kelebekler

1 /
kiralık panda kiralık panda
kültür bakanlığı tarafından desteklenmeyen tolga karaçelik filmi.
memlekette bakanlıklar tarafından desteklenmeyen bütün projeler yurtdışında ödül alıyor, şaka gibi.
driving einstein driving einstein
oh be sonunda dedirten, dram, komedi, oyunculuklar dahil hiçbir şekilde abartıya ve aşırıya kaçılmadan aile filmi nasıl yapılır gösteren film.

film çok güzel, çok beğendim. bazı yerleri aksa da tatmin etti. dramatize etmeden, dramın da komedinin de abartmadan, aşırıya kaçılmadan vermeyi başarmışlar aile filmi olarak. kendimi izliyor gibiydim, bazı yerlerde gelecekteki halime çok benzettim. çok güzel bu açıdan, bazı mantık hataları ve yerine oturmayan şeyler var.

ilk olarak çok bizden bi film, yabancılara hangi altyazıyla verip de ödülü aldı anlamadım cidden. çok ağır dram ve her şeyi aşırıya kaçmış bir film bekliyordum, hem ters köşe yaptı hem sevindirdi. kelebekler hikayesi çok samimi gelmedi. sakarya'da bile görülebilen bir olay. köy desen kurgu ama göze hoş geliyordu. çok bakışma ve boşa geçen zaman oldu, onlar eksiklikleriydi. oyunculuklar sağlamdı, yan roller bile hakkını vermiş. bartu küçükçağlayan'ı itici bulur sevmezdim ama filmde karaktere en iyi hayat verenlerden olmuş, kanım ısındı.

müzikler olağanüstüydü, çok ince mesajlarla beraber karakterlerin müziği yaşıyor oluşu yapaylıktan arındırmıştı. müzikleri kim seçtiyse eline sağlık. bu abartı ve aşırılık hiçbir şekilde yoktu, finalini de bağlamamışlar bir yere. babam ve oğlum olmak istememiş ama komediyi de dozunda tutmuş. abukluklar da güzeldi.

sanırım komedide ölümlü dünya'nın dramada ve aile filmlerinde bir rakibi daha oldu. gerçekçiliği, bizdenliği sonuna kadar hissettirdi. çok temiz 8.5 veririm 10 üzerinden. kesinlikle çok emek verilmiş, izleyin derim. balon aile filmlerinden sıkıldıysanız ilaç gibi gelir.
tarçınlı ıhlamur huzuru tarçınlı ıhlamur huzuru
gerçekten muhteşem, tek kelimeyle, muhteşem. ben film eleştirmeni değil, sıradan bir vatandaşım, sinemadan anladığımı da söyleyemem fakat sıradan bir insanın bile kalbini incitebilecek denli karmaşık duyguları öyle sade, öyle olduğu gibi, öyle alay ederek veriyor ki. filmin çoğu yerinde gidip karakterlere sarılmak istiyorsunuz zaten, o tüm eksik yanları, o eksik yanların güzelleştirdiği tüm şeyler, kelebekler... o kadar naif ki ne desem bilemiyorum.

ek olarak sürekli dalga geçtiğimiz, televizyonlarda filmlerde sigaraların kapatılması olayında, sigaraya özendirilmemesi içindir ya, bu filmdeki kadın karakterinin sigara içişi beni cidden özendirdi. filmin ardından iki paket bile içebilirdim, o ne denli sigara içmektir.
mahmutsuncer49 mahmutsuncer49
henüz izlemedim ama listemde ilk sırada yer alan bir film. okuduğum kadarıyla da genel olarak beğenilmiş. yalnız istanbul'da bile çok az sayıda salonda gösteriliyor.
gozlerim sigmiyor yuzume gozlerim sigmiyor yuzume
içinde barındırdığı imam ve imamın hanımı karakterleriyle bile son yılların en iyilerinden biri olabilecek nitelikte bir film.
"allah lükstür, lüks!" nidası hala kulağımda çınlayan.
bartu küçükçağlayan'ın yine oyunculuk dersi verdiği.
şapşahane bir film.
toshiro toshiro
filmleri izlerken gülerim, tebessüm ederim ancak kahkaha attığım, gülmekten katıldığım filmler enderdir; 100 tane filmde belki 1 tanedir. bunu tavukların olduğu sahnelerle başarmış bu film,yıllar sonra da benim için farklı, özel bir yerde olacak.

izlediğim en iyi türk filmi değil, tüm kategorilerde benim için en iyi ilk 10 film içine giremeyebilir ancak absürt komedi kategorisinde üst sıralara oynayabilecek, kesinlikle gidip görülmesi gereken bir film. bu tip filmlerin artması dileğiyle emeği geçenleri yüreklerinden öpüyorum.

filmin gerçek bir hayat hikayesinden alındığını düşünüyorum ancak bu konuyla ilgili henüz net bir bilgiye ulaşamadım.
overdosoğulları overdosoğulları
farklı bir mizahtan gidelim diye düşünülmüş, bu yönde ne kadar başarılı olduğu tartışılır, genel olarak keyifli bir filmdi. bir diğer olay da filmi yeni izlediğim halde şu an aklımda kalsa kalsa 2-3 replik kaldı. zaten bartunun ne bok dediği pek anlaşılmıyor.
eflakinyas eflakinyas
mükemmel bir filmdi
yeni izlediğime utandım ve bugüne kadar izlemediğime üzüldüm
ağladım ben yalan yok. içime işledi.
sonunu ise tahmin etmiştim. ama yine de türk filmi belki başka şeyler çıkar dedim. ağlamayı beklerken. güldürdü. çok iyidi.
tuğçe altuğu ve tolga karaçelik evliymiş
o bu değil de gelinliği çok güzelmiş
oehh oehh
abi iyi film güzel film de şu bartu' nun konuşamaması sorununu ne yapacağız bilmiyorum. adamın her filmde adeta kendini oynamasını geçtim dediği de anlaşılmıyor. bi dublaj bi şey ayarlasınlar bu çocuğa artık filmlerde allah aşkına. vallahi zorlanıyoruz.

bir de festival filmi bokuna kısık sesle konuşuyor herkes, sesi köklüyoruz mecbur; bu sefer aniden bağırma bişey oluyor, komşular noldu biri mi öldü diye kapıya dayanıyorlar sonra.

izlerken zorlandığım film. evet tanım bu tam olarak.
yel değirmeni bekçisi yel değirmeni bekçisi
absürt komedi ve aile drama olarak sentezlenmiş bir film.

ha bence filmin özeti millet kafayı yemiş!

öne çıkan karakterlere bakalım:

- 6 aydır kendisinden boşanmak istediğini 4 kere söylemiş eşine sürekli işlerinden, teşerondan bahseden bir koca
- allah lükstür, lüks! diyen ve kara deliklere, galaksilere merak salmış, emin olmadığı duayı okumayı reddeden bir köy imamı
- barut yeyip olur olmadık yerde patlayan, ortalığı kana bulayan tavuklar
- kafayı sıyırdığı ikinci repliğinden belli olan köy muhtarı
- uzaya gönderilmediği için eylem yapan bir astronot
- gazinoda tanımadığı adamlara ana avrat düz giden bir hanımefendi (benim şimdiye kadar duymadığım küfürler vardı)
- intihar ederken yanına bir ilmek daha hazırlayan anne (muhtemelen çocuklardan biri için ya da eşi için, burası bilinmiyor, belki de karı koca beraber karar verdiler, koca sonradan vazgeçti)
- çatısını tamir eden çobana olan borcunu çocuklarına vasiyetiyle devreden bir baba.
- 4.5 yıllık sevgilisine ailesinden hiç bahsetmemiş bir yan rol oyucusu, seslendirmeci, ki bana en normal bu karakter geldi.

karakterlerin absürtlüğünü kaldırırsak aslında sağlam bir aile draması. kızının hatırlamayacağı yaşta intihar eden bir anne. buna şahit olan oğulları. sonrasında 30 yıl çocuklarını hiç aramayan ama ne yaptıklarını takip eden bir baba.

sundance film festival 2018 yılında juri büyük ödülüne layık görmüş.
1 /