kolektivizm

being tajik being tajik
ekonomi politikası açısından kollektivizm, ülkedeki her tür üretim araç ve olanaklarının şahıslar veya özel şirketler yerine tamamen devletin veya toplumun elinde olması durumudur.
vandal mimar vandal mimar
anti bireycilik, "hasan abi ben işemeye gidicem. sen de işemek istemez miydin?" sorusunun zuhur etmesini sağlayan görü. muhalefet olmanın azalan marjinal faydası göz önünde bulundurulacak olunursa; hasan'la birlikte işemek hayat kaydırmaz fakat yenildiğinde bir heyecan inkar edilmesi kuvvetle muhtemel ibne damgasını meşru kılar. kolektif zihinlerin bu yanılgısı da oturduğu yerden individualizmi besler. "rilı kuul" der, geçerler adama alimallah.
sol hegelci sol hegelci
sovyetler birliğinde 1928-29 yıllarında başlatılan, temelde toprak sahiplerinden toprakların alınıp tüm halkın ortak faydalanabileceği üretim ortamlarının yaratılması sürecidir.

bu süreç sovyetler birliği için en önemli ekonomik ve iktisadi adımdır. bu süreç sovyetler için çok sancılı ve zor yılları beraberinde getirmiştir. sosyalizmin temelleri de pratik anlamda bu aşamada atılır. gerek yaklaşan dünya savaşı gerek ülke içinde yaşanan açlık ve kıtlıklar, sürecin bir an önce bitirilmesi için çok büyük baskılar altında gerçekleştirilmiştir. bu süreç genelde sadece stalin'den sorumlu tutularak acımasızca eleştirilir. ancak bu yaklaşımı takınan tarihçiler, siyasetçiler, sosyologlar vs. bu döneme ilişkin kolektivizm eleştirisinin dışında hiçbir çözüm önerisinde bulunmazlar. tamam kolektivizm belki erken yapıldı belki şartları henüz uygun değildi rusya için... peki ne yapılmalıydı?
bu konuda neredeyse kimseden bugünde dahil hiç bir öneri duymak mümkün değil. parti içerisinde yapılan bir konuşmada molotof, köylülerden topraklarını zorla almak ve onları tasviye ettirmek sosyalist düşünceye aykırıdır der. stalin'de yerinden bağırarak "doğru" diye onaylar. bu söylediğim örnek yaklaşık olarak 1925-26 lı yıllara denk geliyor.
işte tam burada söylemek istediğim de şu; bolşevikler bu tarz uygulamaları birincil tercihleri olduğu yapmadılar. bu süreçler yaşanmak zorundaydı çünkü başka çareleri yoktu. ekim devrimi her hangi bir deneyim silsilesinden yaralanma şansına sahip değildi. çünkü ilktiler. kendi deneyimlerini yaratmalılar ve test etmek zorundaydılar. bu aşamada ya devrimin kazanımlarından vazgeçilecekti yada kolektivizm tüm zorluklara rağmen uygulanacaktı.

kollektivizim tamamlandığında neredeyse hemen ertesinde 2. dünya savaşı başladı. eğer sovyetler kolektivizm sürecinde acele etmese kesinlikle 2. dünya savaşında perişan olurdu. bu süreçle birlikte gerek sanayide gerek tarımda çok yol kat edildi. bu açıdan yaklaşıldığı zaman kolektivizm kendi içerisinde ki bir çok hataya rağmen avrupada bir çok insanın hayatını kurtarmıştır. keza hitler rusya'yı devirmesi durumunda oradan elde edeceği ham madde bolluğu ile daha neler planlardı kim bilir. 2. dünya savaşından sonra ise artık iyice oturan kollektivizasyon, rusya genelinde, taa çarlığa dayanan her 5 yılda bir yaşanan kıtlıklarının önüne geçmiş, sosyalizmin temellerini atmış ve sovyetler birliğini dünyanın süper gücü haline getirmiştir.