kilisenin muhteşem bir yatırım aracı olması

ah ya neymar ah ya neymar
bir iş adamı gözüyle kiliselerin avrupa şartlarında gelmiş geçmiş en mantıklı yatırım aracı olması hadisesidir.

1- milyonlarca insanın gelir ve harcamalarından yapılan vergi kesintileriyle finansman sağlayıp ihaleyi kendine ait veya bir şekilde organik bağın bulunan şirketlere veriyorsun. inşa sürecinde cebinden 1 (yazıyla bir) isa kuruşu çıkmadığı gibi faaliyete geçiş sonrasında da kiliselerin bağışlar vasıtasıyla kendi yağında kavrulması sayesinde kârını maksimize ediyorsun.

2 - hem zenginleşiyor, hem "biz yaptık biz" propagandasıyla oylarını artırıyor, hem de üs olarak kullanıp özellikle pazar ayinlerinde din adamların aracılığıyla algı yönetiyorsun. bu sayede artan oylar iktidarını sağlamlaştırıp, uzun vadede dolaylı yoldan servetini daha da katlamana yarıyor. katlanan servet, sonraki seçimlerde daha büyük bütçeler ayırabilmenin önünü açıyor, böylece daha geniş bir kitleye ulaşabiliyorsun. bir taşla leylek dahil kaç kuş? hatta leyleğin kulak arkası?

3 - gelen en ufak bir eleştiride dinsiz, ateist, terörist diye hedef gösterip; bunlar kiliseye, dine, inanca karşı algısı yaratıyorsun. hatta kazara tweet falan atsa hüküm giydiriyorsun. isa bile sorgulanabiliyorken senin yaptığın iş sorgulanamıyor. üstüne önünde en ufak bir yasal engel dahi yok. düşünsene istediğin gibi at koşturuyorsun ancak hiçbir devlet kurumu seni denetleyemiyor. bir şirket/patron daha ne ister?

4 - kazanan bir taraf, kaybeden iki taraf var. kazanana en ufak bir şey olmazken kaybeden iki taraf yıllarca birbirini yiyor. yalnızca kaybeden tarafların parasıyla finanse edilmesine rağmen taraflardan biri, kazanan tarafı da arkasına alıp diğerine bilfiil hakarette bulunabilme hakkını kendinde görebiliyor. velhasıl muhteşem bir paradoks yaratıp, iş modelinin asırlar boyu sürdürülebilirliğini sağlıyorsun.

5 - bol bol sevap kazanıyorsun, tabi kabulse :)

ytd.
dumrul dumrul
türkiye açısından yatırım tavsiyesi olmadığı da belirtilmeli. hani yanlışa düşüp yozgatın çekerek ilçesi ortanca köyüne kilise yaptırmaya kalkmayın. burada paranızı camiye yatırmak doğru tavır olur. üstelik vergi, arazi derdiniz de olmaz. minimum maliyet maksimum kar.

yoksa genel kurmay başkanlığı sırasında 12 bin tl maaş alan hulusi akar 3 milyon kağıda niye cami yaptırsın, 14 bin lira maaşla çalışan yargıtay başkanı ismail rüştü cirit 900.000 tl'ye niye cami yaptırsın?