kışçı

müthiş sol ayak müthiş sol ayak
tamam, fotograflar güzel ama kış mevsimi övücüleri hiç mi hiç anlayamayacağım.

kışçılığın ekmeğini yiyenlerin birçoğunun kanada'da, finlandiya'da veya rusya'da kış mevsimi tecrübe ettiğini düşünmüyorum.
üç ay boyunca, 18-19 saat karanlıkta yaşamanın ve güneş görememenin ne kadar kötü olduğunu bilmedikleri çok belli.

kaldı ki, yağışın güzelliği bile aynı değil.
lapa lapa, sakince yağan kocaman kar taneleri kuzey ülkelerinde mevcut. yere düşer düşmez hemen slush olmuyor, yürürken gırç gırç seslerini duyuyorsun ve ayakkabılarının etrafına toz gibi dökülüyor.
türkiye'nin batı ve kuzeyinde kar yağışı kesinlikle güzel değil. her yer slush, her yer çamur. ilk günün haricinde yürümek veya kartopu oynamak eziyet; kar yağışı olduğu günün ertesinde, eriyip donduğu için yüzeyin sertleştiğini görürsünüz.

havanın kaç derece olduğundan ve üşümenin ne kadar rahatsız edici olduğundan bahsetmedim.
kışçıların en sevdiği olay bu zaten. çünkü "elim ayağım buz kessin, burnumda sümüklerim donsun, kış mevsimini iliklerime kadar hissedip keyif alayım" derdindeler.
ağızlarına saçaktan aldığım buz sarkıtı ile vurasım var. bi avuç sosyopat bunlar.