keşfetmek

aslan sakirt aslan sakirt
başkası için malum, senin için madum olan şeyi bulmak, anlamak...

en zor keşif, insanın kendini keşfi galiba.
elimizi, kulağımızı, burnumuzu keşfetmekten bahsetmiyorum, ki bebekler için bu keşifler bile aylarca sürüyor.
olaylara karşı hiç beklenmedik tepkiler verdiğimizde kendimizi keşfediyoruz.
ben, mesela, aldatılsam ne yaparım, nasıl tepki veririm bilmiyorum. ya da, sevdiğim birinin ölümü karşısında ne hissederim. bu da benim için madum. aman madum kalsın. allah göstermesin.
centaurette centaurette
hali hazırda var olanı orataya çıkarmak demektir. sıfırdan yapmak kadar önemlidir çünkü farkındalık gerektirir ve çoğu insan buna sahip değildir.

edit: bir de bana turuncu-mavi alacalı bir görüntüyü çağrıştırmaktadır. ne alaka bilemedim.

edit2: şimdi bildim. maviyi sonsuzlukla turuncuyu da eyleme çok yakıştırdığım heyecan duygusuyla bağdaştırmış olabilirim.
bacchus liber bacchus liber
keşfetmek mutluluktur. hatta keşfedileni keşfetmek bile beni mutlu edebilir,aslında buna keşif denemez ama olayın mantığını çözmek bile benim için inanılmaz bir mutluluk sebebi olabiliyor.

çocukluğum boyunca keşfettiğim ve yapmak istediğim her şey bir şekilde baltalanmış olsa da gene de içimdeki isteği durduramıyorum.

öğrenmek ve öğrenmekle ilgili her şey; araştırmak, anlamak ve buna benzer her şey, bütünüyle merakımı kamçılayan şeyler.

sonuç olarak keşfetmek insanı haz deryalarında yüzdüren büyük bir tutku.