ketojenik diyet

fimleikafelag hafnarfjardar fimleikafelag hafnarfjardar
son zamanlarda gittikçe yaygınlaşan bir beslenme türü. kilo verme amaçlı olduğu gibi kilo alma amaçlı da yapılabilir, ya da sadece benim gibi mevcut kiloyu koruyup vücuttaki yağ oranını düşürme amaçlı.

diyette bolca yağ ve protein tüketilip karbonhidrat alımı minimum düzeyde tutuluyor. "hem yağ alıp hem nasıl yağları eriteceğiz" diyebilirsiniz, burada olay bir anlamda vücudu şaşırtmaya dayanıyor aslında. şöyle ki, vücut enerji üretmek için karbonhidrat bulamadığında derhal yağlara yöneliyor ve glikoz yerine keton yakarak yani yağlara saldırmak suretiyle enerji üretimini gerçekleştiriyor.

tabii burada kritik nokta şu, gün içerisinde ne kadar yağ, karbonhidrat ve protein tüketeceğiz. yaş, kilo, boy, hareket sıklığı gibi veriler dikkate alınarak amacınız doğrultusunda (kilo almak mı istiyorsunuz yoksa vermek mi, ya da mevcudu korumak mı) bir yeme içme programı hazırlanıyor ve uygulamaya başlıyorsunuz. her bünyeye uyacak bir diyet olmadığından önce bir doktor kontrolü iyi olur, sonrasında da birkaç ayda bir yine kontrole gidilebilir vücutta ters bir etki yaratma durumunda derhal diyeti kesmek için.

bu diyetin şu ana kadar şahsen pek çok olumlu etkisini gördüğümü de ilave etmek isterim bu arada. öncelikle o yemek sonrası ağırlaşma, uyku bastırması durumları olmuyor. diyet zaten bol sebze ve et tüketmenize imkan tanıdığından gayet enerjik oluyor insan. normalde sabahları kalkmakta güçlük çeken ben artık çoğu zaman alarmdan önce zinde bir şekilde uyanmış oluyorum. afrodizyakvari bir etkisi da mevcut bu arada diyetin, o da olumlu bir özellik. alkol alıyorsanız daha az miktarda alkolle kafa olma gibi bir hoşluk da yaşıyorsunuz bu diyeti uyguladığınızda, bunun sebebi de alkolün etkisinin karbonhidrat yokluğunda çok daha kısa sürede hissedilmesi. diyetle ilgili çeşitli makalelerde kansere karşı önleyici olduğu vs. dahi söyleniyor; ancak böbrek rahatsızlıklarına yol açtığı yönünde iddialar da mevcut, bunları da akılda bulundurmak lazım.
beatricekarova beatricekarova
ketojenik diyet harikadır. kremalı tavuklar gelsin, tereyağında yumurtalar gitsin. 2 ayda 12 kilo verdim düğünümden önce, yok oldum resmen.

ancak sürüdürülebilir değildir. beden ve beslenme alışkanlıkları dürter. bir kaşık pilav, bir minik kase fasulye derken, bir bakmışsın 6 ayda verdiklerinin hepsini ve fazlasını geri almışsın.

benim gibi yapıp bozmaktansa, low carb ya da dukan daha iyidir.
sychtianarch sychtianarch
canan karatay hocanın diyetidir de diyebiliriz. kısaca bu beslenme alışkanlığını önleyici tıp kapsamında değerlendirmek gerekir. ne var ki benim gibi pis boğazlara gelmez.

evet, ben bir karbonhidrat ve basit şeker bağımlısıyım.

tarım devrimi sonrası kültür ile beraber yemek yeme alışkanlıkları o kadar kemikleşti ki, doğruyu söyleyeni neredeyse dünya yuvarlaktır dediği için yakacaklar.

bu diyete göre günde tek öğünle bile yaşayabiliyorsunuz.
bu arad gerizekalının biri aşağıdaki giride bilgiçlik taslamış. aferim biliyormuşsun baya. nice diyetisler doktorlar gördük. bu konuda formasyon sahibi olmaları fikir birliğine varmalarını sağlamıyor. dahiliyeci veya kalp hekimi de beslenme konusunda fikir belirtebilir. eğer kastettiğin canan karatay ise. nu konuda yazılı lteratürü aç oku, biraz ufku genişler salak. bu şekilde beslenen profesyonel sporcu birisi ile ayrıntılı olarak konuştum. bu kişi aynı zamanda abd'de bir üniversite beslenme üzerine lisans almış birisi.

neyse, ülke senin gibi bilgiç dangalaklarla dolu. epilepsi hastalarına uygulandığıdan bahsetmiş. saol ya! keton diyeti ile ilgili internetten bir iki yazı okusan bu da yazıyor.
otuzşubattamıgeleceksin otuzşubattamıgeleceksin
yine kendince bilen! bilmeyen medyadan öğrendiği kadarıyla yazmış.
öncelikle ketojenik diyet sadece karbonhidrat kısıtlı değil, protein ve karbonhidrattan 'oldukça' kısıtlı bir diyettir. oldukça diyorum çünkü 2000 kkal bir diyette ortalama 25-30gr kadar protein ve kh verilir.

siz böyle arayışlara yöneldikçe birilerini üstünüzden bu uydurma zayıflama diyetleri başlığı altında para ve ün kazanacak. hem de çok yüksek ihtimal hatta kesine yakın bu işle alakası olmayan yani diyetisyen vasfı olmayan biri.

gelelim ketojenik diyetin aslına, birkaç çeşidi olmakla birlikte bu diyet 'dirençli epilepsi' hastaları için kullanılıyor. yani keyfi yapılabilecek bir zayıflama diyeti değil çünkü ciddi manada günlük beslenme tarzından uzak ve normal bir birey için sürdürülebilirliği de yok.
nazdrovya nazdrovya
bir süredir araştırdığım ama sabahları yediğim ekmeği ve kahve içerken yediğim çikolatayı hayatımdan çıkartmaya hazır olamadığım için yapmaya başlayamadığım beslenme şekli.
homeless property tycoons homeless property tycoons
ön edit: hakkında sayfa sayfa makaleler okudum. ingilizce kaynaklardan araştırdım. bazı şeyleri söyleyebileceğimi düşünüyorum.

sıkıntı aslında "diyet" kelimesinde başlıyor. çünkü diyet değildir. 1950 öncesinde kesme şeker v.b şekerler olmadığı için, markete gidip kalıp çikolata al(a)madığınız için, evde dur popcorn yapayım film seyrederken diyemediğiniz için, pizza sipariş edemediğiniz için - daha devam edebilirim - aslında hepimizin yeme alışkanlığı alt üst oldu.

insanoğlu onbinlerce yıllık yeme alışkanlığının dışına çıktı. bundan dolayı kanser vakaları, kalp krizi vakaları, damar tıkanıklığı, tansiyon v.b hastalıklar türedi.

-hap gibi bilgi kısmı-

**yukarıdaki giride birisi protein alımı az demiş, doğru mu?
yanlış! sabah yumurtanı yiyorsun öğlen somon yiyorsun akşam tavuk göğsü yiyorsun diyelim nerede az protein!

**yağlı yemekte sorun var mı?
sağlıklı yağ ise tereyağ ve zeytinyağ gibi sorun yok.

**karbonhidrat almıyor musun hiç?
alıyorum. şekerde karbonhidratken, lifli karbonhidratlarda var. lifli karbonhidratlar vücut için çok yararlıdır.

**karbonhidrat alımında bir limit var mı?
evet var. bunun sebebi evrim! sen onbinlerce yıl beslenme şeklinden dolayı vücuduna %60yağ %30protein %10 karbonhidrat aldığın için ve son yıllarda %70 karbonhidrat %20 yağ %10 peotein beslendiğin için vücudumuzda "insülin direnci" adı altında bir hastalık oluştu hatta ve hatta bunu daha ileri safaya götürenler "şeker hastası" oldular.

bundan dolayı karbonhidratı sayarak yiyoruz. ben 30gram karbonhidrata kadar yiyorum gün içerisinde ama yabancı kaynaklarda sınır 50gram karbonhidrat.

**ben karbonhidratlı beslenmeyi bırakamıyorum ve bu şekilde yaşayamıyorum ne yapmamı önerirsin?

yediğin tüm karbonhidratlı yiyeceklerin "glisemic index" ine bakmanı ve 60ın altında olan karbonhidratlı besinleri yemeni öneririm.

**neden 60ın altı glisemic index?
çünkü onlar insülin hormonunu ve leptin hormonunu çok etkilemiyorlar.

**ketojenik beslenmeyle aç kalıyor musun?
hayır. tam tersi herkesten fazla besleniyorum. protein ve yağ olan her şeyi doyana kadar çatlayana kadar yiyebilirsiniz.

**ben ideal kilomdayım kilo verdirir mi?
verdirmez. ideal kiloda olan ideal kilosunda kalır. ideal kilosundan düşük olan kilo alır. kilolu(obez) olan kilo verir.

**sık sık yemek yemelimiyim bu şekilde beslenirken?
hayır. pankreasın salgıladığı insülin hormonu 2 saat sonra zirveye ulaşır yaklaşık 3-4 saat(kişiden kişiye değişir) sonra vücuttan çekilir. yerine leptin hormonu görev yapar. biz ağzımıza bir lokma bile atsak bu biyolojik saatimiz sıfırlanır. yani yemek yedik aradan 2 saat geçti 1 avuç çiğ badem yedin. sen şuan tekrar insülin hormonunu sıfırlamış oldun.

**çok saçma değil mi azar azar sık sık yemek yiyememek?
eski insanları düşün. gıdaya ulaşmak bu kadar kolay değildi? onlar sık sık yemek yiyemiyorlardı. biz kendi metabolizmamızı bozuyoruz. biyolojik saatimiz 1 günde oluşmadı. öğünler arası en az 4-5 saat koymaya özen göstermeliyiz ama öğünlerde de istediğimiz kadar yiyebiliriz.

** ben uyguluyor muyum?
evet uyguluyorum. kendimi ilk 1 hafta hiç olmadığım kadar yorgun hissettim. başım düştü. çok uyudum. sürekli uyku hali oldu. ilk 1 hafta yağlı beslenmekten sivilcelenmede oldu. vücut inanılmaz şeker istedi. tatlı çok canım çekmez ama deli gibi tatlı istedim.

1hafta sonrası, inanılmaz enerjik hissediyorsunuz. inanılmaz yemek yiyorsunuz ama hazım sorunu diye bir şey olmuyor. şişkinlik olmuyor. sivilcelenme kesildi. şekeri aramıyorsunuz. çilekte az karbonhidrat olmasına rağmen ağzıma çileği attığımda çok tatlı geldi. farkettim ki besinlerin gerçek tadını alabiliyorum.

yani herkes diyorya çilekler hormonlu eski tadı yok! ya biz çok şekerli beslenmekten ağzımızın tadı kalmadıysa. bunu şey gibi düşünün çayı 3 şekerli içerken şekersiz çaya alışmak sonra 1 şekerli çayın bile çok şekerli gelmesi.

onkoloji profesörleri artık kanseri yenmek için yeni yöntem olarak hastayı şekersiz bırakıyorlar. hatta kanser hastasına insülin enjekte ediyorlar. kanser hücreleri beslenemeyince, güçsüz düşünce şekerli kemoterapi uyguluyorlar. kanser hücreleri şekere saldırınca kemoterapiyide almış oluyor.

tüm dünya bu şekilde beslenmeye dönerken cahilce bir şey bilmeden tu kaka demeyin. benim yazdıklarımla yetinmeyin, akıllı telefonlar var araştırın, okuyun.

yukarıda yazdığım çoğu şeyi aşağıda okuduklarımdan öğrendim. ve uyguluyorum sorusu olan mesaj atabilir.
harvard health
menshealth
ketogenicdiet
türkiyenin ilk onkoloji doktoru prof. dr. bülent bekarda
beneğinikaybedenuğurböceği beneğinikaybedenuğurböceği
türkiye de bi diet lafı almış başını gidiyor. diet nedir ya? doğru beslenme ve yanlış beslenme vardır. ekmek mi yemek istiyorsun ye kendin bilirsin. ama saçma salak bilgilerle insan sağlığı ile oyanayamassınız. buna hakkınız yok. kimsenin yok. un zararlıdır, şeker zararlıdır, tuz zararlıdır, ışıl işlem görmüş herşey zararlıdır. aksini iddia edebilecek birisi varmı? yok? yapmassın kendi bileceğin iş. zaten doğru temiz beslenmenin içinde bu saydıklarımın hiç birisi olamaz. bunun adı da diet değil. bu çoğu kişiye yapmadıkları öyle olmadıkları için enteresan gelebilir ama bi yaşam biçimidir. siz nasıl börek çörek yemeyen bi insanı anlıyamıyorsanız, sağlıklı temiz beslenenlerden de sizi anlamasını beklemeyin. yok bırakırsan kilo alırmışsın bilmem ne. 20 küsür yıldır 34-36 beden den bir cm yukarısını görmemiş birinin neyi bırakacağını da pek anlamış değilim. son olarak sağlıklı yaşayın. düzgün beslenin. çünkü bu hayattaki en önemli projen sensin.!!
siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
gittikçe yaygınlaşan beslenme biçimi. canan karatay hocanın beslenme anlayışının temelidir aynı zamanda.
zamanında "bol miktarda yağ yiyin" diyen canan hoca'nın anlayışıyla beslenirken bana deli muamelesi yapanlar şimdilerde ketojenijk diyete başlayıp "bol bol yağ" yemeye başladılar ya la.

cohayıp ettiniz bana olum.

neyse, keto diyet iyidir. diyet demeye de karşıyım gerçi. beslenme biçimi diyelim biz ona.
ketojinik beslenme biçimi iyidir, hoştur, yapın, yaptırın. sağlıklı yaşayın.