kendini erkeğine adayan kadınlar

man man
ah be kadınlar...

tam "yıldım artık yeter!" diyeceğim ama yeniden ilgimi çeken enteresan şeyler oluyor.

neyse giriye dönelim.

hayatımın kıyısından köşesinden geçmiş ve sonrasında hayatımın içine doğru adeta bir karadeliğe doğru çekilirmiş gibi çekilen kadınların hepsi bu gruba girer.

başlarına gelecek şeyleri bilseler bile beni yaşamak isterler. tamamen benim olmak isterler. her bin yılda bir dünya'ya gelen bu erkeği vücutlarının ve beyinlerinin her zerresinde yaşamak ister, gelecekte doğuracakları çocuklarının genlerini bu erkekten almalarını isterler. nihai son olarak terkedileceklerini bilseler bile terkedilmemek için elinden geleni yaparlar.

bu erkek onları yaksa yıksa bile bu kadınlar, kanlar içinde sürünerek tekrar gelirler. bu erkek onlara gülümsese lütuf sayarlar. bu erkek hapse düşse, ikinci bir alcatraz belgeselinin çekilmesine vesile olurlar.

"ileride evlenip çocuk sahibi olmak istediğimde bari spermini bağışla." diye teklif edeni gördü bu gözler.

şimdi düşünün bakalım;

tüm bu anlattıklarım gerçek mi yoksa kurgu mu?

the man.