadığı strest biraz korkutucuydu.
ilk başta çatalda sıkışmış gibi görünen bir zar murphy'nin ne olduğunu tam anlamayarak kafası karışmış bir şekilde bir kuma gidip bir yatağına dönmesi :( sürekli elime yaslanıp, koluma sarılması :) ve en sonunda artık bir sorun var diye düşünüp veterinere gitmek için hazırlanırken; 8.45'te murphy'nin son bir hamleyle yanıma gelip koluma kafasını yaslayıp, bebeği oraya bırakması:d ilk başta ne olduğunu anlamadı içinden bir şey çıkmış hareket ediyor afalladı çocuk. ilk geldi kokladı, biraz plesantayı yedi sonra geri geri kaçmaya başladı sjsjsj noluyor dedim. sonra bebişin göbek bağını kesip biraz kuruladık murphy'nin yanına yaklaştırdık ilk yine kokladı kaçacak gibi oldu, biraz yaklaştı bir iki kere yaladı sonra herhalde şey dedi "bu, bu bana mı benziyor? içimden de çıktı, benim galiba bu" sjsksjsj sakinleşti yuvasına geçti biz de bebişi yanına bıraktık biraz daha kuruttu önce ve beslenmesine izin verdi. böyle 1 saat geçmişken yine bir an'da kasılmaya başladı 2-3 dk içinde hiç zorlanmadan bebeği çıkardı. ilkinin zorluğundan sonra ikincinin bu kadar basit ve hızlı olması çok rahatlatıcıydı. ve böylece ufaklık doğum sürecini bitirdi. âma şişkinlik hala bebek var gibiydi biz de herhalde birkaç saat sonra yine başlar diye düşündük. saatler geçti murphy yemek yiyor, bebeklerle vakit geçiriyor derken gece oldu hala bir gelişme yok. bir veterinerle görüntülü konuşuyoruz bir sorun var gibi diyor. başka veterinerle konuşuyoruz, doğum 24 saat içinde yine başlar diyor. biz de ne olduğunu anlamamışken; ya bir sorun varsa diye gece 12'de bebekleri ve murphy'i alıp veterinerin yolunu tuttuk. ultrason, röntgen derken şişkinliğin dışkı ve gazdan olduğunu ve birkaç gün içinde geçeceğini, içeride başka bebek olmadığını öğrendik ve rahatladık. her şey o kadar farklıydı ki.

murphy gibi bencil davranan bir kedinin bir süre sonra koruyucu bir anneye dönüşümü, yanından bir dk bile ayrılsam bebişleri bırakıp birkaç dk beni araması sonra birlikte bebişlerin yanına dönünce onun bebeklere yaklaşması. patisiyle hafif hafif okşayıp, sonra yanlarına yatıyor kafasını kafalarına sürtüyor. iki gündür en keyif verici deneyimi yaşıyorum. aynı zamanda inanılmaz yorucu bir durumdu. çünkü onun ilk hamileliği benimse ilk kez bir canlının en masum anına tanık oluşumdu.

neyse ki şimdi hepsi sağlıklı ve iyiler :)




aptgetpurge aptgetpurge
dünyanın en süper anı. küçük bir kedi ordusu sahibi (5 adet) bir baba olarak, 2 yıl kadar önce yaşadığım o panik dolu güne geri dönmemi sağlıyor bu başlıktaki uzun doğum hikayelerini okumak. garip bir haz alıyorum.

zor bir sürecin başlangıcıdır kedinin doğurması. 2 aylık emzirme (3 ay da olabiliyor, 45 gün de. panik yapmayın bunlara) süresince maksimum dikkat edilmesi gereken konular var.

mümkün olduğunca kısa kendi yaşadıklarımdan derleyerek anlatmaya çalışayım başlığa gelenler için, bilgi olarak kalsın.

- süt tozu / biberon : anne kedinin sütünün kesilmesi, az süt gelmesi, yetmemesi vb. ihtimallere karşı bunu bulundurun evde. hepsiburada, n11 gibi yerlerden kolayca çeşitli marka modellere ulaşırsınız. bulunması zor değil. yedekçilik iyidir, kafanız rahat olur. yavrulara ara ara verebilirsiniz. bol sütle hayata başlayan bir melek, daha kuvvetli bağışıklığa sahip oluyor benim inanışıma göre.

- anne kedi, bu dönemde yavrularına karşı aşırı hassas olur. sizden bile sakınır. yavruları sakın ellemeyin. bunu yaparsanız, yavrusunu emzirmemesine bile neden olabilirsiniz. her zaman olacak diye bir kural yok ama yine de, basit olarak, yavrulara dokunmayın 1-2 ay.

- anne kedinin kuytu köşede emzirip, rahatça çocuklarının yanında olması için bir karton kutu (büyük) ya da minder, döşek, bu iş için üretilen bir ürün vs. bir alan hazırlayın. o alan steril, huzurlu, güzel olsun. kedi milleti ve karton kutu ayrılmaz bir bütün olduğu için, en hesaplı ve pratik çözüm oydu. içine bir kaç pike sererek durumu kotarmıştım bendeniz.

- anne kediyi ilk 2 hafta, yatağa kahvaltı şeklinde yaş mama ile beslemeniz daha güzel oluyor. prenses hanımların kendileri canları isteyince teşrif edip kuru mama kabına gidiyor zaten. ama yanıbaşına servisi de seviyor. malum, kan kaybetti ve yorgun.

- 10-15 gün içinde yavruların gözleri açılacak. akabinde ilerleyen haftalarda, bulundukları ortamdan çıkıp, hayatı tanımaya, anlamaya, merak etmeye başlayacaklar. bu iş 3-4 ay sürecek. işte bu dönemlerde kesici delici aletler, onlara zarar verecek herhangi bir yükseklik (yükseklik algıları geç oluşuyor) , çıkıntı, girinti, yiyebilecekleri saçma sapan bir madde vs. hiçbir şey olmamalı. evi komple gözden geçirmelisiniz. hem de komple. avuç içinden küçük sıpacıkların kendilerine zarar verebilme şansı çok fazla bu dönemde. kediler zaten, genetiksel olarak meraklıdır. yavru iken bu isk daha da fazla.

aklıma gelen bu acil şeyler dışında, dünyanın en güzel 5-6 ayını yaşayacaksınız "cik cik" diye ses çıkaran garip bir aile ile birlikte. anne kedinin, bezmesini, olgunlaşmasını izleyeceksiniz.

sizi bekleyen 4-5 kısırlaştırma ameliyatı olacak. bolca karma aşı, iç dış parazit olacak.
tabi bunlar, benim gibi "aileyi bozmayayım, aile fertlerini ayırmayayım" diyen duygusallar için. çoğu kişinin ilk 2 aydan sonra yavruların büyük kısmını sahiplendirdiğini okuyup şaşırmıştım.
kınayamam da insanları bu noktada. masraflı bir süreç.

ilerisi daha da masraflı. pet shop'a gittiğimde "abi buyur çay iç otur" diyorlar düşünün gerisini.
ama değer mi, değer. nokta.