kenan evren

1 /
sifirdankucuk sifirdankucuk
bir gün new york'ta davet edildiği sergide picasso tablolarını gördükten sonra "ne var canım, ben de yaparım aynısını netekim" diyerek ressamlığa soyununan kişidir. ilk tablosunu da sakıp sabancı almıştır.

her durumda kendini haklı çıkarmak gibi bir azmi vardır bu paşamızın. 17 yaşında birini nasıl asarsınız diye sorulunca "e ne yapsaydık yani, asmayalım da besleyelim mi" diyebilmiştir. yaptığı tabloya "dam üstünde fesleğen" adını verip, resmettiği bitkinin kuşkonmaz olduğu ortaya çıkınca "bizim köyde fesleğenler böyledir" de demiştir. hatta hatta "kıbrıs çıkartmasında bazı yerleri fazladan aldık ki yarın öbür gün yunanlarla masaya oturursak elimizde takas yapacak arsa bulunsun" diyerek türkiye cumhuriyeti'nin kozlarını da tüketmiştir. tabii kendisnin en önemli özelliği onbinlerce insanı hapse atıp, bir kısmını hapishanelerde kaybetmesidir.
sifirdankucuk sifirdankucuk
bir sağdan bir soldan astık lafın aslı şudur;

"solculardan çok asılmışsa, sol çok kuvvetliydi de ondan.. ilk idam kararı geldi önümüze ve dedik ki, sadece iki, kaç tane çıkmışsa beraber yapalım. sonra demesinler bize, bu gelen yönetim efendim sağcı tutuyor, solcu tutuyor gibi töhmet altında kalmayalım. onun için böyle bir iki tane birden gelmişse, bir ondan bir ondan yapmak suretiyle infazını hemen onaylıyorduk".

gerçektende ilk idam edilen kişilerden biri sol görüşlü biri de sağ görüşlüdür. kendisi hukuğa getirdiği "bir ondan bir ondan" anlayışı ile ebediyete kadar anılacaktır...


not : asılan 49 kişinin 6'sı adli suçlu, 9'u sağ görüşlü ve 34'ü de sol görüşlüdür. asıl önemli olan nokta da idam kararlarının çabucak verilebilmesidir. 2-3 aylık yargılama süreci sonunda asılmıştır bu insanlar..
dr conners dr conners
fettullah gülen'in, kabak çekirdeği gibi her tarafta imam hatip okulları açtırdığından olsa gerek, kendisi için cennetlik dediği organizma. 18 yaşın altındaki onlarca kişiyi yaşını büyültüp astıran, işkencelerde binlerce insanın hayatına kastından sorumlu birinin acaba alnı secdeden kalkmasa yine de affettirebilir mi acaba günahlarını. **
mavio mavio
ortaokul yıllarımda marmaris'te, hem ingilizcemi geliştirip hem de babama yardım ettiğim zamanlarda, kanal 48 kameraları eşliğinde dükkâna dalarak bir vakıf yararına tişört sattığını söyledi.
genç yaşımda, kameraların getirdiği baskı ile tişörtlerin fiyatını sormadan "2 tane alayım o zaman!" deyiverdim.
birden bir alkış koptu...
"sıçtık" dedim içimden...
başta kenan evren, yanındaki dernek yöneticileri, kanal 48 ekibi ve bir sürü gereksiz insan beni alkışlıyordu.
hepsinin suratındaki gülümsemenin, çakallık emaresi ve "ufak çocuk, saf işte" anlamına geldiğini sonradan anladım.
zira 1 tişört 5 lira idi... sene 1997...
ben 2 tane almıştım, söylemiştim bir kere...
erkekliğe de bok sürdürmedik, aldık 2 tane...

10 lira...

bu şahsın adını ne zaman duysam aklıma giyilmemek için tasarlanmış o iki tişört gelir
azwepsa azwepsa
12 eylül belgeselinde adil ve tarafsız görünmek için idamları nasıl ayarladıklarını "bir sağcı bir solcu, iki sağcı iki solcu" sözleri ile ifade etmiştir. bu sözleri ile ne kadar soğuk kanlı bir insan olduğunu da göstermiştir. hannibal lecter ile satranç oynayasıca.
adeta fındık fıstık yiyişini anlatmaktadır. "bi fındık bi fıstık attım ağzıma. sonra iki fındık iki fıstık... lezzet patlamaları yaşanıyor ağzımda..."
senex senex
türkiye cumhuriyeti'ne tarihini en bunalımlı günlerini yaşatan ve bence 2.dünya savaşı sonunda nazilere yapıldığı gibi yargılanması ve yaptığı boktan resimleri antalya'da değil cezaevinde yapması gerektiğine inandığım kişi.
albiz albiz
ta seksen den kalma kinin yüzünden
yaktığı binlerce canın yüzünden
orda bir kahbe var onun yüzünden
bütün marmarisi topa verirdim
(bkz: ozan arif)
not: bu dörtlüğün pek tabi ki muhterem paşayla bir alakası yoktur. girinin gecenin ilerleyen saatlerinde girilmesi sebebiyle anlamsızca birden akla gelivermiştir.
1 /