kibarlık

2 /
toshiro toshiro
ben küçükkene...severdim hem bu mereti hem de kibar ve kibar olmaya çalışan insanları. hala sevmem demiyorum ama artık biraz daha gözlemlemeyi tercih ediyorum bu tip bireyleri. çünkü bilirsiniz ki kibarlık ile doğallık/samimiyet arasında ince bir çizgi ve taban tabana ve tamamen olmasa da ters bir orantı var. kibar olduğu ya da olmaya çalıştığı için "ben böyle işin/hayatın aşkını ızdırabını sikeyim" (burada küfür zorunlu değil, sadece bir örnekleme) diyemeyen insan bırak kibarlığı, 7. kuşaktan ingiliz aristokrat soyundan gelse beş para etmez gözümde.

yalnız şunu da eklemeden bitiremeyecem. kibarlık, yani nezaket ile zarafet, yani incelik karıştırılmaması gereken önemli bir mevzu. bu ikisi arasındaki ince ayrım ise, yakın zamanda görüştüğüm çok sevdiğim bi arkadaşımdan gelsin:

her incelik, kibardır ancak her kibar (davranış) ince değildir.
clitor eastwood clitor eastwood
gereksizi çok saçmadır.
yok yere, birkaç tribüne oley çektirmek içün bükülüp şeypşiftırlık cidden salakça.
bana göre en gereksiz kibarlıksa küfrü ve argoyu sansürlemektir.
ya hiç kullanmayacaksın cümle içinde ya da kullanıyorsan sorumluluğunu alacaksın.

yılların orospusu olmuş "o...u"
yılların yarrağı olmuş "y...k"

komik desen komik değil,
acınası.
2
2 /