kıskançlık

37 /
rose whisper rose whisper
kıskanan insanı çok seviyom. hele de hasetlikten ziyade sevdiğini kıskananı.

biri beni kıskanınca hiç ona trip atmıyorum. flört gibi durumlarda strateji yapmam gerekiyorsa kıskançlığını sürdürecek nedenler veriyorum ona ama bir yandan da yalandan rahatlatmaya çalışıyorum.

arkadaşlarım falan kıskanınca başka bir potansiyel arkadaştan, seviniyorum ama trip atmıyorum ilgilenmeye çalışıyorum.

kıskanılmak güzel, kıskanmak da insani bişey.

çok rahat erkekleri de sevmiyorum. hastalıklı olmadan kaybetme korkusu taşıyan ve kıskanan erkek hoşuma gidiyor.
clitor eastwood clitor eastwood
pek keskin, kontrolsüz olduğu yerde dehşetler saçabildiği gibin, iki insan arasında tatlı bir iletişime sebep de olabilen, neredeyse nefret kadar çok kuvvetli duygu.

çeşit çeşit olmakla beraber, yansımaları da kişinin kıskandığı kişiye/nesneye olan bağlılığını, ilgisinin seviyesini ve hassaslığının sınırlarını belirler. kiminin kıskançlığı pek nazenin iken, kimininki kör cehennemî çukurlardan çıkıp gelmiş bir fitneliğin ürkütücü şekli gibidir.
dikkat etmek lazım.

örneğin...

giriftzen asım bey'in pek naif bir güfte-i bestesi vardır.
kıskançlığını pek sevimli bir dilde bildirir:

"cana rakibi handan edersin
ben bî nevayi giryan edersin
bigânelerle unsiyyet etme
bana cihanı zindan edersin."

handan: mutlu, gülen, keyifli
bi neva: zavallı, muhtaç, çaresiz, naçar
giryan: mutsuz, üzüntülü, ağlayan
bigane: yabancı
unsiyyet: gezip tozma, keyfine alışma

yani meâlen "yahu be kadın, elalemi mutlu ederken beni üzüyorsun. sen elin oğluyla gezerken ben dünyada zindan hayatı yaşıyorum." diyerek kibarca isyan eder.

lakin, faruk nafiz çamlıbel bu olaya çok keskin ve sert girmiş, kafa göz dalarak pek ağır konuşmuştur:

"dilerim tanrıdan ki, sana açık kucaklar;
bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun.
kan tükürsün adını, candan anan dudaklar
sana benim gözümle bakan gözler kör olsun."
ila ila
insan olgunlaştıkça uzaklaşıyor böyle duygulardan sanirim.tabii herkes değil.kimseyi ve hiçbir şeyi kıskanmıyorum. kendi emegimle elde ettiğim ne varsa o kadarına tavım. böyle olmayanlara şaşıyor ve acıyorum.
zihinhastalığı zihinhastalığı
ay şöyle bi içimi dökeyim diye girdim yazıp yazıp siliyorum. iç sesim aman yaa diyip diyip duruyo.
aslında kıskanmıyorum da kıskanıyormuş gibi yapıyormuşum gibi de bi his. anlamadım ki hangisi doğru.
fruit fly fruit fly
kıskançlığa özgüven eksikliği demek de ne bileyim baya gelişigüzel bi tespit. bütün duyguları kabul ediceksin abicim olumlusunu da olumsuzunu da. hepsi hayatın içinde var, insanda var. insan böyle bir varlık sevilmek ister özel olmak ister değerli hissetmek ister sevdiklerine sahip olmak ister. bu sahip olmayı da hemen kro gibi algılamayın kımsenin kimseye sahip olamayacagını bilmeyen yok aramızda. insan ilişkilerindeki de doğaldır sevgililik aktindeki de. dunya bizim etrafımızda dönmediği için başkalarını da darlamamak adına kontrol altına almayı ögrenmelıyız ama öldürmeye çalışmamalıyız. sevgilimi kıskanırım kıskanmak isterim de bu beni ateşler. yoksa ne anlamı kalır medeni medeni sıkıcı sıkıcı öyle.rica ederim.
1
clitor eastwood clitor eastwood
mahrum olmak, isteyip de henüz elde edememek gibi durumlarda ortaya çıkan başkasının sahip olduğuna duyulan şiddetli arzu.

her canlıda, özellikle hayvanlarda çok güçlü olmak üzere, insanlardaysa tehlikeli bir şekilde tezahür eden bir güdüdür kıskançlık. kişinin sevdiği bir nesneye, kişiye veya herhangi bir şeye başkasının ilgisinden dolayı, onun, elinden yitebileceği korkusu bu güdüyü tetikliyor.

genelde kaybetme korkusu veya istediği şeyleri elde etmekte zorluk çeken özgüvensiz kişilerde had safhada görülür. neyi ne kadar elde edememişse, edemiyorsa, edemeyecek gibiyse o denli büyür ve kararır.

şahsım olarak bugüne kadar pek hissetmediğim şeydir.
hatta bu yüzden "domuzlar kıskanmazmış hiç, kesin domuz soyundansın sen!" tripleri yemişliğim çoktur.
n'apalım, biz de böyleyik.
wendera wendera
ben çok aldatılan kadın duydum gördüm. metresini evine bile getirecek kadar kadınını kıskandıran adam gördüm duydum. ama hiç kıskançlık cinayeti işleyen kadın duymadım. kıskandığı için üzülen ağlayan kahrolan kadınlar duydum gördüm ama öldüren kadın duymadım.


ama kıskandığı için öldüren binlerce erkek duydum gördüm.
37 /